Ekonomik düzlem sarsılıyor – Serkan Nar

AKP iktidarı 2002’den beri, neoliberal politikaları hiç tereddütsüz hayata geçiren bir pratik sergiliyor. Parti ismindeki ‘kalkınma’ deyim yerindeyse onun var oluşsal durumunu özetleyebilecek önemli bir veri sunuyor. Finans kapital 2001 krizinden çıkış yolları ararken,  beklentilerini yerine getirecek seçenekler içerisinde, eski siyasal partilerde, artık yeni süreci taşıyabilecek kapasite görmeyince, ‘kalkınma’nın kimin için olacağına da işaret ederek, siyasal arenaya yeni bir partiyi müjdelemiş oldu.

Evet, AKP’yi var eden koşullar, ekonominin durağanlığı aşma arayışlarının olduğu ve sermaye birikimi için artık kimi risklerin alınması gerektiği bir süreçte olgunlaştı.

Kriz gerçek

Ancak işler hiç de hesaplandığı gibi gitmedi, hayat sürtünmesiz bir ortamda akmıyor. Hiç şüphesiz AKP iktidarı boyunca önemli badireler atlattı. Gezi,15 Temmuz, tarihe sadece birer önemli gelişme olarak not düşülmedi.

Bu olaylar iktidar bloğunda gedikler açmayı başardı. Erdoğan tam da bu gediklerin yaratmış olduğu basınçlarla uğraşırken, kendisini konumlandırdığı ekonomik düzlem, onu teğet geçmeyecek düzeyde, zeminini sarsmaya başladı.

İktidarın bunca zaman sonra hâlâ Gezi’yi sindirememesinin nedeni başka ne olabilir ki? Dolayısıyla iktidar her ne kadar kriz olmadığını söylese de ekonomik göstergeler ve enflasyon verileri, işlerin iyi gitmediğini ve krizin gizlenemeyecek boyutlarda olduğu gösterdi.

Enflasyon

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Kasım ayında enflasyon yüze 1.44 oranında düştü. Yıllık enflasyon ise yüzde 21.62 oldu.

Enflasyon, mal ve hizmetlere ilişkin genel fiyat düzeyinin yükseldiği ve dolayısıyla paranın satın alma gücünün düşme hızıdır. Dolayısıyla resmi açıklamaların gerçek enflasyonu yansıtmadığını en iyi vatandaş biliyor.

At! ya tutarsa

Bakan Albayrak, “enflasyonla mücadelenin ikinci ayağı” dediği ÖTV ve KDV indirimi paketini açıklarken, indirimli ürünleri şöyle sıralıyordu: Beyaz eşya sektöründe ÖTV oranları yılsonuna kadar sıfırlandı. 1600 cc ve altı motorlu araçlarda ÖTV 15 puan inerken, ticari araçlarda KDV oranı yüzde 18’den yüzde 1’e indirildi. Mobilya sektöründe KDV yüzde 18’den 8’e düşürüldü.

Dolayısıyla Bakan Albayrak Kasım ayı enflasyon verilerini büyük bir sevinçle karşıladı. Ancak kazın ayağı öyle değil. Vatandaş her ay araba almıyor, televizyon, buzdolabı tüketmiyor, yurt içi veya dışı gezilere çıkmıyor. Bu yüzden tüketmek zorunda kaldığı ürünlerin fiyatlarının azalmadığını, aksine arttığını görüyor. TÜİK’in sepetiyle, vatandaşın sepeti uyuşmuyor.

Geçtiğimiz ay açıklanan enflasyon rakamlarını yüksek bulan Bakan, TÜİK Başkan Yardımcısını görevden aldıktan sonra Kasım ayı için aynı senaryo yaşmaması açısından TÜİK önemli bir çalışma yaptığını söyleyebiliriz.

 Stagflasyon kapıda

Türkiye’de enflasyon yükseliyor buna karşın büyüme hızı giderek düşüyor. İşsizlik yükseliyor. Konkordato veya iflas ilan eden firmaların sayısı artıyor.

Türkiye’nin ekonomisindeki en kötü senaryolardan biri olarak kabul edilen stagflasyona girdiği henüz herkes tarafından kabul görmüş bir görüş değil. Ancak hızla bu noktaya doğru gidildiği konusunda bir tartışma yok.

Sınıflar mücadelesinin, deneyimleri ve birikimleriyle hemhal olmuş bir coğrafya, içinde bulunduğumuz, krizler sarmalının nasıl aşılabileceğini bize yeniden gösteriyor. Fransa’nın ateşi dünyayı yakar.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*