Bolşevik Devrimin Sine-Göz’ü; Dziga Vertov – Dilgeş Baz

Share on Facebook17Tweet about this on Twitter

“Bir sinema yazarıyım ben. Bir film ozanıyım. Kağıda yazmak yerine, film üzerine yazarım.” (Dziga Vertov / 1935)

Gerçek adı: Denis Arkadievich Kaufman’dır. 2 Ocak 1896 Białystok’da doğdu, 12 Şubat 1954’de Moskova’da hayatını kaybetti. Sine-Göz Hareketini başlattıktan sonra Dziga Vertov ismini kullanmaya başlamıştır.. “Sine-Göz” akımının kuramcısıdır.

O zaman Rus İmparatorluğu’nda, günümüzde ise Polonya’da bulunan Bialystok’da 1912-14 arasında, lise yıllarında müzik eğitimi aldı. 1915’de Petrograd’a gitti ve Psiko-Nöroloji Enstitüsü’nde okumaya başladı. Avant-garde ve fütürist gruplara katıldı. 1918 yılı başında yazar Mikhail Koltsov’un isteğiyle Moskova Film Komitesi’nde yazar ve kurgucu olarak çalışmaya başladı. Yazın Komite’nin Belgesel Bölümü sekreterliğine getirildi. Adını bu dönemde Dziga Vertov’a dönüştürmüştür.

Sinemada kurmacaya karşıdır. Dramayı, “burjuvazinin elindeki bir afyon” olarak nitelendirir. Kameranın işlevini, sadece görüntüyü kopyalayan değil, “gözün güçsüzlüğünün aşılması için bir araç” olarak tanımlar. Filmleri Lenin’in emriyle  Ajit-trenlerle Sovyetler Birliği’ni baştan sona dolaşıp Sovyet Bolşevik Devrimini anlatmıştır / göstermiştir.

Bu sayımızda Dziga Vertov’un hayat hikayesini uzun uzadıya anlatmayacağız. Vertov’u daha ayrıntılı anlatma işini ileriki sayılara bırakalım. Bu sayımızda Dziga Vertov’un öncülüğünde başlayan Kinoglaz Sine-Göz Manifestosuyla merhaba diyelim Devrimci Proleter Sinemaya.

Dziga Vertov, Mikhail Kaufmann ve Elizaveta Svilosa’dan oluşan ve Sine-Göz kuramını geliştiren Bolşevik Sine-Göz gerilla hareketi. Kuramcısı Dziga Vertov’dur.

Vertov 1917 Ekim Devrimi’nden sonra Lenin’in emriyle Sine-Göz hareketini başlatmıştır. Vertov sinema kuramını o dönemki SovyetBolşevik iktidarının kendini halka anlatma ihtiyacı üzerinden şekillendirmiştir. Vertov’un çoğu filmi Bolşeviklerin sosyalizmi ve önceki çarlığın diktatörlüğünü / eşitsizliğini anlatmak amacıyla ülkenin dört bir yanını dolaşan Ajit-tren adı verilen bir trenle gösterilmiştir. Dziga Vertov’un öncülüğünde Sine-Göz hareketi trenlerle tüm Sovyetleri köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir, fabrikadan okullara her yere giderek Devrimi anlatmışlardır. Sovyet Kültür Devrimi Sinema ile yapılmıştır desek yanlış olmaz.

Vertov filmlerdeki kurmacanın bir afyon olduğunu savunur. Bu kurmacalar, seyirciyi sarhoş eder, böylece daha sonra bilinçsiz seyirciye çarpıtılmış gerçekleri kabul ettirmek kolaylaşmaktadır. Bu nedenle sinemada gerçek olayların yer alması gerektiğini savunur.

Şimdi Dzgia Vertov’un Kinoglaz Manifestosuna göz atalım. (Manifestoyu tartışmayı ileriki sayılara bırakıyorum)

1- Drama halkın afyonudur.
2- Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri! Yaşasın sıradan günlük işlerin başında kaydedilmiş ölümlü insanlar.
3- Kahrolsun burjuva senaryoları!
4- Drama kapitalistlerin elinde ölümcül bir silahtır. Biz bu silahla devrimci günlük yaşamımızı sergileyerek bu silahı düşmanımızın elinden alacağız.
5- Modern drama da eski dünyanın bir artığı, devrimci gerçeğimizi gerici şekillere sokma çabasıdır.
6- Kahrolsun günlük yaşamımızın tiyatroda sahnelenmesi. Bizi olduğumuz yerde yakalayıp çekin!
7- Senaryo üzerinde uydurulmuş bir masaldır. Biz kendi yaşamımızı yaşarken üzerimize biçilen görüntülere boyun eğmeyeceğiz!
8- Herkes kendi işini yapsın, başkasının işini engellemesin! Sinemacının işi bizi, engellemeyecek bir şekilde çekmektir.
9- Yaşasın proletaryanın devrimci Sine-Gözü!

Çarlık yıkılmış ve Sovyet Bolşevik Devrimi merhaba demişti dünyaya. İşte böylesi bir dönemde Devrimi ve Sovyet halklarına hem de dünyaya anlatma ihtiyacı doğmuştu. Sovyet Bolşevik Devrimi dünyanın ezilen halklarında mutluluk yaratmış ve hâlâ umudun varolduğunu göstermişti, diğer yandan ezen sömüren devletlere / sistemlere de korku salmıştı. Sovyet Bolşevik devrimine karşı anti-propagandalar başlamıştı. İşte böylesi bir dönemde Dziga Vertov’un önderliğinde Sovyetlerde Sine-Göz hareketi doğuyordu.

Sovyetler Birliği’nde sinemanın hem teorik, hem de pratik olarak bu kadar gelişmesini ve tüm dünya sinemasını etkilemektedir. Sovyet sinemasının bu kadar gelişmesinin nedeni ise başta Lenin olmak üzere; devlet görevlileri ve organları tarafından sağlanılan desteklerdi.

Devrimi halka anlatmak

‘Kötü film yapmak’ dışında her türlü hak tanınan bu genç kuşak, dünyanın ilk sinema okulunda eğitim almış; devletin onlara sağladığı teknik olanaklarla ilk filmlerini çekmişlerdir. (Dünyanın ilk sinema okulu 1 Eylül 1919’da Moskova’da kurulmuştur)

Lenin sinemanın halkın aydınlanmasında önemli bir yeri olduğunu fark etmiş  ve sinemacıları filmlerini göstermek için ülkenin en ücra köşelerine göndermiş; buralarda halkın yaşayışı hakkında fikir sahibi olan yönetmenler; yepyeni hikayelerle büyük kentlere geri dönmüşlerdir.

Bu sinemanın bu kadar gelişkin olması Devrim’i halka anlatma çabasıyla koşuttur aslında. Devrim’e yürekten inanmış bu genç kuşak; bir yandan estetik özelliklerden ödün vermeden, hatta yeni değerler katarak filmler çekmişler; öte yandan halkın beklentilerini karşılayacak yapımlara imza atmışlardır.

Sovyet sinemasının en büyük özelliği biçimden fazla öze önem vermesidir. Filmler biçimlerine göre değil, taşıdıkları öze göre değerlendirilir. Sinema halkın yaşama katılma isteğini artırmak, olumlu kahramanlarla seyircisine toplumsal anlayışı aşılamak ve halk kitlelerinin beğenisini eğitmek amacı güderler.

Devrimin iddialarından birisi olan burjuva sanat ve düşünce akımlarından kurtulmak da, Sovyet sinemacıların yeni yöntemler, üsluplar ve kuramlar geliştirmesinde önemli bir etki yaratmıştır.

Bu bakımdan Sovyet Sineması, Bolşevik Devrim’den ayrı düşünülemeyecek bir sinemadır. Her ikisi de eski olanı yıkıp, yeni olanı ortaya çıkarmak iddiasındadır. Sovyet Sineması’nın kaderi de devrimin kaderini izler…

Lenin için üç şarkı

Dziga Vertov’un çektiği en önemli filmlerden biri: LENİN İÇİN ÜÇ ŞARKI

Filmin yönetmeni Dziga Vertov, Oyuncuları ise Vladimir Lenin , Joseph Stalin, Dolores Ibárruri , Nadezhda Krupskaya.

Film, Sovyetler Birliği halklarının Lenin’i nasıl gördüğünü ve onun hakkında söylenen 3 anonim şarkıyı konu almaktadır. “Yüzüm Karanlıkta Sıkıştı” isimli birinci şarkıda (3:40’dan itibaren) Lenin’in Orta Asya halklarındaki feodal ve eski İslami kalıntıları nasıl modern eğitim ve teknolojilere dönüştürdüğünü anlatılır. Yeni sosyalist ilişkilerin bu kalıntıları yerle bir ettiğinden bahsedilir. “Bozkırlardaki Aşk Gibi O’nu Sevdik” adlı ikinci şarkıda (18:44’den itibaren), Lenin’in ölümü üzerine Sovyetler Birliği’ndeki tüm halkların üzüntüsü gösterilir. “Büyük Bir Taş Şehir” isimli üçüncü şarkıda ise (38:38’den itibaren) Lenin’in ölümünden sonra halkların çalışmaya devam etme konusu anlatılır. Bu kısımda üretim liderleri ile röportaj, çeşitli büyük binaların resimleri ve halkın sevinç dolu hareketleri konu alınır.

Film üç şarkıdan yani üç bölümden oluşuyor. Tamamı Lenin’e adanmış bir belgesel bu. Her karesinde Lenin’den bir iz görüyorsunuz. Yer yer kitleler önünde yaptığı konuşmalardan görüntüler de var. Kimi zaman elinde tuttuğu bir bayrakla müthiş bir ajitasyon çekerek kitleleri peşinden sürükleyen bir portre, kimi zaman gülümseyen gözlerle çevresine bakınan sıradan bir insan. Filmin çekildiği yıla yetişebilen belki de yegane görüntüler bunlar ama yönetmenin ustalığıyla belgesel adeta bir destana dönüşmüş.

Birinci şarkıda yani birinci bölümde o coğrafyada yaşayan Türklere ait izler de görüyorsunuz.  Kadınların başlarını tamamıyla kapayarak dünyayla irtibatlarını kesen giysilerden kurtulmaları devrimin getirdiği en büyük özgürlüklerden biri olarak anlatılıyor. Herhangi bir erkek vatandaş gibi onlar da üretim sürecine katılarak yeni toplumda yerlerini alıyorlar. İkinci ve üçüncü şarkılarda Lenin dönemi ve sonrasında gelişen sosyalist üretim ilişkilerinden, sovhozlardan, kolhozlardan, çeşitli sanayi dallarındaki ilerlemelerden söz ediliyor. Filmin sonunda ise, “Yüzyıllar geçecek ve bir gün insanlar atalarının memleketlerini unutacaklar ama Lenin’in adını hiç unutmayacaklar”  yazısı beliriyor.

Share on Facebook17Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir