Alevilere saldırılar artıyor – H.ARIKUŞU

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

 

Ortadoğu’da süren savaşın, kaosu derinleştikçe, Türkiye, bu savaş ortamının, baş aktörlerinden oldukça, politik ortamda da gerilimler tırmanıyor. Ortadoğu halkları, Araplar, Kürtler, Ezidiler, Türkmenler, birbirine karşı önce “milliyet” temelinde iç savaşa sürükleniyordu. Şimdi de Halklar, birleşip “demokratik federasyonlar”, birlikler, kurdukça “mezhep”, inanç temelinde savaşmaları körüklenmektedir. Birlikleri, birleşme yolları parçalanmaya çalışılmaktadır.

Ortadoğu Halkları, mezhep ve inanç temelinde bölünerek, birbiriyle iç savaşa sürüklenmektedir.

İşte bu gerçeklik içinde Alevi- Sünni çatışması tırmandırılmaktadır. Bu savaş ve kaosun Türkiye’ye düşen “ kaotik” gölgesinde, AKP-Erdoğan İktidarı, Alevileri düşmanlaştırma politikalarını, tırmandırmaktadır.

Suriye’deki savaş politikası

2011 Suriye savaşına müdahil olmasıyla Tayyip Erdoğan’ın “Beşar kardeşimden ,“Beşar Esad Alevidir” söylemine sıçramış ve hedefini Emevi Camii’nde namaz kılmak olarak göstermişti. Gelinen nokta da Türkiye, bu mezhep kutuplaştırmasının, gerilimli politik ortamını yaşamaktadır.

İŞİD’in Alevi köylerini gezerek Alevileri fişlemesiyle başlayan süreç, canlı bombaların cebinde Alevi derneklerinin listesinin, krokisinin çıkmasına kadar vardırıldı. İŞİD Türkiye’ de ki canlı bomba terörünü “Aleviler-Solcular-kâfirler” mantığında gerçekleştirmektedir.

Temmuz darbesi sonrası

Özellikle 15 Temmuz darbesi sonrası, bu düşmanlaştırma ve saldırılar, artarak devam etmektedir.

Haziran ayında, Adana ve Tarsus PSAKD Şube ile Adana Alevi Kültür Derneğinin ortaklaşa düzenlediği pikniğe, iki defa jandarma ve emniyetin gözü önünde, saldırı olmuştu.

15 Temmuz sonrası, Alevilere ilk saldırı, Malatya’da gerçekleştirildi. Alevilerin mahallesine toplu linç girişiminde bulunuldu. Ankara Mamak ta tehdit yazılamaları oldu.

“Cihat kazanacak” tehditleri

Dernek ve cemevleri kapısına yapılan yazılamalar Alevileri bekleyen tehlikenin işaretleridir. Son bir ay içinde, farklı illerde dört tehdit yazılaması oldu. İstanbul/Pendik Şahkulu derneğine yazılan “ Cihat Kazanacak!” yazısı niyeti ve gelinen tehlikeyi açıkça ifade etmektedir.

Böylesi bir yazılamayla, Alevilerle Cihat etmenin, adımını atıyorlar.

Cihat, din uğruna, İslam uğruna savaş demektir. Kendilerince İslam’ın savaşını, Alevilere karşı vereceklerini ifade etmektedirler. Nitekim bu Cihat çağrılarından sonra ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu) başkanı Baki Düzgün “Allahü ekber” nidalarıyla, İstanbul Şişli’de, 30- 40 kişinin saldırısına uğradı.

Katliamlara dur demek için

Egemen güçler, ekonomik ve politik krizlerini aşmanın yolu olarak mezhep, inanç çatışmalarını körüklüyor. Yeni katliamların suyunu ısıtıyorlar.

Aleviler artık şunu açıkça hissetmektedirler. Nerde bir savaş var, nerde bir darbe var “içgüdüsel bir refleksle” “işte yeni bir Alevi Zulmü, katliamı geliyor.” Diye hissetmektedir. Hissedilen, düşünülen korku ve kaygılar, “yapısal ve içgüdüsel” bir ruh hali olmuştur artık. Ama aynı Alevi toplumu, korkularının ve kaygılarının “zehrinde” süzmüştür umutlarını mücadele azimlerini.

Zulüm varsa direniş de olacaktır

Aleviler, Gülen Cemaatinin yapmaya çalıştığı 15 Temmuz Darbesine de sevinmedi. Erdoğan- AKP güçlerinin, 16 Temmuzdan sonra yaptığı darbeye de sevinmemiştir. 16 Temmuz darbesiyle gelen OHAL ve KHK lerle iyice faşizm tırmanırken, Alevilere saldırılar ve katliam provaları reva görülmektedir.

Aleviler, kendi düşünsel, inançsal değerlerinden gelen isyan ve devrimci ruhuyla zalimlere başkaldırı potansiyelini korumaktadırlar. Gezi isyanı, bunun açık göstergesidir.

Kendi tarihinden aldığı “Tarihsel Devrimci Geleneğini” sömürü, savaş, katliam politikalarına karşı duracak, durmasını da bilecektir.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir