Çocuk kitapları ne işimize yarar? – Hatice Göz

Son 15 yılda, sokak aralarından,  parklardan, mahalle arsalarından; apartman boşluklarına, balkonlara taşınan çocukların geçişine tanık olduk. Oluyoruz.

Çocukluktan uzaklaşan çocuklar… Tedirgin yetişkinler… Uykuları kaçıran konular…

Oysa birçok konuda destek alabileceğimiz kaynaklar var. En başta da kitaplar.

Çocuk kitapları

En çok zorlandığımız konular: çocuğa vücudunu anlatmak, yabancılarla iletişimini sağlıklı bir biçime sokmak ve yalnız kaldıklarında ne yapabileceklerini öğretmek. Ve böylece çocuğu istismardan korumak…

Yetişkin dünyasından kaynaklı sorunlarla mücadele ederken kullanılabilecek kitapların çoğu maalesef yetişkin gözüyle yazılmış. Didaktik bir dil içeriyor ve çocuğu güçlendirmek yerine ona görevler, sorumluluklar yüklüyor. Ayrıca onları korkutacak ve bedenleri ile kurdukları ilişkiye zarar verecek kavramlar da barındırıyorlar. Ve maalesef bu kitapların birçoğu psikolog onayından geçiyor.

Gelin, Gergedan Yayınları’ndan çıkan üç kitaplık seriye birlikte bakalım. Her çocuğun kitaplığında bulunmalı denilecek cinsten kitaplara.

1. Bedenim Bana Ait

Herhalde en zor konu ona bedenini anlatmak. Korkmayın, bu kitap size yardımcı olacak iyi bir örnek.

Kitap; çocuğa, bedeninin her yerinin özel olduğunu ve vücudunun bir bütün olduğunu anlatırken; bunu, gündelik olaylar yoluyla yapıyor.

İstismara yönelik anlatımlarda en sık rastlanan hatalara (İstismara uğratılmış çocuğu pornografik şekilde sunan anlatımlar: Ağlayan bir çocuk, ağzı bir yetişkin tarafından kapatılan çocuk vb.) yer vermeden, doğrudan anlatıma başvurmadan işliyor konuyu.

Kitap, çocukların asıl ihtiyaç duydukları şeyin, istemedikleri bir durum karşısında tepki verebilecekleri özgüvenin olduğunu gören bir yerden, onları güçlendirme yoluna gidiyor. Onlara görevler yüklemek yerine, nasıl tavır alabileceklerini anlatıyor.

Duygu ve isteklerini net şekilde ifade edebilmelerini sağlayacak alt yapıyı hazırlıyor. Ve böylece kendilerini anlatma konusunda onları cesaretlendiriyor.

2. Ben Kaybolmam ki

Hem aileler hem de çocuklar için kaybolma düşüncesi, tam bir kâbustur. Bir anlık bir gözden kaçırma, vahim sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle yetişkinler dışarıda çocuklarla olduklarında fazlasıyla tedirgin olurlar ve tek çareyi çocuğun elini sıkı sıkı tutmakta bulurlar.

Peki, ama olur ya, ya çocuğumuz kaybolursa?

Bu kitap bize ve çocuğumuza bu konuda yardımcı oluyor. Korku dolu olabilecek bir anı oyuna çevirerek anlatıyor.

Lu ve annesi pazara gidiyorlar. Pazar o gün çok kalabalık. “Umarım bu kalabalıkta kaybolmazsın,” diyor annesi. “Ben kaybolmam ki!” diyor Lu.

“Kaybolursam ya da yolumu şaşırırsam yabancılardan yardım almalı mıyım? Tanımadığım insanlara inanmalı mıyım? Kime güvenebilirim?”

Tüm bu sorulara yanıt var kitapta.

3. Ben Herkesle Gitmem ki

Çocuk istismarlarında, failin genellikle yakın çevreden olduğu bilinen ama bir türlü kabullenilmeyen bir gerçek. Genellikle, çocuğa dışardan zarar geleceğini düşünür ve tüm yabancılardan uzak tutmak isteriz.

Oysa kim olursa olsun, çocuğun, başkalarına karşı alması gereken tutumlar vardır. Çocuğun yanında ebeveyni olmadan kiminle gidebileceği önemlidir.

Bu kitap çocuğun ”güven duygusu” nu incitmeden ”tanıdık kişiler” e çocuğun dikkatini çeken, mizah öğesi de ihmal etmeyen bir dille yazılmış. Çocuğun dünyasını ve onun sınırlarını, onu ilişkilerden koparmadan, asosyal olmasına yol açmadan çiziyor.

İyi okumalar sevgili yetişkinler. Bu kitaplarla, çocuklara, çocukların gözünden bakmanız dileğiyle.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*