Bir devlet çetesi: SADAT A.Ş – Meral ÇINAR

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

SADAT A.Ş, son dönemde tartışılan özel güvenlik şirketlerinden daha fazlası. Çünkü bu şirket, yalnızca belirli özel mülkiyet alanlarını veya kamusal alanları korumak adına özel güvenlikçiler yetiştirmiyor. Onların hedefleri daha büyük…

İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar nedeniyle muhalif gruplara; “gayri nizami harp eğitimleri” (kontrgerilla eğitimleri) vermek, savaş stratejsi üzerine askeri ve psikolojik eğitimler vermek; küresel güçlerin, yüzlerce “askeri eğitim veren” özel şirketleri yerine, Ortadoğu’ya doğrudan Türkiye’den böyle bir eğitimin verilmesi; “Ortadoğu’nun küresel güçlerin tasallutundan kurtarılması” gibi “ulvi” görevler benimsemişler.

Şirket 2012‘de kurulduğuna göre bugüne kadar cihatçılara eğitim veren T.C devletinin bunu nasıl yaptığını artık daha iyi anlayabiliriz. Cerablus’a ordu ile kol kola giren ÖSO militanlarının nasıl yetiştirildiğini de.

Tabi ki, şirket sadece bunlara değil, Osmanlı Ocaklarından ve AKP Gençlik Kollarından gençlere de böyle özel eğitimler veriyor. Buradan da; darbe girişimi sırasında sokaklara çıkan halk kitleleri dışında kalan ve şiddetin dozunu kaçıranların, AKP’nin bizzat SADAT aracılığıyla yetiştirmiş olduğu paramiliter güçler olduğunu söylersek haksız sayılır mıyız?

Bu şirketin yönetim ve danışma kurulu üyelerine baktığımızda; ordudan emekli generallerden üniversite profesörlerine, belirli sermaye gruplarından gazetecilere kadar çok renkli bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Çok örgütlü bir yapı olduğunu yönetim ve danışma kurulunun bu çok renkliliğinden de anlayabiliriz.

Ortadoğu’nun askeri eğitmeni

Hiçbir yasal statüsü olmayan bu kurum hakkında meclise defalarca soru önergeleri sunulmasına rağmen, yetkililer tarafından hiçbir cevap gelmiyor. Bu da haliyle, SADAT A.Ş’yi sıradan bir anonim şirket olmaktan çıkarıp, doğrudan devlet tarafından örgütlenen, bir kontrgerilla çetesi olduğunu gösteriyor.

SADAT A.Ş amaçlarına ve hedeflerine dönük internet sitesinden yaptığı açıklamada: “Amacımız Türkiye’nin köklü askeri gelenekleri ve birikimini ihtiyacı olarak ülkelere aktarmak. Kendi deneyimi ve birikimi olmayan ülkelerin silahlı kuvvetlerinin eğitim, strateji gibi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Dünyada bu tür şirketlerin örneği çok…”

Evet, dünyada SADAT gibi; devletlerin ordularından ayrı özel olarak desteklediği ve kirli işlerini yaptırdığı bu gibi silahlı çeteler çok fazla. Mesela ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgali sonrasında,Blackwater’ın(ABD’de bir özel güvenlik şirketi) paralı askerlerinin Suriyeli muhalifleri eğitmek üzere Irak’tan Suriye’ye geçtiğini; WikiLeaks belgeleriyle açıklanmıştı.

SADAT ile birlikte T.C devleti de Ortadoğu’da böyle bir göreve soyunuyor ve bu alanı küresel güçlere bırakmak istemiyor anlaşılan.

Devlet içindeki mekanizmaların çözülmesini ve OHAL sürecinin verdiği avantajları da kullanan AKP/Erdoğan iktidarının, giderek fiili bir diktatörlük inşa ettiğini; sorgulanamaz ve hukuk aranmaz bir “çete devleti” kurarak ülkeyi bir iç savaşa sürüklediğini görüyoruz.

Darbe öncesi bu kadar acil olan yasa tasarısını OHAL kapsamında KHK ile gündeme getirip hala yasalaştırmadıklarına göre; artık yasal olması ihtiyacı da duymuyorlar demektir ve zaten diktatörlüğün fiili durumlar yaratarak kurulduğu açık.

Evet, silahlı cihatçılardan ve özel güvenlik işçilerinden oluşacak bu ordunun, Türkiye’de hızla tırmanan iç savaş koşullarında silahlarını kimlere doğrultacağını tahmin etmek imkânsız değil.

Bu durumda Türkiye Sosyalist Hareketinin de şimdiden bunu nasıl engelleyeceğine ciddi şekilde kafa yorması gerekiyor.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir