AKP’deki öncü sarsıntılar şiddetleniyor – Hasan FERAMUZ

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

15 Temmuz darbe girişimiyle düzeni sarsılan AKP iktidarı, devleti yeniden inşa etme iddiasıyla hamlelerini yaparken züccaciye dükkanına giren fili andırıyor. Nitekim darbe sonrasındaki tasfiye dalgasını kendi çevresinden uzak tutmaya çalışsa da, dalgaların ucu kendi kıyılarına vurmaya başladı. Kimi yerlerde kimseye duyurulmadan yapılmaya çalışan “iç tasfiye”, Efkan Ala’nın istifası ile su yüzüne çıkmış oldu.

İç tasfiyeler daha yeni başlıyor

Her istediğini verdikleri FETÖ’den “kurtulmak” için büyük bir tasfiye dalgası başlatan AKP, ilk olarak 17-25 Aralık sonrasında FETÖ’de kalmakta ısrar edenleri hedef aldı (bu arada FETÖ’ye karşı senelerce mücadele vermiş olan devrimci-demokratları da bu dalgaya katarak), YAŞ toplantıları ve 672 sayılı KHK ile bu ilk tasfiye süreci kısmen noktalanmış oldu.

Bu süreç boyunca AKP’li milletvekilleri ve yöneticilerine dokunmakta imtina edilmekle birlikte, Kadir Topbaş’ın damadı gözaltına alınması örneğinde olduğu gibi, yakın çevrelerine yönelik “mesajlar” da gönderilmiş oldu. Bununla birlikte FETÖ ile irtibatı ortaya çıkan yöneticilere “İstifa edin, yoksa ihraç edilirsiniz” söylemiyle gösterilen sopa, ilk olarak Erzurum Aşkale ve Giresun Çamoluk belediye başkanlarının sonrasında ise eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın başına inerek tutuklanmalarına neden oldu.

Dolayısıyla sınırlı tutulmaya çalışan iç tasfiye süreci Mutlu ve Çapkın’ın tutuklanmasıyla derinleşmiş oldu. Bu derinleşmenin, Bülent Arınç, Sadullah Ergin, Hüseyin Çelik, Melih Gökçek gibi isimlerin telaffuz edilmesiyle giderek ilerleyeceği görülüyor. Gelişmeler bu derinleşmenin, esasında hesaplaşmanın yakında olacağını gösteriyor. Şiddetini arttıran ekonomik kriz, ulusal mutabakat şovuna rağmen meclisin yok sayılarak KHK ve OHAL ile yürütülmeye çalışılan devlet yönetimi, AKP’nin dayandığı zeminin altını boşaltıyor. Bu da AKP’nin esnekliğini, manevra alanını giderek daraltarak dar bir çekirdeğe sıkışmasına neden oluyor. Ve böylece bu çekirdeğe en ufak bir uyumsuzluk sağlayabileceklerin önü tehditler, mesajlar ve sopalarla alınmaya çalışılıyor.

Efkan Ala’nın “performans düşüklüğü”

19 bombanın patladığı, 375 kişinin öldüğü görevi süresince istifa çağrılarına kulak asmayan Efkan Ala, 31 Ağustos’ta kendi isteğiyle istifa etti. Elbette ki bu “resmi” açıklama, Saray’ın hoşnutsuzluğunun ve isteğinin bir örtüsü. Nitekim öne sürülen “performans düşüklüğü” de Saray’ın hoşnutsuzluğunun en büyük göstergesi olarak önümüzde duruyor. Bu performans düşüklüğünün gösterildiği alan ise FETÖ ve PKK olarak belirtiliyor. Böylece yeni dönemde, onbinlerce kamu görevlisinin tasfiyesinin yanı sıra Sur, Cizre ve Nusaybin’de gösterilen “performansın” yeterli olmayacağı, şiddetin daha da yükseltileceği görülüyor.

15 Temmuz öncesi esnekliğini kaybederek dar bir gruba dönüşen AKP, artık yönünü çelik bir çekirdeğe çevirmiş görünüyor. Bu çelik çekirdeğin içeride hiçbir farklılığa tahammülü olmadığı gibi, dışarıya karşı da giderek şiddetini yükseltiyor. Buna rağmen dayandığı zemini sarsan öncü sarsıntılara şimdilik dayanabilen bu çekirdeğin ömrünü emekçilerin ve halkların mücadelesi belirleyici olacaktır.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir