İşçi sınıfının meşru mücadelesi ve hak arayışı – Emrah ARIKUŞU  

Share on Facebook10Tweet about this on Twitter

Hileyle hurdayla, çalınan oylarla, 16 Nisan’daki referandumda “yasal” olarak “evet” çıksa da halkın tepkisi ile referandum gayri meşru hale geldi. CHP ise nihayet adalet yürüyüşü ile hak, hukuk meselelerine gecikmeli olarak dahil oldu.

Oysa işçi sınıfı her gün, yasalar olmasına karşın sürekli hak mücadelesi veriyor, “Adalet” arıyor. Anayasada güvence altına alındığı iddia edilen sendikalaşma, iş güvenliği, grev hakkı, eşit ve adil ücret, çalışma koşulları vb. durumlar için mücadele ediyor.

Haklar yasalardan önce gelir

İşçilerin mücadele ile kazanılmış haklarından en dikkat çekeni, işçi sınıfının hak mücadelesinde önemli bir yer tutan grev hakkıdır. Sermayenin istekleri doğrultusunda keyfi biçimde olduğu açığa çıkan grev erteleme yani yasaklama, AKP döneminde 12 kez yaşandı.

Son olarak cam işçilerinin grevi yasaklandı. Cam işçileri ise fabrikalarda iş bırakma eylemleriyle 2 yıllık sözleşme gibi somut kazanımın yanında kısmi kazanımlar da elde etti. Ama en önemlisi hakların yasalardan önce geldiğini ortaya koydu.

Aliağa’da ise iş kolu nedeniyle grev hakları olmayan Petkim işçileri de direnişe geçtiler. Petkim işçileri tüm baskılara rağmen iradelerini koyarak haklarını alma mücadelesi verdiler ve onlar da hakların yasadan önce geldiğini gösterdiler.

Kıdem Tazminatı fona devredilemez

Bunun yanında 42 yıldır tartışmaları hiç bitmeyen kıdem tazminatının fona devredilmesi konusunda ise geri adım atıldı. Büyük kitlesel eylemler olmasa da tepkilerin büyüyeceğinden korkan hükümet “tarafların istemediği bir yasayı biz çıkarmayacağız” gibi bir söylemle yine kıvırdı.

Sermayenin en büyük yükü olan kıdem tazminatı, hizmetindeki partiler tarafından her daim kaldırılmak için gündeme gelecek. İşçi sınıfı bu en kritik hakkını hem korumak hem de daha da ileriye götürmek için mücadele etmesi olmazsa olmazıdır.

Adaletsizlik büyüyor

Son günlerde ise işçilerin haftanın 1 günü tatil yapmasını amaçlayan yasa kaldırıldı. İşçilerin hafta tatilini ortadan kaldıracak bu uygulama, hali hazırda esnek çalışan milyonların çalışma saatlerinin daha da uzamasına yol açacak. Dinlenme hakkını kullanamayanların oranını ve sayısını artıracaktır.

Adaletsizlik 7 milyon işsizin olduğu memlekette işsizlik sigortası fonunun dağıtımında da yaşanmakta. Ne yazık ki işsizlik fonunda biriken para yerine  patronlara ve seçim harcamalarına kullanılmaktadır.

Öte yandan patronlar, iş yerinin güvenli hale getirilmesi ile çalıştırdığı işçinin sağlığından ve hayatından sorumlu olması gerekirken işçilerin hayatını hiçleştirmektedirler. Her yıl iki bine (2000!) yakın işçinin çeşitli sebeplerle iş cinayetine kurban gittiği bir durumu yaşıyoruz.

Meşru hak mücadelesi yükseltilmelidir

Referandum da göstermiştir ki bu iktidar gayri meşrudur. İşçi sınıfı meşru olan için yani iş güvenliği ve yaşam hakkı, güvenceli iş hakkı, iyi koşullarda yaşamak ve geleceğini garantiye almak için örgütlenme hakkı, asgari değil insanca yaşanacak ücret hakkı için mücadele etmelidir. Günlük olarak iş yerlerinde verilen mücadele toplumsallaştığı ve kendi yasalarına bile uymayan sermaye iktidarına karşı olduğu oranda hukuk ve adalet garantiye alınabilir.

 

Share on Facebook10Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir