Erdoğan Führerleşiyor! – Kader Ortakaya

Toplumsal Özgürlük Gazetesi- Ocak 2014 Sayısı

23.01.2014

Önce MİT sonra HSYK şimdi de Ordu.

Erdoğan bu kurumları kendi dokunulmazlık zırhının içine alarak, Cemaat’in olası müdahalelerinden korumak istiyor. Bunu yaparken de onları doğrudan kendisine bağlayarak, daha çok güçleniyor. Rejim, gittikçe Erdoğan merkezli, faşizan bir karaktere bürünüyor. Erdoğan, führerleşiyor!

Kimin rejimi?

Neo-liberal politikalara dar gelen ordu egemenliğindeki rejim, yerel ve küresel sermaye güçleri eskortluğunda, AKP tarafından restore edildi.

Gel gör ki, bu “zorlu” yolda, Erdoğan’a yapılan güzellemeler, onun kendisini dev aynasında görmesine sebep oldu. Yeni rejimin “padişahı” ilan edilmişti!

Ve ama, evdeki hesap “Çarşı”ya uymadı. Gezi ve Kürt Özgürlük Hareketi yeni rejime çomak soktu.

Rejim su almaya başladı. Su aldıkça, iktidar ortakları def gibi gerildi. Sonunda da patladı!

Sermaye güçleri ise, bin bir zahmetle kurabildikleri yeni rejimi kimseye, o arada Erdoğan’a da,”yedirtmek” istemiyorlar.

Ustalık dönemi, ahmaklık dönemi oldu.

Peki, nasıl?

ABD’nin “kazan-kazan” stratejisiyle, Ortadoğu’ya koşumladığı AKP, kendisine çizilen sınırları aştı. “Stratejik derinlikte” boğuldu.

El-Nusra taşeronluğunda hem Rojava hem Esad tarumar olacaktı. TL Ortadoğu pazarlarını feth edecek, bir yandan da İran’la saman altı ticaretiyle kasalar dolmaya devam edecekti. Türkiye, Ortadoğu’ya “abilik” yapacaktı. Hayaller gerçek olmadı!

Obama, beyzbol sopasını gösterdi. AKP’yi uyardı. Sonunda da Cemaat eliyle, 17 Aralıkta, o sopa adresine ulaştı.

Erdoğan, yeni rejimin merkezine yerleşiyor.

Krize, “krizi güçlenerek atlatma” stratejisiyle müdahale ediliyor.

Erdoğan, Cemaat’e karşı gardını alıp saldırıya geçti. Başkanlığını “savaş” koşullarına göre düzenliyor, istenen kelleleri feda etti.

Yeni rejimin, daha yoğunlaşmış bir totalitarizm ve sivrilmiş bir oligarşi olarak güncel biçimi şekilleniyor: Tayyip diktası!

Önce MİT sonra HSYK şimdi de Ordu.

Erdoğan bu kurumları kendi dokunulmazlık zırhının içine alarak, Cemaat’in olası müdahalelerinden korumak istiyor. Bunu yaparken de onları doğrudan kendisine bağlayarak, daha çok güçleniyor. Rejim, gittikçe Erdoğan merkezli, faşizan bir karaktere bürünüyor. Erdoğan, führerleşiyor!

Erdoğan’ın umudu sandıkta.

17 Aralık’ın ilk rövanşının alınacağı yerel seçimler, AKP için hayati önemde.

Erdoğan, AKP’den bir bir kopan halkalar sonucu, kendi fraksiyonuna dönüşen iktidarının çeperini, yeniden genişletmeye çalışıyor.

Roboski’den Paris katliamına, üstüne yapışan ve hesabını halka veremediği pislikleri, bunların tümünü beraber yaptığı Cemaat’e atarak, kendisini aklamaya çalışıyor.

Gözünü Kürdistan’a dikmiş durumda. Yılllardır zulum ettiği Kürtlerden destek istiyor. Güçlü olduğu zaman dahi içeremediği Kürtleri, topal haliyle içermeye çalışıyor.

Yeni rejime göre dizayn edilen Ordu’yu, Cemaat’ten hesap sormaya çağırıyor.

Krizden güçlenerek çıkmanın yolunu, bu güçlerin üzerine basarak ayağa kalkmakta görüyor.

Rejimi kendi hakimiyetine göre dizayn etmeye devam ediyor. Biliyor, kalemi kırılmış. Gidecekse de “savaşarak” gitmek istiyor!

Erdoğan, “içeride” esip gürlüyor ama “dışarıda” geri adım atıyor. Efendilerinin gözüne girmeye çalışıyor.

Peki, Erdoğan gidecek mi?

Muhtemelen gidecek.

Ama kalma olasılığı da var. Ona bu olasılığı veren de, rejimin gerçek sahibi sermaye güçlerinin henüz alternatif bir iktidar adayı yaratmamış olmalarıdır. CHP, henüz “tedaviye” tam olarak cevap verebilmiş değil. Öyle kolay olmuyormuş bu işler.

Egemenler, sisin halk güçlerinin üstüne çökmesini istiyorlar. Ezilenlerin önüne duvar gibi örülen hukuk, emniyet, ordu gibi devletin tüm aygıtlarının, iktidar ortaklarının çıkarlarına göre nasıl dizayn edildiği apaçık ortada değil mi?

Bu puslu havada, Gezi direnişini arkalarına destek yapan halk güçlerinin de güçlenme olasılığı var. Zaten bu pisliği temizleyebilecek olanlar, onlar değil mi?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir