Halkın direnişi cendereyi aşıyor – Hasan Feramuz

“Batı’da kaybettir, Doğu’da kazandır” sloganıyla 31 Mart seçimlerine girerek AKP-MHP blokuna büyükşehirlerin çoğunu kaybettirip kayyımların elindeki belediyelerin de çoğunu kazanan HDP, iktidarın arkası kesilmeyen saldırılarıyla karşı karşıya. Kayyımlar ve “annelerin” yanı sıra kapatılma olasılığıyla da karşı karşıya olan HDP, halkın direnişiyle bu hamleleri savurmaya devam ediyor.

İktidar yeminli

İktidar, seçim öncesi “vaadini” gerçekleştirerek Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyım ataması halkta büyük bir tepkiye yol açmakla kalmadı, bir ayı aşan bir direnişin de müsebbibi oldu.

Bu direnişin gücü, HDP ile yan yana görüntü vermekten imtina eden CHP’lileri Diyarbakır ve Mardin’e kadar getirtti.

Böylece iktidarın kriminalize etme çabaları boşa düşürülmüş olmakla birlikte HDP’yi kendisine muhtaç olarak gören ana muhalefet kısmen de olsa sokağı tatmış oldu.

Kayyım hamlesinin boşa düşmesinin ardından bir politik hamle olarak HDP binası önünde başlatılan otuma eylemleri ise iktidarın aslında bütünlüklü bir strateji güttüğünün göstergesi.

Annelerin ardından, bakanlar ve sarayın “sanatçılarının” birbiriyle yarışırcasına HDP il binası önüne gitmeleri bu hamlenin bir mizansenden öteye gidemeyeceğini işaret ediyor.

Elbette iktidarın HDP’yi boğma çalışmaları devam ediyor. Nitekim kısa bir süre sonra Kulp’ta 7 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamanın ardından Kulp Belediyesi’ne ışık hızıyla kayyım atanması da iktidarın HDP’yi “silene” kadar durmamaya yemin ettiğini gösteriyor.

Bölgeye yoğun “ilgi”

İktidarın HDP’yi bitirmeye yönelik hamlesine karşılık “muhalefetin” de HDP’yi güç alanına çekmeye yönelik hamleleri artıyor.

“Düğün” için Batman’a giderken şöyle bir Diyarbakır’a da uğrayan İmamoğlu Kayapınar Belediyesi’ne Atatürk portresi hediye ederek “desteğini” gösterirken, Muharrem İnce de Ahmet Türk ziyaretiyle 2023 (belki de daha önce) başkanlık seçim çalışmalarına başlamış oldu. Bu ikilinin yerel seçimlerde Kürtlerin “kazandıran” oylarını, olası başkanlık seçimi için kendisine almaya oldukça niyetli olduğu görülüyor.

AKP’den kopuşan Davutoğlu’nun da 7 Haziran-1 Kasım 2015 sürecinde “suçsuzluğunu” ilan etmesi, kayyıma “karşı çıkması” ve kendisine “Serok” denmesine sevineceğini ifade etmesi de gözünü ilk olarak bölgeye diktiğini imliyor. Keza Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Karamollaoğlu’nun Kürtlere yönelik söylemlerini arttırması da gösteriyor ki bu ikili AKP’den HDP’ye yönelen “dindar” Kürtleri “kazanmayı” amaçlıyor.

Cendere kırılabilir

Bir taraftan AKP-MHP bloğunun bitirmeye yönelik saldırıları, diğer taraftan CHP-Davutoğlu-SP’nin kendi alanlarına dolgu yapma çabaları arasında kalan HDP, bugüne kadar olan mücadelelerin gösterdiği ve hala göstermeye devam ettiği üzere halka dayandığı takdirde bu cendereden kurtulabilir.

Halkla birlikte yürütülecek mücadelenin yanı sıra devrimci-demokrat-halkçı güçlerle Demokratik Cumhuriyet etrafında kurulacak güç alanı bu cendereyi parçalayarak halkların tarihinde yeni bir sayfa açma olasılığının yüksek olduğunu gösteriyor.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*