CHP: Her güzel şeyin bir sonu var! – Erkan Gökber

CHP, sermayenin istemleriyle uyum içinde yeniden yapılanıyor. Kılıçdaroğlu sürecin başından beri kendisine biçilen rolü oynuyor. Kökleri devletin kuruculuğuna uzanan CHP’nin dallarında Yenikapı ruhunun meyvelerinden başka bir şey yok.

31 Mart -23 Haziran süreci içinde yükselen umutlar “Her şey çok güzel olacak” sloganıyla geniş toplum kesimlerinde yankısını bulmuştu.

Ve Bahar geçti, geldi Sonbahar… “Hayaldi gerçek oldu” duygusu yaşatan günlerin ardından şimdi parlak sloganlar silikleşirken kalan boşlukta “her şey buraya kadar mıydı?” sorusu belirginleşiyor!

“Bayram havası”

Genel seçim havasında geçen seçim öncesi ve sonrasıyla, emekçilerin beklentilerini büyütürken, ezilenlerin yerleşik umarsızlığının dağılmasına vesile oluyordu. Hayal etmesi güzeldi… CHP birçok bölgede AKP’yi alaşağı ederken, HDP’nin belediyeleri kayyumlardan geri kazanmasıyla bir “bayram havası” yaşandı.

CHP ilk kez kendi yapısal sınırlarını aşan geniş kitlelerin beklentileriyle buluşan bir siyasi sonuç aldı.

Ne Erdoğan’dan köşesine çekilmesini ne de CHP’den demokratik cumhuriyet inşa etmesini bekleyemeyiz. Siyaset adlı bu oyunda birbirlerini gözettiklerini, bir tahteravallinin iki ucu gibi birinin inip birinin kalktığını görüyoruz. Orta nokta devletin bekası olunca yanyana geliveriyorlar.

Kılıçdaroğlu’nun, 19 Mayıs’ta Bandırma Vapuru üzerinde, rejimin Yenikapı ruhunu tazelediği beka resmine girmek için hazır bulunması bunun göstergesi.

CHP Saray’da kayyumlarla aynı masada

Burjuva siyasetinin sembolik bir diğer mesajı da geçtiğimiz günlerde sarayda Belediye Başkanları ile verildi.

Toplantının -İmamoğlu’na verilen “kırık sandalye” mesajı hariç- büyük harmoni ve hoş sohbetler içinde geçmesiyle verilen fotoğraf yine bir uzlaşı ve beka göstergesiydi. Ayrıca CHP’li başkanların, HDP’li seçilmiş Büyükşehir Başkanları yerine atanan kayyumlarla aynı kadrajda yer alması uzlaşı karşılığında neye sessizce onay verildiğini gösteriyordu.

Kılıçdaroğlu’nun YSK darbesinden, İstanbul seçimlerine, Kayyum darbesine takındığı “sokağa çıkmayın” uzlaşmacı tavrı sarayda kayyumlarla buluşmayla perçinlenmiş oldu.

İmamoğlu sarayda Kaftancıoğlu mahkemede

Aynı anda başka yerde, İstanbul CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na sadece attığı tweetler yüzünden 5 ayrı suçtan 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasının jet hızıyla verildi.

Seçim galibiyetinin mimarlarından Kaftancıoğlu, İl Başkanı seçildiği günden beri Erdoğan’ın hedef tahtasında, partisinde ise halkçı, demokratik çizgisiyle tutarlı bir hattın ağırlık merkezinde. CHP bir yandan sarayda Erdoğan’la denge kurarken, bir yandan Kaftancıoğlu’nu ne kadar sahiplenebilir?

CHP’nin halka ne faydası var

Egemenlerin hesapları ile halkın beklentileri arasındaki farklılığı gizlemek zorlaşıyor.

Burjuva siyasetinde eskiden “yalan”, “inkar” vardı, şimdi bunların yerini “pişkinlik” aldı. Her şey apaçık gözler önünde yaşanıyor. CHP’nin halka gösterdiği serap beklenilenden de kısa sürüyor. Her adımlarında gittikleri yol belirginleşiyor.

CHP’nin kazanması halktan çok sermayeye yarıyor. En son İBB Genel Sekreterliğine getirilen Yavuz Erkut’un, Koç’un 1. numaralı işletmesi TÜPRAŞ’ın eski CEO’su olması, sermayenin kartal pençesini İstanbul’a geçirdiğinin bir ifadesi sayılır.

Hava “her şey çok güzel olacak”tan, “her güzel şeyin bir sonu vardır”a dönebilir. O durumda iş zaten olması gerektiği gibi yine başa düşüyor.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*