Dedeler eliyle asimilasyon girişimi – Haydar Arıkuşu

24 Haziran seçim öncesinden cemevlerine yasal statü propagandaları şu günlerde “Alevi dedelerine maaş” haberleriyle devam ediyor. 90 sonrası beş yılda bir; AKP iktidar dönemindeyse her iki yılda bir güncellenip gelen “dedelere maaş” politikası yine Alevilerin gündemine oturdu.

Türk – İslamcı “Devlet aklı” bu, Alevileri asimile etme ve Sünnileştirmeyi kafasına koymuş bir kere. Aleviler, inanç özgürlüğünü kazanmadıkça, kendi yolunca kaderini eline almadıkça da egemen güçler bu zulüm politikasından vaz geçmeyecektir.

Dedelere maaş verme aldatmacası

Dedeler maaş verme tekrar eden bir aldatmaca olarak değerlendirilse de AKP/Erdoğan iktidarı bu defa kararlılığını arttırmış görünüyor. Zira bin dedeye maaş verileceği fısıltılarla dile gelirken, 8 Bin dedenin adını yazdırdığı haberi olayın tuzu biberi oluyor.

Aleviler bu oyuna gelecek mi?

Zira “ dedelere maaş” meselesi bir pirimizin deyimiyle; “ pimi çekilmiş bomba” dır. Şimdi o bomba Alevilerin içine yeniden atılmıştır. Bir asimilasyon hamlesidir. Alevileri Sünnilikle terbiye etmektir.

Aleviler bu oyuna gelmeyecek

Biz Alevi toplumu olarak neden “ Dedelere maaş bağlanmasına” karşı olmalıyız?

Birincisi; amaç devletin Alevi’sini, diyanetin Aleviliğini yaratmaktır. Devletin Türkçü, İslamcı, tekçi zihniyetiyle yetişen Aleviler, hedeflenmektedir. Alevilerin, saray hizmetlisi, devletin kapıkulu görevlisi olması doğrultusunda bir adımdır. Böylece Aleviler, kendi dedesi ve piriyle asimilasyona tabii tutulacaktır.

İkincisi; bu ne yaman çelişkidir ki bir yandan Alevilerin inancı aşağılanıp, cemevleri de ibadet yeri olarak tanınmazken; Alevi dedelerine maaş bağlanıyor.

Sen hem Alevi inancını aşağılayarak onları yok sayacaksın hem de Alevilere” maaş boncuğu” dağıtacaksın. Aleviler, yaratacağınız maaşlı imam dedeler oyununuza gelmeyecektir. Sizin haremi sofranızda,  Alevilerin yeri yoktur. Çünkü onlar aydınlık yüzlü, doğruya sevdalı hakla bütünleşmiş topluluktur.

Dedeliğin lokması talibinin gönül rızalığıdır

Üçüncüsü Aleviler “rızalık lokması” alırlar. Bilgisi, ikrarı, yol ışığıyla; emeği ve hizmetiyle, taliplerinden “hakkullah lokması alırlar. Karşılık beklemeksizin.

Maaş rızasızdır, zorla toplanan, adaletsiz bir vergi sistemi ve sömürü mekanizmasından doğan bir ücretlendirmedir. Dedenin hizmetinin ise tek bir ölçütü vardır; talibin gönlü ve rızalığıdır.

Dördüncüsü; dedelik kurumu, sadece dedelerden ibaret değildir. Onlar, talibi, mürşidi, piri, anası, ocağıyla bir bütündür. Dolayısıyla Alevi gerçekliğinden, yolun bütünlüğünden soyutlanmış dedeler yaratmak, Alevilik inancını yozlaşmaya itmektir. Ayrıcalık, kariyer, eşitsizlik Alevinin yolu olamaz. Çünkü Aleviler kendi yaşam üretim ve paylaşımını, tarihsel komün ruhundan alırlar.

Beşincisi; verilecek maaşlarla, bir “fukuha takımı” yani ayrıcalıklı “fıkıh âlimi” yaratılarak, fetvalarla (güncellikten, yaşamdan, üretim ve taliplerden kopuk fetvalarla) yönetilen bir Alevi toplumu hedeflenmektedir.

Alevileri kurtaracak olan

Tüm bu gerçekler ışığında Alevilerin, Alevi örgütlenmelerinin “dedelere maaş” projesine karşı durmaları hayati önemdedir.

Gerçek olan, Alevileri özgürleştirecek olan kendi özgün, meşru, bağımsız örgütlülüğüdür. Kendisini kurtaracak gücü ve kollarıdır.

Diyanet kaldırılmadan Aleviler özgürleşemez.  Alevilik inancı tanınıp yasal güvenceye kavuşturulmadan, cemevleri ibadet özgürlüğü içinde kabul görmeden Alevilere, Alevi dedelerine devlet tarafından verilen her “kırıntı” yozlaşma, yok etme, kölelik, zülüm mekanizmasıdır.

Aleviler tarihsel komün güçleriyle, inanç değerlerini oluşturarak bugünlere taşımıştır. Onlara eşit yurttaşlık hukukunu, inanç özgürlüğü zeminini meşrulaştırıp, kurumsallaştıracak enerji de bu devrimci komün geleneğidir.

Alevilik, oyunlarla, maaş aldatmacalarıyla, restorasyonlarla kurtarılamaz, özgürleştirilemez. Türkiye AKP/MHP ittifakıyla faşizme doğru giderken tek hedef “Demokratik Cumhuriyet” olmalıdır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir