FAŞİZM YÜKSELİYOR MÜCADELE DE YÜKSELECEK!

Share on Facebook91Tweet about this on Twitter

7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi, 1 Kasım seçim darbesi de, Erdoğan/AKP ve Halk güçleri arasında geçti.
7 Haziran’dan sonra Erdoğan/AKP şürekası tarafından “yeni” bir seçim dayatılmış olsa da, bizim için gerçek eğilimleri yansıtan 7 Haziran seçimleridir.
Zira, Erdoğan öncülüğünde “faşizm” yükseltilerek, hile, yalan ve devletin yönlendirdiği açık ve gizli  örgütlerin şiddet uygulamaları yüzünden seçim çalışması yürütülememiştir. Bunun sonucunda bir seçim darbesi yapılmıştır.
Dolayısıyla, seçim sonuçlarını, sadece sandıktan çıkan oy oranları üzerinden değerlendirmek, süreci iyi okuyamamak, dahası yeni dönemi ön görememek olacaktır…
AKP kulvarından gelen her türlü hileye rağmen, HDP, barajı aşabildi ve önemli bir toplumsal güç olduğunu gösterdi. Kaosun şiddet yoluyla derinleştirildiği böylesi bir zeminde HDP önemli bir başarı elde etti. Durumu “başarısızlık” olarak belirtip, her şeyin kaybedileceğinden çekinen liberal akıl hocaları ise panik içindeler.

Düzen Partilerinde Hegemonya Kaybı

1 Kasım seçimlerinde kaybeden hiç şüphesiz MHP’dir. 7 Haziran sonrası yapıp ettikleriyle oyları AKP’ye kaymıştır. MHP büyük oranda terbiye edildi ve geriye itildi.Belli ki, yeni süreçte MHP’yi varlık-yokluk gerilimi içinde yaşayacağı zor günler bekliyor.

Büyük Birlik Partisi ve Saadet Partisi’nin de büyük bir oy kaybı yaşadığını görebiliriz. CHP cenahında değişen pek bir şey yok. Her zamanki gibi yerinde sayıyor… Kılıçdaroğlu’nun sözde “yenilenmeci” hamleleri bir türlü tutmuyor… Solla mı ilişki kursam yoksa sağ kanada mı yanaşsam ikilemindeki olan CHP yaşayan bir ölü olma özelliğini koruyor.

1 Kasım sonrası Türkiye’yi giderek sertleşen bir dönem bekliyor. Halkçı devrimci, demokrat güçler, özellikle Gezi ayaklanmasının açığa çıkardığı tüm dinamikler hareket halinde… HDP, parlamento içinde aktif bir muhalefet yürütebilir.

HDK içinde örgütlenecek halk güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda yürütülecek mücadele ise, bugünkü çıkmaz duruma çözüm gücü olabilecek bir alternatif halkçı iktidarın tohumlarını atar, hem de parlamentodaki vekilleri kapsayarak kendi meşruluğunu arttırır.

Krizin Dinamikleri

Uygulanan baskıcı gerici politikalara karşı Alevilerin uyanışı ve kopuşu, bütün ülkede mayalanan kadın isyanı, üniversitelerde ve liselerde gerici eğitim sistemine baş kaldıran gençler, köyleri, suları ve yeşili için direnen ekolojistler, uzun süredir lokal direnişlerden sonra metal greviyle somutlaşan  işçi sınıfı direnişi…

Bütün bu halk güçleri, mücadelenin aktörleri olacaktır. İşçi sınıfının hareketi ve anti kapilalist mücadele ile devrimci demokratik halkçı güçlerin harmanlandığı bir mücadele hattı, AKP’yi geriletmek ve sarsmak için son derece hayati olacaktır.
AKP kimlik ve mezhep çatışması üzerinden yürüteceği politikalarla gündemi belirlemeye çalışıyor. Önümüzde ki süreçte, yine kitlelere algı operasyonu sürdürülecektir. AKP’nin aldığı “yüksek oy oranı”  ülkenin içinde bulunduğu krizi çözmeye yetmiyor. Kriz alanları
AKP’yi baskılamaya devam ediyor.

AKP ise, sıkıştıkça daha fazla şiddet ve daha fazla yalana başvuruyor.

Evet, daha sert bir dönemin kapıları açıldı ve riskli bir dönemde kitlelerin daha geride durduğu bir karmaşayı yaşayabiliriz. Ama, tam aksine, kitlelerin kendi çıkarları doğrultusunda her zamankinden daha fazla öne çıktığı günlere de şahitlik edebiliriz.

Her iki uç durum, bu dönemde iç içe geçmiş halde de yaşanabilir.

Bu döneme uygun politik akıl, konsantrasyon ve örgütlenme şekillendirmek durumundayız. Herkesin kafasının karışık olduğu ve  kontrollü gerginlikten kaosa doğru sancılı bir geçiş sürecindeyken  Lenin’den bir örnekle durumu özetleyelim.

“Devrimin bu “olağanüstü karmaşık durumu” ne kadar da acı verici —burjuva aydını böyle düşünüp böyle hissediyor.

“Onları” sımsıkı yakaladık, “onlar” eskisi gibi küstahlaşmaya cesaret edemiyorlar. Daha sıkı tutarsak işlerini tamamen bitiririz —işçi böyle düşünüp böyle hissediyor…”

Gün tam da bir işçi gibi düşünmenin günüdür…

Share on Facebook91Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir