AKP’nin seçim hesabı – Emrah ARIKUŞU

Erdoğan-Bahçeli koalisyonu, benden sonrası tufan anlayışıyla hareket ediyor ve 2019’da yapılacak seçimi varlık-yokluk sorunu olarak görüyor. Çoğunluk ellerindeyken bir gece baskınıyla, seçimlerin kaybedilmemesi için seçim ittifakı yasası adı altında bir dizi düzenleme getirdiler. Kazanacakları sandığı ortaya koydular.

Oyunun kuralları değişti

Zarflarda sandık kurulunun mührünün olması şartı aranmaması mühürsüz oyların geçerli hale gelmesini sağlıyor. 16 Nisan’daki mühürsüz oyların geçerli hale gelmesini sağlayan YSK kararı bu düzenlemeyle yasallaştırılıyor. Pusula ve zarf basma yetkisi olan iktidara hukuksuzca avantaj sağlanıyor.

Seçim ve sandık bölgesi değişimleri YSK tarafından yapılacak olması, sandık kurul üyeleri ve başkanlarının belirlenmesinde kaymakam ve valilere yetki verilmesi ise keyfi uygulamaların önünü açacak, Doğu ve Güneydoğu’da kullanılan oylarda usulsüzlüğe sebep olacak.

Kıyak ve basınç

Bir başka noktada sandık çevresi tanımı daraltılarak polis ve askerin oy kullanılan odaya kadar gelmesine izin verilmesi sandık kurul üyeleri ve seçmen baskı altına alınabilir.

Son olarak seçim barajı korunurken ittifakın toplam aldığı oy üzerinden diğer partilerin de barajı geçiyor olması ise MHP’ye kıyak yaparken BBP gibi partilerin de AKP güdümüne girmesine imkân sağlayacak.

 Yeni bir seçim darbesi

Seçim ittifakı yasasının salt teknik bir düzenleme olmadığının herkes farkında. Bu, AKP iktidarının 1 Kasım ve 16 Nisan’da yapılan seçim darbelerinin devamıdır.

AKP şimdiye kadar yüzde 40’larda alınan oy oranlarıyla “çoğunluğu” sağlamayı başarıyordu. 7 Haziran’da başaramayınca şiddet ortamında 1 Kasım seçim darbesini yapmıştı. 16 Nisan referandumunda ise YSK darbesiyle durumu lehine çevirdi. Şimdi AKP’nin önünde % 50+1 almak gibi bir sorun var. Erdoğanizmin ikbali açısından seçimin garantiye alınması gerekiyor.

Erdoğan’ın korkusu: Gezi

Erdoğan seçim ittifak yasasıyla AKP karşıtı güçlere ayar vermeye çalışıyor. Gezi direnişi döneminde bahsi çok yapılan AKM üzerinden “çatlayın patlayın” çıkışı ile Gezi güçlerine mesaj veriyor, moral bozmaya çalışıyor. Anlaşılan çocukken de oyun kazanmak için “mızıkçılık” yapmış.

Sahte muhalefet Doğan Medyanın satın alınması da yine tek seslilik yaratarak güçlerin dağılmasını sağlama hamlesi. Referandumda ortaya çıkan % 50’nin bilinciyle oynamak istiyor. Ortak hareket etme ihtimali ile oynuyor.

 Seçim değil hesap zamanı

Şimdi AKP’nin önünde ekonomik kriz, devlet asabiyetinin kaybolduğu iktidar odağı, sürekli darbelerle çatlayan toplumda meşruiyet üretememe gibi derin sorunlar var. Ayrıca “içerden” kendini fazla göstermeyen şimdilik suskun ama fırsatını bulduğunda hamle yapacak bir klik var.

Esas olan, tüm bu sorunlar etrafında attığı adımlardan hoşnut olmayan toplumsal güçler de hareket halindeler.

İktidar bu kadar sıkışmışken hesaplaşmayı 2019’a ertelemeden, oraya kadar yığınak yaparak, küçük büyük mücadele imkânları yaratarak sokağın nabzı tutulan bir süreç işletilmesi halkın çıkarına olacaktır.

Toplumsal dinamiklerin enerjisinin üretileceği ve daha da büyüyerek bir alternatif seçenek haline gelebileceği bir pozisyon alabilme imkânı önümüzde duruyor. AKP hesapları ayrıntısına kadar yapıyor, halk da hesap kesmeye hazırlanıyor.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir