Eğitimde yeni ortaöğretim modeli – Haydar Arıkuşu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Yeni Ortaöğretim Modeli”ni kamuoyuna duyurdu.

Yeni model,  AKP’nin  “2023 Eğitim Vizyonu”nun içeriğiyle birlikte değerlendirildiğinde sermaye yanlısı eğitim anlayışının “şifrelerini” görebiliriz.

Açıktır ki yeni eğitim modeli kamusal eğitim anlayışıyla değil sermayenin ihtiyaçlarına göre biçimlendirilmiştir.

Modelin ana maddelerinden biri “ kariyer ofislerinin” kurulacağı bilgisi. “Kariyer ofisleri”, rekabet, küresel piyasa vurgusu okulların birer işletme mantığıyla yönetilme isteğidir. Ki kariyer ofisleri, “okul rehberlik hizmetini” mesleki kariyer edinmeye indirgeyecektir.

“Özel okulları” destekleyip daha da yaygınlaştırma perspektifi ise, yine sermayenin çıkarları doğrultusunda hareket etme kararlılığının bir başka ifadesi.

Bağlaşık olarak, AKP’ nin “2023 Eğitim vizyonu”nda savunma sanayi için meslek liseleri önemli bir yer tutuyor Bunun pratik adımları atılmaya başladı bile. MEB “Küresel Güç Türkiye” seferberliğiyle öğretmenlere savunma sanayi eğitimi veriyor. Akabinde ilk savunma sanayi lisesi ASELSAN Meslek Lisesi açılıyor. Yeni ortaöğretim modeliyle birlikte bakanın açıklamalarında açıkça meslek liseleri özendirilip ve savunma sanayi vurgusu yapılıyor.

Savunma sanayinin AKP dilindeki adı; savaş sanayi olarak okunmalı.

Kadrolu öğretmenlerin tasfiyesi

Ders sayısının azaltılmasının AKP iktidarının eğitimde neoliberal politikalarındaki karşılığı öğretmenin norm fazlalığına düşmesidir. “Yeni sistemi öğretmenler üzerine kuruyoruz” diyorsa da; kadrolu öğretmeni destekleyen ekonomik, kültürel, mesleki bir yaklaşım sergilenmiyor aksine öğretmenlerin güvencesizlik koşulları artırılıyor, sözleşmeli öğretmenliğin yaygınlaştırılacağı beyan ediliyor.

Yetenek sınavları kaldırılıyor

Yeni modelde en tartışmalı en ağır sonuçlar doğuracak uygulamalardan biri yetenek sınavlarının kaldırılması olacaktır.

Bu doğrultuda ilk adım YÖK Başkanı Yekta Saraç’tan geldi. 14 tasarım bölümünde “Yetenek sınavına” bağlı olmadan Üniversiteye Giriş Sınavı’yla öğrenci alınacağı ilan edildi. Ancak öğrencilerden ve meslek sahiplerinden tepki alınca bir yıl ertelendiği söylenerek geri adım atıldı. Şimdilik tehlike ötelense de iktidarın niyeti açıkça ortada.

Alevi Liseleri

Asimilasyon ve yok sayma politikasının bir yansıması olarak eğitim sistemin bir boyutu da “Alevi İmam Hatip Liseleri” projesidir. “Yeni model”de de Türklüğün, İslamlığın dışında başka bir “Özgürlük” tanımam deniliyor.

 İstanbul Halkalı’da yapımı tamamlanan ve gelecek yıl eğitime hazırlanan lise kapsamlı bir “Alevi Asimilasyon Projesi’dir.

Bakan; “çağımız “tekillik çağı”, biyolojinin, fiziğin dijitalleşmesi çağı ve eğitimde buna göre biçimlenmelidir” diyor. Siz onu “Türk-İslam Sentezinin” neoliberal politikalarla dijitalleşmesi diye anlayın.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*