AKP’nin kadınlarla imtihanı – Arzu Küçük

Boşanmayı zorlaştıran yasalar, nafaka tartışmaları, parça başı veya esnek zamanlı çalışma koşulları, müftülere nikâh yetkisi verilmesi gibi onlarca yasa ve yasa tasarısı, her gün onlarcasını daha duyduğumuz muhafazakâr kadın düşmanı söylemler…
AKP iktidarı her alanda kadınların hayatlarına el koymak istediğini açıkça gösteriyor. Tüm bunlardan güç alan erkekler ise patriarkanın onlara verdiği yetkiye dayanarak taciz, tecavüz, şiddet ve cinayetle kadınları “yola getirmeye” çalışıyor.
KADEM örgütlenmesi
Buna karşılık, Türkiye’de ve dünyada kadın hareketinin güçlendiği, ivmelendiği bir dönemden geçiyoruz. Dünya genelinde milyonlarca kadın, kendilerine dayatılan şiddet ve sömürü cenderesini kırmak için mücadele ediyor.
AKP’nin kadın düşmanı politikalarına karşı giderek yükselen kadın hareketi ise, AKP için ciddi tedirginlik kayağı. Anlaşılan çareyi kendi tabanındaki kadınları örgütleyerek onları, içeremediği kadınlarla karşı karşıya getirmeye çalışmakta buluyor.
Bunun için AKP kadın kollarının yanında KADEM de kuruldu. KADEM, olduğu tüm yerellerde yoğun bir faaliyet içine girdi. Bu yolla kendi kadın örgütünü kuran AKP, çıkardığı kadın düşmanı yasaları da meşrulaştırmak ve kadınları manipüle edebileceği bir kadın mercii oluşturmak derdinde.
Kadınların sorunları ortak!
Ancak bu konuda unuttukları bir şey var. Yükselen kadın düşmanı politikalardan tüm kadınlar etkileniyor. İktidarca meşrulaştırılmaya çalışılan taciz, tecavüz, şiddet, kadın cinayetleri tüm kadınların ortak problemi. 6284 sayılı yasa tüm kadınlar için gerekli.
Bu yüzden AKP’nin çıkardığı kadın düşmanı yasaları meşrulaştırmak, kadın düşmanı söylemleri savunmak, KADEM için bile kolay değil. Çünkü tüm bu yasalar ve söylemler KADEM yoluyla değip dokundukları kadınların da hayatlarını doğrudan etkiliyor.
Bu durum, AKP ve KADEM’li kadınlar arasında dahi çatlaklara yol açıyor. Başlangıçta bu çatlaklar; cinsel istismar ve nafaka yasa tasarıları hazırlanırken açığa çıktı. Bu iki yasa tasarısı AKP tabanındaki kadınları da oldukça rahatsız etmişti.
Aynı zamanda sürekli artan kadın cinayetleri, şiddet, taciz, tecavüz AKP tabanındaki kadınların da sorunuydu. Buna istinaden KADEM’in çektiği video, AKP’nin erkek zihniyetince kabul edilemez bulundu. Son olarak KADEM örgütlenmesinden gelen Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un “kadının beyanı esastır” açıklaması ise AKP içindeki
çevrelerce eleştiri yağmuruna tutuldu.
Geniş zeminde örgütlenmek
Görüldüğü gibi iktidarın kadın örgütlülüğü olan KADEM’in kadın sorunu ile ilgili kendi tabanının baskısıyla yaptığı, yetersiz ve en asgari düzeydeki açıklamalar bile iktidar açısından infiale yol açabiliyor. Bu durumu bizler kadar AKP içindeki kadınlar da görüyorlar.
Bu durum AKP içindeki kadınlarda bir kopuşa yol açıyor. Bizlere düşen ise kadınların yaşadığı ortak sorunları daha fazla öne çıkarmak ve örgütlenmeyi daha geniş bir zemine yaymak olmalı.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*