Bu rejim “sağdan” sallanır mı? – Ronay Gültekçe

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

MHP içi iktidar kavgası olarak başlayan süreç, “Akşener Hareketi” olarak adlandırabileceğimiz yeni bir siyasi odak doğurdu. Bu odağın yakın zaman içinde partileşecek olmasının meclis aritmetiğini etkileyeceği hemen herkesçe öngörülüyor.

Yeni kurulacak parti, MHP’yi baraj altına itmekten fazlasına, yani iktidara talip. HDP tabanını ve sol-sosyalist- demokrat tabanı kapsamaları mümkün görünmese de, “Hayır Cephesi”nin öncülüğüne soyunmak niyetindeler.

Peki, Akşener Hareketi, AKP/Erdoğan’ın kurmaya çalıştığı yeni rejime karşı mı savaşacak? Yoksa rejim sınırları içerisinde -makul ölçülerde bu sınırları da zorlayarak- Erdoğan’la bir paylaşım savaşı içine mi girecek?

Eldeki verilere bakalım.

Akşener kimleri heyecanlandırıyor?

Seküler- milliyetçi kodlara sahip, geçmişte oyunu CHP ya da MHP için kullanmış kesim, Akşener’in partisinin ana omurgasını oluşturacak. Referandumda Bahçeli’ye rağmen “Hayır” oyu verenler, yeni partinin daha kurulmadan % 8-10 bandında bir seçmen bakiyesine sahip olduğunu da göstermiş oldu.

Meral Akşener, söylemi ve siyaset yapma biçimiyle, özellikle “eski Türkiye” özlemi çeken vatandaşa hitap ediyor. Çeşitli sembollere indirgenmiş de olsa Atatürkçülüğe ve cumhuriyetçiliğe yapılan vurgular, Kılıçdaroğlu CHP’si ile arası limoni olan ulusalcıların gözünde Akşener’i daha cazip hale getiriyor.

Partide yer alabilecek adaylar

Yeni kurulacak partiye katılacak bazı siyasetçilerin Akşener’in bu etki alanını daha da genişletmesi gözlemlenebilir. Geçmişte Erdoğan ile birlikte yürümüş olsa da zamanla gözden düşmüş ya da tasfiye olmuş önemli sağcı isimler, bu partide siyaset yapmaya adaylar.

Akşener’in Gülen Cemaatiyle geçmişte kurduğu ilişkiler ve bugünkü siyasi atmosfer düşünüldüğünde; Cemaatle ilişkisi bulunan pek çok siyasetçi ve sermayedarı yeni kurulacak partide görmek sürpriz olmayacaktır

Balyoz ve Ergenekon davalarında sanık olmuş kimi subaylar da, Akşener’in partisini Erdoğan’a karşı bir üs olarak değerlendirebilirler. Ümit Özdağ üstlendiği kurucu rol ve söylemleriyle bu zemini hazırlıyor.

Erdoğan rejiminde kendine yer edinemeyen sağ siyasetçiler, yeni rant düzeni ile etkisi azalan sermaye grupları, havuza dahil olmayan/ olamayan medya patronları…

Öyle anlaşılıyor ki; çaptan düşmüş ancak “henüz” vatan haini damgası yememiş tüm düzen aktörleri, Erdoğan rejimine karşı sağdan gelişecek belki de son atak için hazırlık içindeler

Hassas denge

Akşener ve çevresindekilerin söylemlerine bakılınca, Erdoğan’ın özel vurgu yaptığı “yerli ve milli cepheden” darbe yememeye yani iyi bir oy yüzdesi almaya kararlı oldukları görülüyor.

Ancak her ittifak hareketinde olduğu gibi heterojen bir yapıya sahip olmaları; maddi kaynak ve lobi faaliyetleri için yurt dışına yönelme zorunlulukları; şimdilerde vatan haini olarak kodlanmış kimselerin vereceği örtülü/açık destek, Erdoğan’ın eline bu konuda ciddi kozlar verebilir.

Akşener’in soğukkanlı duruşu ve kadın oluşu öne çıkan avantajları. Partisi yoğun ve istikrarlı bir muhalefetle orta vadede Erdoğan’ı epey yıpratabilir. Ancak Erdoğan rejimi ona bu zamanı tanımayacaktır. HDP ile aynı akıbete uğramamak adına kendilerini frenlemeleri halinde ise Erdoğan’a alternatif bir sağ parti olmaları çok zor.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir