Aleviliğin Örgütlenme Biçimi: El ele el hakka – Rıza Çelik

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Pir, dede ve analar; Alevi yaşam örgütlenmesinde topluluk önderi, ritüellere yön veren kişi olarak bilinirler. Her aşiretin, boyun, geniş aile topluluklarının bir piri bulunur. Pirler talip dediğimiz topluluğun seçimi ile belirlenir. Mürşitler ocağından icazet alarak, görgüden geçerek Hakk yolu için mücadelesini verirler.

Dairesel örgütlenmenin halkaları

Sosyolojik, inançsal, siyasal paradigmaları nedeniyle devletle zıt düşen Aleviler, devlet içinde devlete rağmen var olmanın koşullarını, kurmuş oldukları dairesel örgütlenme zinciri ile sağlaya gelmişlerdir. Topluluk, yani talipler pirlere; pirler de mürşitler ocağına bağlıdır. Bu sistem deyişlerde geçen “el ele, el Hakka” uygulamasıdır. Taliplere yol gösteren rehberler bulunur. Yılda bir görgüden geçen talipler pirler nezdinde bir yılın muhakemesini yapar; özünü dara çekerler. Alevilerin olağan halk mahkemeleri sayılabilecek, aynı zamanda yılda bir tüm canların sorgu ve görgülerinin olduğu bu ritüel; nitelikli toplumun yaratıcılığına yön verir. Kimsenin davası öbür dünyaya ya da fizik ötesi bir yaratıcıya havale edilmez; her dava, sorgu somut gerçekliklerle dar hukukuyla görülür. Canlar, bir yıllık yaptıklarıyla dede öncülüğünde, rehber denetiminde görgüden geçerken kasıtlı, kasıtsız yapmış olduğu hatalardan ve suçlardan ötürü hesap verir.

Yanlışların karşılığında müşküllük ya da düşkünlük denilen yaptırımlar uygulanır. Müşküllük, telafisi olan hatalar içindir. Düşkünlük, kişinin topluluk dışında bırakılmasıdır ki bu durum İbrahimi dinlerin şeriatından daha ağırdır

Kadın kimliğinin silikleştirilişi

Pirler ve analar; ritüellere yön verirken itikadi yol önderleri iken aynı zamanda halk mahkemelerinin hâkimidirler. Taliplerin geçtiği dardan kendileri de bağlı bulundukları mürşitler ocağından geçerler. Yol öncüsü olduklarından ekonomik bir faaliyette bulunmaları mümkün olmayabilir. Bu durum Alevilikte Hakkullah ya da çıralık denilen sistemi getirmiştir. Bu sistemde yılda bir talipler pirlerine üretim durumlarına göre mahsullerinin bir bölümünü ya da bir miktar para vermek durumunda olurlar. Bu durum da rızalık olgusu esas alınarak yapılır; yani cebri bir uygulama değildir.

Pirler ve analar; Hakktırlar. Doğrudan, bilgelikten, sevgiden, merhametten, hoşgörüden, ahlaktan yanadırlar. Barışın ve adaletin sağlayıcısıdırlar. Aile içi dargınları sona erdirmek durumundadırlar. Yol göstericilik, bilgelik gibi misyonları bulunur. Soyları ile övünemezler. Ruhban sınıfı yaratıp üstünlük sağlama hakları bulunmaz. Mürşitler ocağı denetiminde, talibin rızalığında pir ve analar görevlerini ifa eder. Kendi inisiyatifleri ile öncü olamazlar. İçinde bulundukları sistem buna izin vermez.

Hegemonya kültürüne benzeşme

Kadim Alevi geleneği devletin kıskacında olunca önce cinsiyetçilik örseledi yolumuzu; anaların tarihsel misyonu unutuldu; sadece dede eşi olarak bilinir oldular. İslam vurgusu altında kalan pirler imam görevi yerine getirir gibi ezberlerle cem tutar oldu. Cemler sadece tekrarlanan şiirler ve Kerbela vakasının sınırlarında, canların duygusal dünyasına hitap eden birer dram haline getirildi. Anadolu erenlerinin tarihselliği unutturulup İslam siyasetine sığdırılan ayin halinde kaldı. Bu durumda pirler de öncülük, bilgelik, yol göstericilik konularında sınıfta kaldılar.

Pir Sultan’ın direnişi, Hüseyin’in duruşu, Elif ananın bilgeliği, Bektaş Veli’nin öncülüğünü esas alan pirlerin ve anaların yetişip bu yangına su taşımaları, ocak sisteminin yeşertilmesi Alevi hareketi açısından öncelik verilmesi gereken bir karar olmalıdır.

Gerçeğin demine hü!

04.01.2017

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir