Her yer çocuk yaz etkinlikleri ve alternatifin inşası – Her Yer Çocuk Gönüllüleri

Özgürleştirici eğitim zor ve çok çetrefilli bir konu. Uzun uzun tartışılması ve birtakım pratik deneyimlerin de aynı anda yaşama geçirilmesi gerekir. Üstelik bu konuda çeşitli gidiş yolları var ve daha fazlası da mümkün.

Her Yer Çocuk Yaz Etkinlikleri bütün tartışmalara cevap üretemez şüphesiz. Ancak yaz döneminde mütevazı olanaklarıyla birtakım eğitim ilkeleri ve özgürlük pratikleri geliştirebilir.

Örneğin Her Yer Çocuk Yaz Etkinlikleri konumlanmasını ilerici-gerici eğitim ikiliğine hapsetmez. İlerici eğitim denilen eğitimde de, gerici olarak nitelendirilen eğitimde de eğitim hiyerarşisi söz konusu ve çocuğun özneleşme kapasitesi konusunda her ikisi de pek az şey söyler.

Her Yer Çocuk Yaz Etkinlikleri çocukların dünyayı kendi çabalarıyla bilip anlamalarının önünün nasıl açılacağının olanaklarını bulma çabasıdır. Buradaki pratikler çocuklara eleştirel düşünme becerisi, özgüven ve yaratıcılık, hayatı keşfetme ve anlamlandırma becerisi kazandırma konusunda önemli bir yol açabilir. Bu yolda da önümüzde başarmamız gereken birçok konu var. Bunların başında tahakküm ilişkileri geliyor.

Hiyerarşiyle savaşmak

İçerik tartışmasını ilericilik-gericilik zeminine hapsettiğimiz zaman birçok konuyu atlamış oluruz. Bu tartışma kadar özgürleştirici pratikler de önemli bir konu. Hazır “ilerici” bilgi çocukların kendi kapasitelerine ulaşmalarına çok az hizmet etmesinin yanı sıra, dünyanın kapalı ve bitmiş bir sistem olmadığına dair az şey söyler.

Eğitim pratikleri, tamamlanmamış ve iradi eylemle değiştirilebilir bir dünya içerisinde olduğumuzu hem biz gönüllülere hem de çocuklara kazanım olarak kazandırmadığı sürece, özgürleşme yolunda pek de ileriye gitmiş olamaz.

Bu noktada devreye tahakküm ilişkileri girer. Cinsiyet, ırk, dinsel inanç ya da ekonomik hiyerarşileri yeniden üreten pratikten bu noktada ayrılmamız gerekir.

Her yer çocuk kapasite kazanıyor

Hâkim eğitim sistemi hemen her yıl tadilattan geçiyor, içeriği sürekli değişiyor, eğitim süresi ve sınav sistemi de bir türlü istikrara kavuşmuyor. Bu istikrarsızlık içerisinde istikrara kavuşan tek şey eğitimin içerisindeki bilim dışı unsurların hâkimiyeti.

Bilim dışı unsurlar yerine bilimsel unsurlar konulsa da bu eğitim düzeninin çocukları özgürleştirmeyeceğini biliyoruz. Lakin bilimsel bilgiye erişme ve çocukların ruh sağlığıyla uyumlu bir eğitim süreci geçirmek her çocuğun evrensel hakkı.

Her Yer Çocuk Yaz Etkinlikleri çocukların bu evrensel haklarını savunur.

Sınırlı bir zaman diliminde, ülke genelini temel alırsak da sınırlı bölgelerde gerçekleştirilen bu faaliyette karşımıza aldığımız eğitim sisteminin de büyüklüğünü göz önünde bulundurursak, nasıl da zor bir işin içerisine girdiğimiz daha da anlaşılır. Ancak bu ucu açık ve her geçen zaman kapasite kazanan bir faaliyet. Öğrenerek yol alıyoruz ve daha gidecek çok yolumuz olduğunun farkındayız.

Gönüllülere düşen

Her yer çocuk etkinlikleri denince akla çocukların merkeze alındığı bir faaliyet gelebilir. Şüphesiz burada faaliyetten çocukların faydalanması birincil önemde. Ancak bunu tek yanlı bir ilişki olarak düşünmek de eksik kalacaktır. Çünkü çocukların sansürsüz, kirlenmemiş dünyalarından Her Yer çocuk gönüllülerinin de öğreneceği çok şey var.

Her Yer Çocuk yaz etkinlikleri içerisinde yaşadığımız toplumun bizlerde doğal olarak bıraktığı gerici kalıntılarla da yüzleşme yerimizdir. Orada tek yönlü bir pratikten ziyade, katılımcılığın bizlerde açığa çıkaracağı potansiyelle de buluşmuş olacağız. Her Yer Çocuk çok güzel, gelsenize.

Çocukların ihmali ve çocuk hakları

Tartışmaya açmamız gereken bir nokta da çocuk ihmali. Çocuk ihmali yalnızca ailelerin çocuklarla kurdukları ilişkiyle ilgili değildir. Bu kamusal bir sorun. Bu kamusal sorunu aşmak da anayasal tartışmalar ve diğer tamamlayıcı yasaların tartışmaya açılmasını gerektirir.

Eğitim zaten doğası gereği politik bir öğe iken, eğitimin çocukların gelişimsel ihtiyaçları çerçevesinde düzenlenmesi başka alt politik zemini oluşturuyor.

Çocuk ihmali

İstismar vakaları karşısında toplumsal tepki oldukça yüksek ve bu oldukça umut verici. Ancak istismarı önleyince iş bitmiyor. Aynı tepkinin çocuk ihmaline karşı da gösterilmesi gerekiyor. Bu basitçe çocukların gelişiminde sorumlu olan ebeveynlerin sorunu olarak değil, toplumsal politik bir sorun olarak ele alınmalı.

Çocukların gelişimsel ihtiyaçlarının hiyerarşik bir düzen içerisine sıkıştırılmış ve toplumsal cinsiyet rolleri kapsamında annelerin sırtına yüklenmiş bir görev olarak görülmesinin ötesine geçmenin zamanı geldi.

Çocukların hakları

Burada sayılamayacak kadar çok olsa da temel bazı sorun alanlarına değinmemiz gerek. Çocukların beslenme hakları, mevsime göre giyinme hakları var. İhmal düzeyinde yalnız kalmama, güvenli ortamda yaşama, düzenli sağlık ihtiyaçlarını giderme hakları var. Temiz yerlerde yaşama haklarının yanı sıra duygusal ihtiyaçlarını giderme, sözlü fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalmam hakları var.

Ve elbette merak duygularını giderme ve zihinsel gelişimlerini tam kapasiteye ulaştırma hakları var. Görüldüğü gibi tüm bunlar geniş bir toplumsal dönüşüm gerektiren, toplumsal örgütlenişin dönüşümünü gerektiren politik gündemler.

Örneğin neoliberal kapitalist dönemde çocukların sağlık haklarına kavuşmaları politik bir ilgi gerektirir. Yalnız kalmama hakları için toplumsal bir proje olan mahalle kreşleri gerekli. Beslenme için kaynakların daha adil bölüşümü şart vb.

Çocuklar gülünce

Görüldüğü gibi çocukların dünyasına girdiğimizde, orada çözülmeyi bekleyen birçok sorun alanı var. Bu sorun alanlarının gündeme getirilmesi ve bunların çözümü için gidecek çok yolumuz var. Git gide büyüyen dayanışmamız bu güçlükleri birlikte çözebileceğimize dair umudumuzu arttırıyor. Deneyimleyerek görüyoruz: Çocuklar gülünce dünya değişir.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*