AKP/Erdoğan/Ordu “Kapı”dan mı dönecek? – Hasan FERAMUZ

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

15 Temmuz darbe girişiminin kırkı çıkmadan başlatılan Fırat Kalkanı operasyonunda hayaller ve gerçeklerin uyuşmazlığı, gözlerden saklanamaz hale geldi. Halep rüyası ile yola çıkan Türk ordusu ve padişahların isimlerinden türetilmiş “tugaylar”,  3 aydır el-Bab ( Bab Arapça kapı anlamına geliyor) önlerinde tıkanıp kalmış durumda.
Hayaller Halep ve Rakka, gerçekler “Kapı”
15 Temmuz öncesinde defalarca Suriye’ye görülmekten söz edilmiş, fakat hem bazı generallerin direnmesi hem de siyasal konjonktürden kaynaklı cesaret edilememişti. 15 Temmuz ertesinde ise generallerin tasfiyesi ve oluşan siyasi ortam operasyonun gerçekleşmesini sağladı.
Darbenin ilk saatlerinde hükümete bağlılığını açıklayan Zekai Aksakallı’nın komutanlığında başlayan operasyonda ordu, IŞİD’in Cerablus ve Dabık’tan çekilmesinden kaynaklı ” hızlı ” ilerledi, fakat el-Bab’da “kapıya” tosladı.
Bu toslama öncelikle darbe tasfiye sonrasında ordunun savaşma gücündeki büyük kaybı ortaya koyuyor. Yüzlerce hava saldırısı ve her gün öldürülen onlarca IŞİD’liye rağmen el-Bab’ın alınamaması, NATO’nun en güçlü ordularından biri olmakla övünen ve her türlü teknolojik teçhizata sahip ordunun IŞİD çeteleri karşısındaki çaresizliğini gösteriyor.
Öte yandan operasyon planına gore 3 ayda el-Bab, yine 3 ayda Menbic ve son olarak 3 ayda Halep ve Rakka’nın fethinin hedeflenmesi,  komuta kademesinin gerçeklerle bağlantısının ibret verici bir vesikası olma niteliğini taşıyor.
Oyun kuruculuktan kurulan oyuncağa
Yeni Osmanlı olma rüyasının getirdiği Ortadoğu’da oyun kurucu olma hevesini her fırsatta ortaya koymaya çalışan AKP/Erdoğan iktidarı için operasyon önemli bir fırsat. Fakat operasyonun başlamasında iktidarın hamlesi ve iradesi önemli olsa da, özellikle Rusya ve ABD’nin onayı operasyonun gerçekleşmesini sağladı. Bu yüzden operasyonun gidişatını belirleyen ana etmen AKP/Erdoğan’dan çok bu iki gücün iradesidir.
Nitekim operasyonu hedefinin Esad’ı devirmek olduğunu söyleyen Erdoğan’ın Putin’in telefonu sonrasında çark etmesi bunun bir göstergesi. Diğer yandan ABD’nin de iktidarın “sonrasındaki hedefimiz Menbic” açıklamasını uzay boşluğunda bir sedaya dönüştürmesi de bir başka gösterge.
ABD ve Rusya, Suriye’deki savaşta Türkiye’yi kendi çizgilerine çekmek için kimi tavizler vermekle birlikte belli bir sınır da çizmiş durumlar. Türkiye’nin alacağı pozisyon da bu iki gücün pazarlıkları sonucunda “kuruluyor”.
Son gelişmeler doğrultusunda Suriye ordusunun el-Bab’a ilerleyerek kasabanın sınırlarına ulaşmış olması, Türkiye’ye çizilen sınırın “kapıdan” yani el-Bab’dan gerisi olduğu görülüyor. Bununla birlikte AKP/Erdoğan/Ordu’nun son bir hamleyle bu sınırı bozma çabası devam ediyor, ama ciddi bir sonuç alınamamış durumda.
Hem ordunun gücündeki kayıp, hem de Suriye’de ABD ve Rusya’nın çizdiği oyuna tabi olma durumu AKP/Erdoğan/Ordu’nun hayallerini baltalıyor.
Dolayısıyla “Mercidabık” havasıyla başlayan operasyonun “İzmir Marşı” ile sonlanma olasılığının büyük bir ihtimal olduğu ufukta görülüyor.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir