15 Temmuz: Gariplikler Darbesi – Hasan DURKAL

Share on Facebook14Tweet about this on Twitter

15 Temmuz darbe girişiminin 1. yıldönümünde, darbenin gerçekleşme biçimine dair birtakım netlikler ortaya çıkmaya başladı.

Görüldüğü kadarıyla bu darbe girişimi, Erdoğan cephesince ortaya atıldığı gibi, devlet içerisinde gizlice yapılanmış bir kliğin sinsice girişimi değil. 15 Temmuz darbe girişiminin çok önceden bilindiği, Erdoğan ve ekibinin kendilerince bir risk alarak süreci kontrollü bir biçimde kendi akışına bıraktığı bir durum söz konusu. Sonrası malum: OHAL ve 16 Nisan karşı darbeleri ve genel olarak muhalefetin tasfiyesi.

Erdoğan’ın telaşı

Darbenin önceden bilindiğine dair gerçekler açığa çıktıkça Erdoğan merkezli iktidar bunu önlemeye çalıştı.

Örneğin, işleyişi bizzat Erdoğan/AKP cephesi tarafından baltalanan TBMM Darbe Araştırma Komisyonu, darbenin en önemli dört tanığının (Erdoğan, Yıldırım, Akar ve Fidan) ifadelerinin yer almadığı bir rapor hazırlamak zorunda kaldı. Çünkü ifade vermeyi reddettiler. Üstelik hazırlanan 936 sayfalık taslak raporun 293 sayfası ortadan kaldırıldı.

Erdoğan 15 Temmuz’un ayrıntılarının ortaya çıkmasından o kadar rahatsız ki, medya kuruluşlarının sahipleri ve temsilcileriyle 15 Temmuz ile ilgili toplantı yaparak hiza vermek zorunda kaldı.

Önceden biliniyordu

Ana dava ifadeleri gösteriyor ki, darbeci güçler ihanete uğramış. Birileri onları ön plana çıkartmış, onlara adeta yol vermiş. Yani en azından şu anda darbe girişiminden yargılanan güçlerin ön plana itildiği bir süreç yaşanmış.

Sanıkların mahkeme ifadeleri akıllarda birçok soru işaretinin doğmasına neden oldu. Örneğin darbe istihbaratının MİT tarafından Genelkurmayla paylaşılmasının ardından neden hiçbir önlem alınmadı?

Evet, darbe gökten inmedi. İktidar da, MİT de, genelkurmay da gerçekleşeceğinin farkındaydı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın eski başdanışmanı Albay Orhan Yıkılkan, Kasım 2015 ve Şubat 2016 tarihlerinde darbe olabileceğine ilişkin iki ihbar geldiğini ancak, “Darbe olmaz” diye karar verildiğini söylemişti. AKP tetikçisi yazarlar da 2015 ve 2016 yılı içerisinde zaman zaman darbe söylentilerini dile getiren yazılar yazmışlardı.

Darbe gecesi Ankara’da önceden hazırlanmış yük dolu kamyonların birden ortaya çıkıverip tankların önüne dikilivermeleri de bu konuda önemli bir kanıttır.

Gariplikler darbesi

Darbe gecesi yaşanan garabetler zinciri, devletin zirvesinin bu darbe girişimine müsaade ettiği ve karşı darbeyi açacak süreci başlattığını açıkça kanıtlıyor.

Öncelikle 14 Temmuz akşamı MİT müsteşarı Hakan Fidan ile Genelkurmay başkanı Hulusi Akar’ın yaklaşık 6,5 saatlik görüşmesinin içeriği hakkında halen inandırıcı bir açıklama yapılmadı. Ayrıca 15 Temmuz günü 14.00-15.00 sıralarında MİT’in kurumsal olarak darbe istihbaratını aldığı saat 17.00’de bilginin Genelkurmay ile resmi yollarla paylaştığı biliniyor. Böyle durumlarda Genelkurmay çok basit bir önlemle darbeyi açığa çıkarabilirdi: Tüm askeri personele “kışlalardan çıkmama talimatı” göndererek.

İşin en can alıcı yeri: Darbeci ekip darbeden dört gün önce 11 Temmuz’da toplantılarına başlamış. Toplantılar toplamda 54 saat sürmüş. Bu toplantılarda mesaj iletişim grubu bile kurmuşlar. MİT’in bunların hiçbirinden haberi olmaması mümkün mü?

Share on Facebook14Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir