İktidarı sıkıştıran mengene: Kürtlerle savaş – Fatma KARADENİZ

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Türkiye, birçok kriz ekseninin iç içe geçtiği ve her krizin yeni bir kriz dinamiği ortaya çıkardığı siyasal atmosferin içinde bulunuyor. Ayakta kalmak adına iktidarın gerilimi durmaksızın yükselttiği ve referanduma gidişte sırtını dayadığı temel politika olan Kürtlerle savaşta istediği sonucu alamadı. Fakat buna rağmen devlet güçleri, Ortadoğu ve Türkiye’de Kürtlerle “topyekün savaş” politikasını sürdürmeye devam ediyor.

Bölgede KÖH

Kürt hareketinin, Suriye’de kazandığı inisiyatif, Ortadoğu çapında yayılıyor ve güçleniyor.

Başta Şengal olmak üzere, YPG’nin denetiminde olan bölgelere yaptığı operasyonlar, Türkiye’yi boşa düşürüp, elini daha da zayıflatıyor.

Diğer taraftan Kürtlerin, savaş sahasında kazandığı başarılar uluslararası arenadaki politik gücünü arttırıyor. ABD’nin Rakka operasyonu için YPG’ye ağır silah desteğini sunacağını açıklaması, Rusya’nın İdlip operasyonunda YPG ile ittifakı, Kürtlerin Ortadoğu’da belirleyici stratejik güçlerden birisi olduğunu gösteriyor. Bölgedeki güçler, kurdukları her denklemde KÖH’ü hesaba katmak zorunda kalıyor.

Referandum hilesi

AKP-MHP’nin Kürt düşmanlığı ve Kürtlerle savaş politikası, referandum sürecinde kitle tabanının motivasyonu açısından beklenen sonucu alamadı. MHP’nin yerel yönetimlerinin güçlü olduğu şehirlerde bile “Hayır’ın” önde çıkması AKP’nin meşruiyet krizini derinleştiren önemli bir sonuç oldu.

AKP’nin seçim gecesi ve sonrasında, “Kürt kardeşlerimize teşekkür ediyorum” içerikli konuşmaları ise, referandum sürecindeki hileleri ve usulsüzlükleri örtbas etme çabasıdır.

OHAL koşullarının uzun zamandır işletildiği, sandıkların çalındığı, seçim anında silahlarla sandık başlarında beklenildiği Kürt illerinde “Evet’in” yüksek çıktığını iddia etmek iktidarın algı operasyonu ve yürüttüğü savaşta meşruiyet kazanma hamlesidir. Belli şehirlerde “Evet’e” kaymalar olsa da 9 büyük Kürt ilinde “Hayır” önde çıktı.

Savaşın süreklileşmesi

AKP’nin yürüttüğü savaş, kendisi açısından bir “mengene” işlevi görüyor. Hem bölgede hem de Türkiye’de AKP, işlettiği politikalarla sıkışıyor. Yürütülen savaşın şiddeti kimi zaman zayıflasa da devlet ve Kürtler arasındaki savaş, tarafların hamleleriyle devam ediyor.

Kürt silahlı güçlerinin Ortadoğu’da kazandığı askeri, coğrafi ve politik güç, bütün coğrafyadaki konumunda etkili olacaktır.

HDP vekillerinin, binlerce yönetici ve üyelerinin tutuklandığı ve şehirlerde devam eden imha ve yıkıma rağmen referandum sonrası oluşan “Hayır” havası, Kürt kitlelerinde yeni bir motivasyonu yarattı.

Gayrimeşru yollarla ”Evet’i” çıkaran iktidarın karşısında bu sonucu tanımayan, kitleler; kadınlar, Aleviler, laikler ve Kürtler yan yana geliyor. Bu süreç, sistemin bütün partilerinde yaşanan parçalanmayı derinleştiriyor.

Uzun zamandır işlevsizleştirilen parlemento referandum sonrası fiilen neredeyse ortadan kalkmış

bulunuyor. HDP’nin kendisini kuracağı ittifak zemini, açığa çıkan özgürlük alanındaki toplumsal dinamiklerin bir arada duruşunu sağlamak olarak şekilleniyor.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir