Aleviler başkanlığa neden “Hayır” diyecek? – Haydar ARIKUŞU

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

 

Nisan ayında yapılacak referandumla, Türkiye, tarihsel bir dönüşümle karşı karşıyadır. Zira parlamenter demokrasinin tasfiye edilerek diktatörce bir Anayasa değişikliği oylamaya sunulacak.

AKP, bu hamleyle, 15 yıllık iktidarını, anayasal değişiklikle taçlandırmaya çabalıyor. İktidarına “muktedir” olmak istiyor. Getireceği “Başkanlık Sistemiyle” zulüm, sömürü ve ölüm düzenini, “”hukuki” kılıfa büründürmeyi amaçlıyor.

Ülkeyi çıkmaza sürükleyenler

Başkanlık sistemi, “İstikrar ve güvenlik getirecek” , “terör bitecek” aldatmacasıyla topluma propaganda ediliyor. Oysa, Erdoğan liderliğinde, hükümet, ordu ve polisçe yürütülen iç ve dış politikalarla ülkeyi nasıl çıkmazlara götürdükleri ortadadır.

Kurdukları sömürü ve talan düzenlerinde işçilere, emekçilere; yoksulluk, işsizlik iş cinayetleri reva görülüyor

Doğa rant alanına çevrilip talan ediliyor. Yoksul semtleri” kentsel dönüşüm” adıyla sermayeye peşkeş çekiliyor.

Kadınlara karşı, erkek zihniyeti kışkırtılarak, giyimine, hamileliğine, yaşam alanına müdahale ediliyor. Kadın cinayetleri yaygınlaşıyor.

Erdoğan ve ekibi, Yeni Osmanlı özlemiyle fetihçi bir dış siyaset izleyerek Türkiye halklarını, inançlarını savaşa sürüklüyor.

Aleviler cellada boynunu uzatmayacak

AKP bütün iktidarı boyunca Alevileri karşısına aldı, direncini yok etmeye çalıştı. Çünkü AKP’ ye göre Aleviler ya yok edilmeli, ya da İslamlaştırılmalıydılar. Asimile edilip, kontrollü şekilde camilere sokulmalıydılar. İnançları yok edilemiyorsa, Sünnileştirilmeliydiler.

Bazen “ Açılım” politikasıyla, bazen, dedelere, pirlere maaş ve gri pasaportla şirin göründüler. Ama hiçbir zaman da Alevilerin Cemevlerini kabul etmediler, eşit yurttaşlık, zorunlu din dersi kaldırılsın taleplerini kabul etmediler.

Bunlar da yetmedi tehdit edildiler, dernek kapıları, ev kapıları işaretlendi. Gezi direnişinde şeytanlaştırıldılar. Suriye savaşında Beşar Esad’ ın Aleviliğinden hareketle Alevileri, baş düşman ilan ettiler.

Pazarcık(Terolar)’a, Alevi yerleşim yerlerine “çadırkentler” kurarak,İŞİD li savaş göçmenleri yerleştirip Alevileri, asimile etmeye, korkutmaya, parçalamaya çalışıyorlar.

İşte bu nedenle Aleviler, başkanlığa “Hayır” diyecek.

Yeni Alevi Katliamlarına Karşı Hayır!

Kendilerine “Yeni Osmanlıcılık” politikasıyla, Osmanlıların, devamcıları diyenler, atalarının, Alevilere yaptıklarını da devam ettireceklerdir.

Osmanlı Saltanatının, Aleviler için “katli vaciptir”  fetvalarıyla yaptığı katliamlar hafızalardadır. Erdoğan’ın başkanlık saltanatı da aynısını yapmaktan geri durmayacaktır. Nitekim gerek AKP ideologlarınca, gerekse de kadrolarınca Yavuz Sultan Selim’in katliamı çokça ima edilmiştir.

Ortadoğu politikasıyla, toplumu savaşa kışkırtırken: “Sizin Şah İsmailleriniz varsa bizim de Yavuz Sultanlarımız” olacak diye yandaş gazetelerde yazanlar, yeni bir Alevi katliamını haber veriyor olmalılar.

Bütün kurgu şudur: Yavuz Sultan Selimleşmiş bir lider, bir “Başkanla”  sisteme direnen, Aleviler, Kürtler, işçiler, kadınlar yok edilip, Ortadoğu, “yeni Osmanlıcılık” perspektifiyle fethedilecek,  yeni bir “İslam Medeniyeti” kurulacaktır.

İşte bu nedenle, başkanlık sistemiyle gelecek “Yeni katliamları” önlemek için Aleviler, “Hayır” diyecek.

Demokratik Cumhuriyet için: HAYIR!

Aleviler, evet; değişim istiyor ama bu Özgürlükçü laik bir Anayasa içindir. İslam dışında inançları yok sayan tekçi, gerici, anti-laik bir anayasa için değil.

İşte bunun için Aleviler;

Eşit yurttaşlık hakkını hiçe sayan, demokrasiyi ortadan kaldıran bir “Diktatörlük Belgesi” olacak Başkanlık Anayasa’sına hayır diyecek

Tarihten gelen devrimci değerleriyle Aleviler, tekçi, Türk-İslamcı bir devletin ilanı olan “Başkanlık”  sistemine karşı “Demokratik Cumhuriyet” için “Hayır” diyecek.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir