Dün erkendi, yarın geç, bugün tam zamanı! – Pelin KAHİL

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

 

Gerilim ve belirsizliğin yükseldiği ve sürecin her geçen gün daha da sertleştiği tarihsel bir momentten geçiyoruz.

İktidar içine girdiği kriz ortamı derinleştikçe saldırılarını yoğunlaştırıyor, kitlelerin bilincini ve iradesini teslim almaya çalışıyor. An be an gerçekleştirdiği hamlelerle kitleler üzerinde yüksek bir basınç oluşturuyor.

Öz-Kontrol

Puslu havanı hakim olduğu bu kaotik ortamda sıradan bireyler şaşkınlaşıp denge kaybı yaşıyabiliyor. Yaşamlarımız, korku ve güvensizlik duvarlarıyla çevreleniyor. Bireylerin, konumunu belirleme, hareket etme ve hareketinin yönünü tayin etme becerisi giderek zayıflıyor.

Devrimci kadrolar açısından ise, şimdiki kaotik ortam içinde saklı olan birçok devrimci imkanı barındırıyor. Ancak günlük bir bakış ve yaşayışla bu imkanlara doğru yol almak mümkün değil. Her yeni gün önceki günden daha derin bir bakış ve müdahale etme becerisi talep ediyor.

Devrimci kadro, sakin ama hareketli, net ama esneyebilen, günlük siyaset tarafından belirlenmeyen ama günlük politika içinde konumlanabilen, bir kendini-kontrol becerisini oluşturmalıdır.

Öz-kontrolü sağlayabilme, en karanlık tünelin ya da en karmaşık labirentin çıkışını bulmanın ön koşuludur.

İhtimalleri değerlendirme ve yolda ilerlerken çıkacak problemlerle başa çıkma, sıradan-duygusal bakıştan kopuşan bir devrimci rasyonaliteye sahip olabilmekle mümkündür.

Zaman-hedef

Sermayenin ve onun politik sürecinin akış hızının kesintisiz şekilde arttırdığı bu dönemde, her günü kazanmanın yolu “an be an” ve “adım adım” planlanmış bir harekettir.

Hedefi kazandıran hareket ise, öylesine-keyfi-rastgele bir hareket değil, kendisine biçim veren ve sonuca ulaştıran bir yapıya sahip olan; yani, bir hedefe sahip olan ve zamanı kontrol edebilen planlanmış bir harekettir. Hele günümüzdeki olağanüstü ortamda, her günün bile kendine özgü ihtiyaçları vardır ve ancak ve sadece zamanında karşılanmakla anlam kazanıp değer üretebilir.

Kanser hastalığına yakalanan bir hastanın iyileşme ihtimali, özellikle hastalığın tespit zamanına bağlıdır. Hastalığın bir aşamasından sonra müdahale, hastayı iyileştirmez ve tedavi anlamsızlaşır.

İşte devrimci mücadelede de önemli nokta hedefe, zamanında ulaşmaktır.

Devrimci çıkış

Güncel politikada gerçekleştirdiğimiz her hamlenin, bugünün koşullarında tarihsel-toplumsal bir zeminde konumlanma ihtimali var. Kitlelerin özneleşeceği ve kendi iktidarını kuracağı bir zemin hiç olmadığı kadar güçleniyor.

Devrimci kadronun pratiği, Haziran isyanından bu yana bazen çıkış yapan bazen de geri çekilen toplumsal güçlerle bütünleşecek bir “devrimci eylem” olarak kendini inşa etmelidir.

Militan kadronun pratiği, ayrıntıda yoğunlaşan, her zorlanmadan daha yüksekteki başka bir eşiğe geçerek kopuşan ve “kendine güvenip-etrafına güven veren” bir eyleme halidir.

Devrimci pratik, biriken devrimci enerjinin hedefine zamanında ulaşmak gerilimiyle adeta bir volkan gibi patlama halidir.

Bugünü karşılamanın ve bugünden geleceği kurmanın görevine talip olmak için günlük işleri yerine getirmek yetmez. “Neyi, Nasıl ve Ne Zaman” yapacağını bilmek ve rotayı şaşırıp yoldan sapmadan yürümek gerek.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir