İki Turnuva ve Avrupa’da Futbol – Haluk Koşar

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Irkçılar böler ırkçılık karşıtları birleştirir

Konumuz futbol ve taraftarlık. Avrupa Şampiyonası’nda yaşanan şiddet görüntülerini görmeyeniniz yoktur. Bu iki durum yan yana gelince sonuç da kaçınılmaz zaten diyenleriniz de eminim çoğunluktadır. Ama olay hiç de sandığınız gibi değil. Neden mi? Yakın bir zamanda yine Avrupa’da yapılan bir organizasyon ile durumu açıklamaya çalışayım.

Avrupa Meydan Savaşları

Önce son yaşananlara bir değineyim. Malumunuz Fransa’da düzenlenen Euro 2016, yani Avrupa Futbol Şampiyonası çok çeşitli milletlerin savaşına sahne oldu. Hayır, sahada verilen mücadeleden bahsetmiyorum. Maçlardan önce yaşanan çatışmalardan bahsediyorum.

Önce Marsilya’da İngiliz taraftarlar ile Rus taraftarların iki gün süren meydan savaşlarına şahit olduk. Sonra Alman taraftarlar ile Ukraynalılar, Polonyalılar ile Kuzey İrlandalılar ilk haftanın sokak karşılaşmalarıydı. UEFA sert önlemler alıyor gibi gözükse de bu çatışmaların farklı ülke taraftarları arasında devam etmeyeceğinin garantisi yok. Ve de tüm bu çatışmalar için yapılan değerlendirmeler, yaşananların 2018’de Rusya’da düzenlenecek Dünya Kupası’nın ön gösterimini izlediğimiz şeklinde.

352AB16900000578-3636705-image-a-56_1465679478824

UEFA, medya, polis ve akla gelecek tüm kaynaklar yaşanan olayları iki sebebe bağlamakla yetindiler: Alkol ve holiganizm. Sokaktan çevirdiğiniz rastgele bir kişiye de sorsanız sanırım bundan eksik bir neden sıralayamazdı yaşananlara dair.

İşte tam da bu noktada geniş bir paranteze ihtiyacımız var.

Başka bir dünya daha var

Avrupa Meydan Savaşlarının yaşandığı Fransa’ya komşu olan Almanya’da birkaç hafta önce bir etkinlik düzenlendi. Almanya’nın Hamburg şehrinde Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelen taraftar grupları Mayıs ayının son haftasonu, Antira 2016’yı gerçekleştirdiler. Neydi bu Antira? Antira Avrupa’nın anti faşist ve ırkçılık karşıtı taraftar gruplarının her sene bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundukları etkinliklerle bezeli bir futbol turnuvası. Bizzat taraftarların organize ettiği, oynadığı, yönettiği, kaybettiği ve kazandığı bir turnuva ve turnuva ile beraber düzenlenen çeşitli atölyelerden oluşan ırkçılık karşıtı bir etkinlik. Etkinlik, sonu çift biten yıllarda Hamburg’da St. Pauli’nin taraftarları tarafından kendi statlarında düzenlenirken, sonu tek biten yıllarda değişik ülkelerin anti faşist ve ırkçılık karşıtı taraftar grupları tarafından düzenleniyor. Mesela seneye İsrail’de Hapoel Tel Aviv taraftarları organizayonu üstlendiler.

Katılımcı gruplara bakacak olursak, ortalama bir ırkçının inme geçirmesine sebep olacak kadar renkli. Burada, Türkiyeli, Yunanistanlı ya da G. Kıbrıslı gruplar ile Arap ve İsrailli grupları yan yana; ya da Fransa’da çatışan İngiltere ve Rusya’dan gelen taraftarları sarmaş dolaş görmek mümkün. Kısaca Avrupa’nın her yerinden ve her çeşit liginden 40 kadar anti faşist ve ırkçılık karşıtı kadın, erkek, LGBTİ taraftarlardan oluşan gruplar buraya geliyor ve üç gün boyunca hem kendi aralarında maçlar yapıyor hem de konuşup, tanışıp, fikir alışverişinde bulunuyor ve eğleniyorlar. Eğleniyorlar dediğim, hani o medyanın gözlere soktuğu alkol var ya, işte o sıvıyı içip neredeyse 24 saat kesintisiz çalan müzik eşliğinde süren bir eğlenceden bahsediyorum. Yani ateş, barut, fitil mitil her şey yan yana ama patlama yok. İlginç değil mi? Düşünebiliyor musunuz, alkol almış futbol taraftarı ve yanında bambaşka kültürden, ırktan, ülkeden vs. gelmiş aynı tipte bir başkası. E hani kavga, gürültü, havada uçan sandalyeler, polis, gaz bombaları, yerde yatan yaralılar?

 

PaupiDeern-Antira-2016_0037

Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen bu organizasyonların ana fikri futbol ile ırkçılık arasında kurulan bağı kırmak ve ırkçılığın futbolun doğasına ters bir şey olduğunu göstermek. Bu temelde bir araya gelen ırkçılık karşıtı gruplar yıl boyu kendi ülkelerinde yaşanan deneyimleri burada paylaşıyorlar. Bu paylaşımlar sonucunda verilen mesaj da insanlığın ana çelişkisinin ırksal değil sınıfsal ve buna bağlı siyasal olduğundan başka bir şey değil. İşte bu zeminde gelişen bir etkinlikte Fransa’da görülen sahnelere rastlamak pek mümkün olmuyor. Çünkü işin ucunda birbirine ırk temelinde yaklaşıp yok etmeye çalışan insanlar yok.

IMG_7140

Tam da bu noktada tekrar Fransa’da yaşanan olaylara dönelim. Avrupa’da son yıllarda özellikle mülteci yoğunluğuyla birlikte net bir şekilde arttığı gözlenen ırkçı hareketlenmeler mevcut. Bu ırkçı gruplar özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde son derece örgütlüler. Futbol, bu grupların örgütlendiği zeminlerden bir tanesi. Avrupa Şampiyonası’na özellikle Rusya’dan gelen grupların son derece hazırlıklı ve organize olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Fransa’nın Rus ırkçı taraftar grupları arasında bölümlere ayrıldığı ve saldırılar için yaptıkları organizasyonları internette yapacağınız ufak bir araştırma ile ulaşabilirsiniz. Karşılıklı atılan sloganlar, kullanılan simgeler ve olayların oluş biçimi açık ve net örgütlü ırkçı bir zemini işaret ediyor.

https://twitter.com/confortistefano/status/741891203491344384

Ekran Resmi 2016-06-16 10.41.06

Yaşanan her futbol kavgasının altında alkol arayanlara bu noktada kötü haberlerimiz var: Üzgünüz ama Rusya’dan, Almanya’dan, Ukrayna’dan, Polonya’dan, İngiltere’den vb. ülkelerden gelip ortalığı yakıp yıkan grupların kafaları alkolden ya da başka maddelerden ziyade ırkçı düşüncelerle yamulmuş durumda.

Hamburg’dan gol haberi var

Kameralarımızı tekrar Hamburg’da yapılan organizasyona döndürürsek, Fransa’da yaşanan ırkçı ataklara karşı nasıl kontra yapıldığına dair güzel örnekler olduğunu görebiliriz.

Malum, mülteci meselesi Ortadoğu’dan başlayıp tüm Avrupa’yı saran bir problem. Irkçılığın ve faşizan saldırıların hedefinde de son zamanlarda yoğun bir şekilde mülteciler bulunuyor. Bütün ırkçı taraftarların tek tek ülkelerinde mültecilere karşı tutumunu sıralamayı ayrı bir yazıya bırakarak Euro 2016 sahnesinde mülteci çocukları aşağılayan sahnelere dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu sahneleri en azından sosyal medya üzerinden görmüşsünüzdür mutlaka. Şimdi Hamburg’da toplanan taraftarlara bakalım. Geçmiş turnuvalarda mülteci karmasıyla yapılan gösteri maçı bu turnuvada yerini mültecilere kucak açmak için daha fazla nelerin yapılabileceği bir söyleşiye bıraktı. Düşünebiliyor musunuz, taraftarlar mültecilere yardımcı olmak için fikir üretiyor.

Diğer taraftan Almanya’da düzenlenen Antiraların değişmez konularından biri de Hitler Almanya’sında yaşananlar ve bunların unutulmaması için çeşitli etkinliklerle hatırlatılması, hatırlatılması ve hatırlatılmasıdır. (Ülkemizde Alman Parlamentosu’nun 1915 üzerine aldığı kararı ‘Hitler’in torunları’ diyerek aşağılamaya çalışanların kulakları çınlasın.) Fransa’da Nazi bayrakları ile bulunan Alman taraftarları ve Rusya’da gamalı haçlı bayrakları tribünlerinden eksik etmeyen taraftarları görmemiş olabilirsiniz. Bunları görmemek sizin suçunuz değil elbet. Büyük resmin altında yatan ırkçı; alkol ve futbol şiddeti perdesinin ardına gizlenmiş hepimize sırıtıyor. Rusya’da geçmişin namlı ırkçı faşisti Jirinovski’nin bugün Duma milletvekili olan oğlu Igor Lebedev’in Fransa’da yaşananları nasıl savunduğunu görmek bile olayın niteliği hakkında fikir sahibi olmamıza yetiyor: “Taraftarların kavgasında yanlış bir şey yok! Böyle devam edin!”

13433181_10154243507183221_7747636023391172894_o

Irkçılık böler

Dünya üzerindeki en bölücü hareket ırkçılıktır. Irkçılığın doğasında bu var. Benim ırkım en üstün dedikten sonra diğerleri sizden aşağıda kalır ve sorun da ondan sonra başlar. Fransa’da yaşanan şiddet olaylarını bu niteliğinden soyutlayarak değerlendirmek, sopayı tutanı değil de sopanın ucunu göstermek gibidir. Irkçılıkla mücadele her alanda olduğu gibi futbol sahalarında da önemli bir yer tutuyor. Irkçılık karşıtı taraftar hareketleri bugün Avrupa futbol arenasında dolaşan zehrin tek panzehridir. Artık ulusal takımların dahi niteliği tartışma konusuyken sokakta yaşanan şiddete çekilecek set de var olan ırkçılık karşıtı ve anti faşist taraftar hareketlerine destek vermekten geçiyor. Irkçıları sahalardan kovalamadan maalesef futbol seyircisine rahat yok. Karşımızdaki iki örneği karşılaştırmak bu açıdan çok öğretici. Irkçılık karşıtlarının bir araya geldiği yerde ayrımcılık olmadan herkesin nasıl da barış içinde bir arada yaşayabildiğine şaşıranların kendilerini gözden geçirmelerinde fayda var. Sonuçta en başta söylediğimiz gibi ırkçılık böler, ırkçılık karşıtları birleştirir.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir