İşçi sınıfının genç emekçileri – Kader Ortakaya

İsyan, Direniş, Özgürlük, Toplumsal Özgürlük Gezi Özel sayısı no2, Eylül 2013

Gezi direnişinde işçi sınıfı nerede sorusu sıkça soruldu. Direnişe katılan bir “Orta sınıf”ın varlığı ise hep gündemdeydi.

Kim Bu “Orta Sınıf”?

Türkiye ekonomisi, düşük teknoloji gerektiren metalar ve beyaz ev eşyası gibi nispeten daha yüksek teknoloji gerektirse de, artık emperyalist ülkelerin üretimlerini geç kapitalistleşen ülkelere devrettiği, metalar üzerinden büyümektedir. Yüksek teknoloji gerektiren ürünler üretmek için, sermaye birikimi ve nitelikli işçi sınıfına ihtiyaç vardır.

“Orta sınıf” olarak kavramsallaştırılan bu toplumsal kesim, işçi sınıfının oluşturan katmanlardan biridir. Sermayenin ihtiyaç duyduğu, işçi sınıfının “nitelikli” kesimidir. Liberaller, hem direnişin sınıfsal karakterini silikleştirmek, hem de sınıf bilincinin oluşumunu engellemek için bu kavramı kullanmaktadırlar.

Gençlerin yoğunlukta olduğu, işçi sınıfının bu yeni kesimini; iletişim, bilişim gibi kafa emeğinin yoğun olduğu sektörler ve kapitalizm tarafından işçileşmeye doğru sürüklenen avukat, doktor, mühendis gibi yüksek gelirli mesleklere sahip işçi ve işçi adayları oluşturuyor.

Gelir düzeyi işçi sınıfının diğer kesimlerine göre daha yüksek olan, işçi sınıfının bu kesimi, doğrudan çalışma koşullarını esas alıp örgütlenmekten uzak duruyor. Her ne kadar çalışma koşullarını esas alıp örgütlenmeseler de kuralsız çalışma ve güvencesizlik, sonucu her an işsiz kalma olasılığı, bu işçilerde gerilim yaratıyor. Dipte oluşan bu gelirim, onları harekete geçiriyor. Gezi direnişinde kent meydanlarında, AKP’nin yaşam alanlarına dönük, neo-liberal ve muhafazakar politikalarına karşı, mücadele ediyorlar.

Mahallelerdeki Emekçi Gençlik!

Gezi direnişinde yoksul semtlerde öne çıkan, işçi sınıfının bir diğer yeni bileşeni de meslek liseleri, meslek yüksek okulları mezunları ve okul okuyamayan gençlerdir. Güvenceli bir iş bulmanın koşulları gün geçtikçe zorlaştırıldıkça, bu alanlarda sürekli işçi yedekleniyor ve yoksul gençler işsizleşiyor.

İşçi sınıfının bu yeni bileşeni, fabrikalarda “ara eleman” olarak, tekstil atölyelerinde, mağazalarda, çağrı merkezlerinde, (yoğunluklu olarak enformal sektörde) düşük ücretle güvencesiz ve kuralsız çalıştırılmaktadır. İşsizlik ve geleceksizlikle, karşıya kalan emekçi gençlik, Gezi direnişinde, yoksul semtlerdeki ayaklanmaların en önemli dinamiklerindendir.

Gelir Düzeyi Farklı da Olsa

İşçi sınıfının bu yeni her iki bileşeni de, hem sendikal güvencesizlik hem de iş güvencesizliği, kuralsız ve esnek iş koşulları bakımından, işçi sınıfının örgütsüz kesimleriyle aynı koşullarda çalıştırılmaktadırlar.

İşçi sınıfının bu yeni genç ve öfkeli kesiminin, doğrudan sınıf bilinciyle örgütlenmesi, işçi sınıfı mücadelesinin önünü açacaktır.

Sendikalara Re-organizasyon Gereklidir

Kapitalizm geçirdiği dönüşümle hem işçi sınıfının bileşimini değiştiriyor hem de çalışma koşullarını zorlaştırıyor, iş alanlarını parçalıyor. Sendikalar ise, işçi sınıfını kapsamakta yetersiz kalıyor. Kapitalizm karşısında, örgütlü işçi sınıfının olmamasından ötürü yapılan yasalarla, işçilerin -özellikle işçi sınıfının yeni bileşenlerinin- kazanılmış sendikal hakları gün geçtikçe tırpanlanıyor.

Gezi direnişi şu gerçekliği apaçık ortaya koydu. Toplumun örgütsüz kesimi alanlarda iken -örgütlü işçiler dahi işçi sınıfı, sınıf olarak alanda var olmadı. Sendikaların, işçilerin sınıf mücadelesini örgütlemedeki eksikliği ve özellikle, birçok sendikanın sistem tarafından içerilmesi önemli sorunlardan biridir. Sendikaların, genç güvencesiz işçileri örgütlemesi ve sınıf mücadelesini yükseltmesi için, re-organizasyona ihtiyacı vardır.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*