Alternatif bir çocuk yayını üzerine düşünceler -Arzu Küçük

Sunset light

Çocukluktan itibaren bizlere, bizden çok önce başkaları tarafından belirlenmiş doğrular, yanlışlar ve davranış kalıpları içinde toplumdaki yerimiz ezberletilir.

Doğduğumuz sosyal sınıfa ve cinsiyetimize göre konumlandırılırız çoğu zaman.

Nasıl insanlar olmamız, ne düşünüp, nasıl davranmamız gerektiği ebeveynler, öğretmenler, okullar ve medya aracılığıyla dayatılır.

Ana akım çocuk politikası

Böyle bir dünyada çocuk olmak, kendini özgürce inşa etmek çok zordur. 

Ana akım çocuk algısı ve onun yaratıcısı olan devletlerin merkezi çocuk politikaları, çocukların kendini inşası önünde ciddi bir engel oluştururlar. Çoğu zaman ebeveynler ve öğretmenler çocuklara bu ana akım çocuk algısı ile yaklaşırlar. Eğitim müfredatları, bu algıya göre hazırlanır.

Çocukları şekil verilmesi gereken nesneler olarak gören bu anlayışa göre çocuklar; kendilerine söyleneni yapan, verileni öğrenen “uslu bireyler” olmalıdır. Ebeveynlerinin uzantısı gibi görülürler ve onlarla ilgili tüm kararları da ebeveynler verir. Her şey çocukların “geleceği” içindir. Söz konusu geleceğe elbette ki yetişkinlerin planladığı şekilde hazırlanılır.

Bu durum çocuk yayınlarına da fazlasıyla yansımıştır. Çocuklara ne yapıp ne yapmamaları gerektiğini dikte eden, verili bilgileri ezberlemeye dönük, düşünmeye ve sorgulamaya sevk etmeyen, çocukların hayatlarının bir parçası haline gelmiş tüm sorunların üzerinden atlayan çocuk yayınları, egemen çocuk politikasının bir parçası olarak dağıtımda. 

Alternatif bir çocuk yayını

Çocuklar yetişkinlerden çok daha kısa süredir dünyadalar. Bedenleri yetişkinler kadar büyük değil, daha özgün ihtiyaçlara sahipler, kendilerini ve dünyayı oyun oynayarak keşfediyorlar. Kendilerini ve dünyalarını istedikleri gibi inşa etmeye hakları var.

Çocukları nesneleştiren, ufuklarının genişlemesine ket vuran ana akım çocuk politikasının karşısında; çocukların kendilerini özgürce inşa edebilecekleri ortamlar yaratan, onların kendi sorunlarının çözümünde aktif rol oynayabilecekleri yeni bir çocuk politikası oluşturmak elzemdir. 

Bu bağlamda çocuklara yeni ufuklar açacak zeminler oluşturmak için alternatif bir çocuk yayını önemli bir ihtiyaç.

Çocukların içinde aktif özneler olabileceği, çocuklarla savaşı, barışı, mülteciliği de tartışabilecek bir yayın; eşitlikçi ve özgürlükçü bir zeminde felsefe, sanat, ekoloji, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok konuda yeni perspektifler sunacak bir içerikle bunu başarabilir.

Çocukların içinde kendilerini özgürce ifade edebilecekleri, beraber düşünüp tartışmayı önceleyen bir yayın politikası ve her çocuğun kendi özgünlüğü ile bakış açısını zenginleştirebileceği, birbirimizden öğreneceğimiz bir çocuk yayını; çocuklar için bir özgürlük alanı oluşturabilir. Bu özgürlük alanı, bütünlüklü bir alternatif çocuk politikasının içinde oluşturulduğu zaman, yepyeni ufuklar açabilir.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*