Çocukların gülüşlerini örgütleyen Yaz Etkinlikleri – Arzu Küçük

Çocuğun bağımsız, özgür bir birey olmasını ve kişilik gelişimini sağlaması gereken eğitim, toplumsal bilgi birikimini de bu süreçte çocuğa aktarır. Fakat özellikle kapitalizm ile birlikte daha da yaygınlaşan ve zorunlu hale gelen resmi eğitim, daha çok sermayenin ve devletin ihtiyacı olan “makbul, itaatkar birey yetiştirme” üzerine şekillenmiştir.

Kapitalistlerin, feodalizmde olduğu gibi eğitimi tamamen dini sınırlar içinde tutma olanakları yoktu. Çünkü kapitalizmin teknik olarak ilerlemesi, bilimsel gelişmelere bağlıydı. Kapitalizme yarar sağladığı sürece bilimsel çalışmalar destekleniyordu. Fakat özgür düşüncenin önünü açmak, özgür bireyler yetiştirmek de kapitalizm gibi bir sömürü sistemi için tehlikeliydi. Bu yüzden her dönemde yenilenen eğitim sistemi, o dönemin ihtiyacı olan insan modelini yaratmaya yönelmiştir. Bu eğitim sistemleri çocuktan çok devletin ve sermayenin yararını gözetmiştir.

Özellikle Türkiye’de eğitim sistemi, hiçbir zaman öğrenci odaklı olamamıştır. Ezberci, çocukların nesneleştirildiği, sürekli itaate zorlandığı bir eğitim sistemi öteden beri var olmuştur.

Son dönem eğitim politikaları

Bugüne geldiğimizde ise AKP iktidarının eğitimde muhafazakarlaşma ve eğitimi piyasaya açma politikalarının ürünü olarak giderek niteliksizleşen bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız.

Önce 4+4+4 sistemiyle zorunlu olan temel eğitim, zorunlu olmaktan çıkarıldı. Bu durum özellikle kız çocuklarının okullaşma oranını düşürdü. Çocuk işçiliği ve küçük yaşta evlilik adı altında çocuk istismarı oranlarını arttırdı.

İmam hatip ortaokulları açıldı, imam hatip liseleri yaygınlaştırıldı. Köklü okullar imam hatip ortaokul ve liselerine dönüştürüldü. Birçok lisenin imam hatip lisesine dönüştürülmesiyle, Anadolu liselerinden herhangi birini kazanamayan gençler, meslek liseleri veya imam hatip liselerinde okumak istemediklerinde açık lise ile eğitim-öğretimin dışına itildiler.

Eğitimde muhafazakarlaşma ile cinsiyetçilik arttırıldı, eğitim bilimsellikten uzaklaşıp dogmalarla şekillendi.

Sürekli değiştirilen sınav sistemleri, gençlerde ciddi ölçüde gelecek kaygısına yol açtı. Rekabetçi eğitim sistemi, çocukların potansiyellerini açığa çıkarmaktan tamamen uzakta, sadece kaygı düzeylerini arttırdı. Öğrenciler arası dostluk ve dayanışmayı köreltti.

Ayrıca, sosyal devlet uygulamalarını kaldırıp; eğitim, sağlık gibi temel hakları sermayenin pazar alanı haline getirecek olan neoliberal politikalar sürdürülüyor. Böylece sermayeye yeni kar alanları açılacak, devlet ise vatandaşın temel haklarından kısacağı meblağı sermayeye devredebilmiş olacak. Eğitim sisteminin bu derece niteliksizleştirilmesinin bir sebebi de budur.

Niteliksizleştirilen eğitim ile paralı eğitimin önü açılmış oldu. Devlet okullarının içinde bile, öğrenci velilerinin verdiği bağış miktarına göre özel sınıflar oluşturuldu. Eğitimdeki fırsat eşitsizliği daha da derinleştirildi. Orta ve üst gelir grubundaki aileler çocuklarının eğitimi için şartlarını zorlayarak da olsa özel okullara yöneldiler. Tatil dönemlerinde ise çocuklarının sosyalleşmesi, bedensel ve zihinsel gelişimlerinin desteklenmesi için paralı kurslara yöneldiler. Fakat çoğunluğu oluşturan yoksul çocuklar, niteliksizleştirilen eğitim sistemine mecbur bırakıldı. Boş zamanlarında sosyalleşebilecekleri, yaşıtlarıyla eğlenebilecekleri, bedensel ve zihinsel yönden onlara katkı sağlayabilecek olanaklardan mahrum kaldılar.

Hiçbir öğrencinin, velinin, öğretmenin yada uzmanın fikri alınmadan sık sık eğitim sistemi değiştiriliyor. Niteliksiz eğitim yoluyla düşünmeyen, sorgulamayan, cinsiyetçi, itaatkar bir toplum inşa edilmeye çalışılıyor. Çocuklar, istenildiği gibi şekil verilebilecek nesneler olarak görülüyor. Çocuğu birey olarak görmeyen, nesneleştiren bu anlayış, çocuğa şiddetin ve istismarın da en önemli sebebini oluşturuyor. Tecavüzcülüğü tescillenmiş bir cemaatle protokol imzalayan, ders kitaplarında çocuk evliliklerini meşru gösteren MEB ise çocukları korumaktan oldukça uzakta.

Yaz etkinlikleri

Bizler, resmi eğitim sisteminin gri tablosunu eleştirirken ona alternatif ve güzel şeyler üretmekten de geri kalmıyoruz elbette.

Her Yer Çocuk Yaz Etkinlikleri” tam da eğitim sisteminin eleştirisi içerisinden doğmuş olan ve eleştirirken alternatifi üretme çabamızın şekillendirdiği bir fikirdi. Fakat bin bir türlü imkansızlık içinde başladığımız bu etkinliklerin her şeye rağmen bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Burada ki amacımız alternatif eğitim kurumundan çok, çocukların özneleşebilecekleri, kişiliklerini özgürce inşa edebilecekleri, yaşıtlarıyla eğlenip kendilerini ifade edebilecekleri, en önemlisi de eğlenerek, özgürce çocukluklarını yaşayabilecekleri güvenli ortamlar yaratmak. Bu anlayış ile 6 ilde pek çok mahallede etkinliklerimizi düzenliyoruz.

Çocuklarla barış şarkıları söylüyoruz, resimler yapıyoruz, halk oyunları öğreniyoruz, eğlenceli bilim ile çocukların merak duygularını arttırıp, yeni şeyler öğrenmelerini sağlarken felsefe atölyelerimizle düşünen, sorgulayan bir kişilik geliştirmelerine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. En önemlisi de çocuklarla dayanışma, dostluk duygularının önemini yeniden keşfediyoruz. Yaz etkinliklerinde çocuklarla birlikte, dayanışmanın ve dostluğun hüküm sürdüğü bir dünyanın mümkün olduğunu yeniden keşfediyoruz.

Velilerle birlikte kurmaya çalıştığımız dayanışma ağlarıyla, mahallelerde çocuklar için neler yapabileceğimizi tartışıyoruz. Aldığımız kararları birlikte uyguluyoruz. Yeri geliyor çocukların kişilik gelişimi, zihinsel ve bedensel gelişiminin desteklenmesi için velilerin alması gereken tutum ve davranışları tartışıyoruz. Yeri geliyor evlerde, mahallelerde çocukların istismar ve şiddetten korunması için yapılması gerekenleri tartışıyoruz.

Yaz etkinliklerinin amacı; dayanışma derslikleri ve veli inisiyatiflerini yaygınlaştırarak bulunduğumuz her yerde çocuklar için başka bir dünyayı mümkün kılmak. Çocukların mutlu, kendine yetebilen, paylaşmayı ve dayanışmayı öğrenmiş ve öğretebilen, başkasının acısını da sevincini de hissedebilen, güçlü bireyler olarak büyümelerini sağlamak. Yaz etkinliklerini daha da geliştirip yaygınlaştırarak daha fazla çocuğa ulaşabilmek ve çocuklarla birlikte hayal ettiğimiz o başka dünyanın nüvelerini memleketin her köşesinde toprağa ekmek. Çocukların gülüşlerinde gizli o dünyanın kapılarını aralamak isteyen herkes bize katılabilir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir