HDP Kongresi’nde öne çıkan notlar – Perihan Koca

31 Mart yerel seçimlerinde ağır darbe alan siyasi iktidar, faşizmin kurumsallaşması yolunda adımlarını sıklaştırırken, ana odağını karşısında oluşan muhalefeti tasfiye etme temeline oturtmuş, bu doğrultuda başta Halkların Demokratik Partisi (HDP) olmak üzere halkçı, demokratik, toplumsal dinamiklere yönelik çok yönlü saldırı politikaları ile bu süreci işletmeye başlatmıştı.

Yerel seçimlerde bir önceki seçimler akabinde kayyum atanan belediyeleri tekrardan kazanan HDP, ikinci kez kayyum dalgası ile karşılandı ve başta Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere onlarca belediyeye yeniden kayyum atandı, Belediye meclis üyeleri görevlerinden alındı, tutuklandı.  Halihazırda on binlerce üyesi cezaevlerinde rehin tutulan, kesintisiz gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla etkisizleştirilmeye, politik gücü kırılmaya çalışılan HDP, ana akım medyada kriminalize edilmek dışında esamesi bile okunmayarak kongre sürecine girdi.

Son derece olağanüstü ve zor koşullar altında, 23 Şubat Pazar günü Ankara’da kitlesel ve coşkulu bir katılımla HDP’nin 4. Olağan Büyük Kongresi gerçekleşmiş oldu.

Kongre’de öne çıkanlar

HDP kongresine ilişkin, öncelikli olarak şunu belirtmek ve öne çıkarmak elzem: Kongre, Kürt hareketinin uzun erimli mücadelesinde ağır bedeller ödemiş olan toplumsal tabanın direnci ve gücüyle bir halk kongresi olarak gerçekleşmiş, önemli bir direniş ve kazanım mevzisidir. Kongreyi belirleyen Kürt halkının direnci, kongrenin başarısı Kürt halkının başarısıdır.

Bir diğer önemli husus, kongrede verilen “enternasyonalizm” fotoğrafı oldu. 2019 yılında Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevleriyle birlikte ortaya çıkan toplumsal tepki ve uluslararası kamuoyunda oluşan meşruiyet başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, Batı’da eş zamanlı ve ardışık olarak gerçekleşen kitlesel eylemler ile yeni bir boyut kazanmıştı. Şimdi, dünyanın dört bir yanından, 28 ülkeden gelen temsilci heyetlerinin kongre kürsüsünden yapmış olduğu deklarasyon ve verilen ortak fotoğraf Orta Doğu’da bir aktör konumuna yerleşen Kürt hareketinin uluslararası düzlemde oturduğu yere ilişkin oldukça önemli bir emaredir.

“Demokrasi İttifakı”

HDP kongresinde öne çıkan ana tema “demokrasi ittifakı” oldu. Radikal demokrasi programı etrafında, sosyalist soldan kimi yapıların da bileşen hukuku ile içerisinde bulunduğu bir birlik partisi de olan HDP’nin ana mottosu kurulduğu günden itibaren, demokrasi güçlerinin birliği ve ittifakı olagelmiştir. Ancak içerisinde bulunduğumuz ülke konjonktüründeki faşizm ve restorasyon olasılıklarını göz önünde tutarak siyaset gündeminde AKP-MHP iktidar bloku karşısındaki tüm güçlerin yan yana geliş koşullarının “demokrasi ittifakı” lafzı altında konuşulmaya başladığı bugünlerde kongre fotoğrafının işaret ettikleri başka bir mahiyet kazanıyor. Zira “demokrasi ittifakı” kavramının içerisine hangi güçlerin, nasıl konulduğu/konulacağı siyasi gündemin kritik tartışma başlıklarından biri, ki önümüzdeki günlerde bu tartışma ile daha sık haşır neşir olacağımız da aşikâr.

HDP kongresinde Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni temsilen gelen Genel Başkan Yardımcısının ön sıralardaki varlığı ve şimdilerde DEVA Partisi olarak deklare edilen partinin Genel Başkanı olan Ali Babacan’ın mesajının okunması ve sıkça dillendirilmeye başlanan “AKP-MHP faşist gidişinin karşısında tüm güçlerin ittifakı” söylemleri, HDP’ye yönelik izolasyon politikalarını kırma analizleriyle yahut salt diplomatik ilişkiler çerçevesinde değerlendirilemez yahut içerisinde bulunduğumuz ülke koşulları  “AKP ve diğerleri” şeklinde bir indirgemeci ikilik ile açıklanamaz. Bu bakış ana sıkışan, tek yönlü, yüzeysel, kendinden menkul bir gidiş okuması olacaktır.

HDP, parlamento içerisindeki herhangi bir parti değildir. Türkiye’nin demokratik, halkçı, devrimci mücadelesinde önemli bir rolü olan bir örgüttür. Dolayısıyla HDP’nin alacağı pozisyon, izleyeceği rota ülke siyaseti açısından kritik olacaktır. Yeni dönem politikasında belirlenecek bu yol haritasında, sosyalistlerin alacağı pozisyon da bir o kadar belirleyici olacak. Özellikle de HDP’nin alacağı pozisyonda ana muhatap olacak olan HDP içerisindeki sosyalist yapıların tutumu.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*