Başkanlık sistemi ve liseliler – Liseli Kıvılcım

Share on Facebook15Tweet about this on Twitter

 

İktidarı elinde tutan güçler,  politik çizgilerine uygun bireyler yetiştirmek adına her zaman eğitim sistemini kullanmışlardır. Her zaman olduğu gibi AKP‘nin iktidar sürecinde de eğitim sistemine egemen sınıf damgasını vurdu. Bu süreçte eğitim gericileşti, neoliberal  politikalar sonucu piyasalaştı.

Türkiye’ deki eğitim sisteminin içerik ve teknik işleyiş açısından iktidarın ve sermayenin çıkarlarına hizmet edecek şekilde düzenlenmesi, nitelikli ve parasız eğitimin yok oluşuna sebep oldu. Dershanelerin 14 yıldaki hızlı artışı, son dönemde kapatılıp temel liseye dönüştürülmesi, hükümetin asıl hedefinin eğitimi özelleştirip, sermayenin birikim alanına çevirmek olduğu açıktır.

Bu politikaların sonucu eğitim, günümüzde “emekçi çocuklarının aldığı ve patron çocuklarının aldığı “ diye iki kategoriye ayrılmış durumda. Doğu bölgesinde uygulanan sokağa çıkma yasakları sonucu aylarca eğitim görememiş öğrenciler bulunmakta. Yani MEB’in karnesinde eğitim hakkına gasp da mevcut!

Lise sıralarında hayatı yeni tanımaya başlayan liseli kadınlar; etek boyu,  makyaj,  kıyafet gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Eğitimde kadını ve erkeği ayrıştıran, kadınları ötekileştiren ve belirli kalıplara hapseden cinsiyetçi içerik,  liseli kadınlar üzerindeki baskıyı ve şiddeti meşrulaştırıyor.

Meslek Liseleri’nde öğrencinin seçtiği iş koluyla ilgili aldığı eğitim oldukça niteliksiz. Staj adı altında sermayeye ucuz iş gücü sağlanıyor, öğrenci teorik eğitimini aldığı mesleği pratiğe dökemiyor, staj yaptığı yerde sermayenin çıkarları doğrultusunda mesleğiyle alakasız işler yaptırılıyor. Üstelik meslek liselilerinin tek hakkı sınavsız geçiş de kaldırıldı!

Din derslerinde yalnızca Müslümanlığın Sünnilik, Sünniliğin ise Hanefilik mezhebinin anlatılışı başta Alevi inancı olmak üzere, din ve mezhep olarak resmi dinden farklılık gösteren bütün diğer unsurlar yok sayılıyor.

Hayır diyoruz!

Başkanlık sistemi ile eğitimde sorunlar daha da derinleşecek, çıkmaza sürüklenecektir.

Bizler, eğitimin metalaşmasına, eğitim hakkına gaspa, liselerde kadınların ötekileştirilmesine, eğitimde işçi kıyımına, din dayatmasına ve tek tipçi, ezberci, bilimsellikten uzak; köhne eğitim sisteminin devamına karşı, bunun daha da çıkmaza sürüklenmesine karşı HAYIR! Diyoruz.

Oy hakkı

Dünya’da ve Türkiye’de devrimci hareketlerin en dinamik eksenine baktığımızda karşımıza gençlik hareketi çıkmaktadır. Gençlik hareketleri içinde de;  son zamanlarda hem yayılan hem de kendi kimliğini bulmaya çalışan dönüştürücü ve yaratıcı liseli dinamizmini görmezden gelmemek gerekir.

Sahip olduğumuz dinamizmden korkan egemenler bizlere oy hakkı tanımıyor. Ama bizler hayır oyu kullanmak ile başkanlığa HAYIR demenin farklı şeyler olduğunu biliyoruz. Gençlik başkanlık dayatmasını sokakta durduracağını ilan ediyor. Liselerde, üniversitelerde, sokaklarda, meydanlarda ve bulunduğumuz her alanda başkanlık gayelerine karşı duracağız!

İspanyada diktatör Franco’ya karşı isyanı örgütleyen cesur gençlerin yüreği ile…

No Pasaran!

Share on Facebook15Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir