Bağımsızlık ihtimali gerçekleşir mi? – Hasan FERAMUZ

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yıllardır temcit pilavı misali gündeme gelen Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık referandumu bu sene de tartışma konusu olmuş durumda. Fakat hem Suriye ve Irak’ta gelişen durumlar hem de Barzani’nin referandum için diğer siyasi gruplarla ortaklaşma çabası gütmesi, bu sefer referandumun gerçekleşme ihtimalini yükseltiyor.

Bağımsızlık için “ortak”laşıldı

Haziran 2005’ten bu yana Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi’nin başkanlığını yürüten Mesud Barzani, Ağustos 2015’te yapılması gereken başkanlık seçimlerini sürekli erteleyerek iktidarını gayrimeşru bir şekilde devam ettiriyor. Kabına sığmayan yolsuzluklar, başta Rojava olmak üzere Kürt hareketlerine yönelik düşmanca yaklaşımlar Barzani’nin iktidarını sarsmış olması seçimlerin ertelenmesinin en önemli nedeni.

Geçmişte bağımsızlık referandumu tartışmaları ile Barzani, milliyetçilik üzerinden iktidarını konsolide etmeye çabasındaydı, fakat bu sefer tartışmalara başta Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Goran Hareketi olmak üzere diğer güçleri de kattı. Bunun sonucunda ise referandum için ortak bir komisyon kurulmuş oldu. Bu komisyon Eylül ayında bir referandum gerçekleştirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.

Diğer süreçlerin aksine bu sefer Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), KYB ve Gorani’nin birlikte hareket etmesinde en önemli neden iktidarın kısmen de olsa paylaşılması. Görüşmeler sonucunda KYB ve Gorani’ye Süleymaniye ve Kerkük’te daha fazla yetki ve iktidar verilmesi konusunda anlaşılması bunun göstergesi. Böylece Barzani, diğer partilere de alan açarak hem iktidarını konsolide etmek hem de gücünü toparlamayı hedefliyor. Geçen sene meclisteki gruplarını birleştiren KYB ve Gorani ise bağımsızlık gündeminin dışında kalmayıp Barzani’ye karşı güçlerini “somut” kazanımlarla tahkim etme şansını yakalamış olacak.

Küresel-Bölgesel güçler ve durumlar

Referandumun gerçekleşme ihtimalini arttıran bir diğer neden ise Suriye ve Irak’ta ortaya çıkan fiili durum. Suriye’de PYD’nin alanının ve gücünün artması, Irak’ta ise Kerkük’ün fiilen bölgesel yönetime dahil edilmesi, Peşmerge’ye yapılan silah yardımları ile verilen askeri eğitimler sonucunda güçlenmesi ve buna karşılık IŞİD’le mücadelede Irak ordusunun sınırlı gücünün ortaya çıkması Kürdistani güçleri bağımsızlık için cesaretlendiriyor.

Öte yandan bölgesel ve küresel güçlerin bağımsızlık meselesine tepkileri ise Türkiye dışında “şimdilik” klasik resmi açıklamalardan ibaret. KDP’nin hem Bağdat’tan bağımsız petrol satışında hem de diğer ekonomik ilişkiler açısından en büyük ortağı Türkiye, 25 Nisan’da Şengal’i bombalayarak hem Kerkük’e bayrak asılmasına hem de referanduma dair görüşlerini ortaya koymuş oldu. Bu saldırıda 5 peşmergesini kaybeden KDP’nin faturayı PKK’ye kesme derdinde olması ise referandumda ulusaldan çok kendi çıkarlarını öne aldığını gösteriyor.

Irak Kürdistan’ındaki güçlerin ortaklaşması, bağımsızlık referandumunun gerçekleşme ihtimalini yükseltse de küresel ve bölgesel güçlerle çıkarları ve onlarla girişilecek ilişkiler de bu sürecin gerçekleşmesinde önemli bir etken olacaktır. Bunların yanı sıra dört parçadaki Kürt halkının mücadelesi de bağımsızlığın “niteliğini” belirlemeye devam edecektir.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir