CHP yine ve yeniden tarihsel rolünü oynuyor – Juliana Gözen

Siyaset, sahnedeki aktörlerin gerçekleştirmek istedikleri hedefleri doğrultusunda kendi güç alanlarına bakarak önlerine koydukları stratejiler; bu stratejileri gerçekleştirmek için uygulayacağı taktikler ve bunun gereği olarak da kuracağı ittifaklarla şekilleniyor.

İktidarın kendi varlık mücadelesi için halka ve muhalefete dayattığı 24 Haziran seçim kararı, öncesinde ve sonrasında siyaset sahnesinde gelişen ittifaklar ve çatışmalar tam da bu zemine oturmaktadır.

Tek adam diktatörlüğünün kaba inşaatını sonlandırmak için 24 Haziran’a ihtiyacı olan AKP/Erdoğan, devletin içerisindeki krizi atlatmak için çeşitli ittifaklar gerçekleştiriyor(Bahçeli/MHP ve Ergenekoncular ile); bunun yanı sıra muhalefeti de hizaya sokmak için çeşitli hamleler yapmaya devam ediyor.

CHP’nin belirlenmiş rolü

24 Haziran seçim kararı, sözde “muhalefet” partisi CHP’yi seçim gündemini etkileyecek önemli bir aktör olarak öne çıkarttı.

Muharrem İnce’nin parlak çıkışı, tek adam diktatörlüğüne karşı halkta biriken öfkeyi taşımaya yetmedi hatta altında ezildi desek de abartmış olmayız.

Oysa ki “ana muhalefet partisinin” bu basiretsizliğe Türkiye halkları ilk kez şahit olmamıştı. Hatırlayalım, yüzbinlerin katıldığı Adalet Yürüyüşü’nü, ve yürüyüşün iktidar karşısında bir odak yaratabilecekken nasıl da adım adım ve bilinçlice sönümlendirildiğini.

İktidarın zorlandığı her fırsatta onun dayanabileceği, tökezlediği zaman kalkmak için tutunabileceği koltuk değneği olmak… CHP’nin esas ve belirlenmiş rolü değil mi zaten?

CHP ve “karşı mahalle”

İktidar katında, devlet alanının nasıl şekilleneceği ve kontrol edileceği ile ilgili savaş sertleşirken, bir yandan da kapıdan içeri giren ekonomik kriz siyasal güç dengelerinin ayak bastığı zemini sarsıyor ve zorluyor.

İktidarın “ekonomik kriz”in dillendirilmesinden dahi ödünün koptuğu, “Bizde kriz mriz yok, hepsi manipülasyon” yalanlarıyla krizi görünmez kıldığı şu günlerde, “koltuk değneği” adeta “yaslan bana” mesajını veriyor vaziyetiyle.

Halkın geçim kaygısı bir kıvılcımdan yanmaya başlayan ateş halini alırken, tahtakurularına karşı savaş açan işçiler tutuklanırken “koltuk değneği” kendi varoluşunu sorgulama meşguliyeti içerisinde. Dilini, söylemini değiştirip “karşı mahalle”ye seslenecekmiş; şimdiye kadar kendi mahallesine seslenebildiğini düşünüyor zaar.

Yerel seçimler meşguliyetini daha da arttırmış olmalı “ana muhalefet partisinin”. Aday adaylıkların belirlenmesi ve partinin içerisindeki liderlik kavgası CHP’nin bir türlü mahallelere inmesine izin vermiyor(!).

Partinin içerisindeki küçük iktidar kavgaları bitmiyor ki bir türlü “büyük iktidar” ile cenge girecek vakit olsun.

CHP’nin yaşar kalış sebebi

Sözün özü ve durum ortada ki CHP felç olmuş vaziyette. Seçim ve ekonomik krizin üst üste binmesiyle Erdoğan iktidarının üzerini bir karaltının kaplayacağını ve karaltının iktidarı birdenbire yok edeceğini bekleyeduruyor. Belki bunun sonunda sahnede kendisine biraz daha yer açılır.

Aslında bu partinin yaşar kalış sebebi, devletin oligarşik ittifakının kendine bir misyon bellemesi ve yer yer vazife çıkmasından ibaret…

Hakkını verelim, görevini iyi yapıyor sağolsun…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir