Geceleri de sokakları da meydanları da istiyoruz – Gamze Özkök

Supporters of Istanbul Mayor Ekrem Imamoglu shout anti-government slogans as they take part in a protest against the re-run of Istanbul mayoral election in Istanbul, on May 6, 2019. - Turkey's top election body ordered a re-run of Istanbul's mayoral election on May 6 after the party of President Recep Tayyip Erdogan complained about its shock defeat in the vote, the state news agency reported. The winner of the election, Ekrem Imamoglu of the main opposition Republican People's Party (CHP), said it was a "treacherous decision" and vowed to fight on. (Photo by Yasin AKGUL / AFP)YASIN AKGUL/AFP/Getty Images

Seçim sürecini geride bıraktık.

Her seçim sürecinde olduğu gibi, kadınlar bu seçim çalışmalarında da aktif yer aldı.

Yerel seçimlerin erkek yüzü 

Yerel seçimdeki aday tablosuna baktığımızda partilerden aday gösterilenlerin çoğunun erkek aday olması şaşırtmadı.  

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği’nin (KA-DER) açıkladığı rapora göre, 31 Mart’ta gerçekleşen yerel seçimlerde partilerin gösterdiği kadın adaylarının sayıları şöyle: 

AKP’nin 1297 adayından sadece 24’ü kadın, CHP’nin aday sayısı 44, MHP’nin 14, İyi Parti’nin 5, Saadet Partisi’nin sadece 2 kadın, HDP’nin ise 145 kadın adayı yerel seçimlerde aday gösterildi. 

Bu tablo bize yerel yönetimin cinsiyetini de göstermiş oluyor. Nasıl bir yerel yönetim sorusunun herkesi etkilediği ama özellikle kadınları daha derinden etkilediği bir seçimde kadınların temsiliyeti giderek azalıyor. 

Nasıl bir kent?

Yerel yönetim politika ve uygulamaları kadınların hayatlarını doğrudan etkiliyor. Evde, sokakta ne yaşadığımızdan hangi hizmetlerden ne kadar yararlanacağımıza, mekanın planlamasından ulaşım koşullarına, park, bahçe, yeşil alan oranından sokağın ışıklandırılmasına, belediye kaynaklarının kimler için nasıl kullanılacağına dair karar, politika ve uygulamalar, kadınların yaşamlarında önemli bir rol oynuyor. 

Bir kent düşünelim, bu kentte kaç ücretsiz kreş var? Kaç yaşlı bakımevi var? Bu kent, günün herhangi bir saatinde kendisini dışarı atmak isteyen, nefes almak isteyen bir kadın için ne kadar güvenli? Parklar gece yürüyüşleri için ne kadar güvenli? Kadınlara yaşamı ne kadar eşit-özgür yaşanabilir kılıyor bu kent?

Kadın dostu kentler fikrini bir seçim vaadi olmaktan çıkarıp, günlük yaşamda nasıl uygulanabilir kılarız. 

Kadınlar için yaşanabilir kentler

Kadınlar için yaşanılabilir kentlerin teminatı yine kadınların mücadelesinden geçecek. Her şey çok güzel olacak ama nasıl?

Kentler, kadınlar için nasıl güzelleşecek?

Kadınlar açısından hiç de güvenli olmayan kentler için neyi istiyoruz? Bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Bu soruların cevabı kadınlar açısından önümüzdeki süreci belirleyecek.

Kadınların öncelikli olarak ihtiyacı olan; her mahalleye kadın danışma ve dayanışma merkezleri, her mahalleye ücretsiz kreş ve gündüz bakımevi, ücretsiz hasta yaşlı bakımevlerinin yapılması olacaktır. Ayrıca kentlerdeki açık alanların sayılarının arttırılması, ulaşımın ücretsiz ve güvenli olması, ışıklandırma problemine dair somut önerilerinin hayata geçmesi kadınların toplumsal yaşama katılabilmesinin önünü açacaktır. 

İhtiyaçların yerellerde doğrudan kadınlar tarafından tartışılıp belirlendiği, uygulanmasında da yerel düzeyde kadınların kolektif olarak yer aldığı bir örgütlenme biçimini hayata geçirmek gerekiyor. Kadınların kendi sözünü söyleyeceği ve yerelle alakalı alınacak tüm kararların içerisinde yer alacağı Kadın Meclisleri’nin kurulması hayati önem teşkil ediyor. Kadınların salt hizmet alanlar olmaktan çıkıp yerel hizmetlerin belirlenmesinde doğrudan söz söyleyeceği ve katılımcılığını arttıracağı kadın meclislerini kurmak yaşamsal ihtiyaç olarak karşımızda duruyor.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*