İtalyan krizi siyasi fırsatlar sunuyor – Sergio Vittoria


Ağustos başında 5 Yıldız Hareketi (5YH) ve muhafazakâr-neofaşist Lega’dan oluşan koalisyon, henüz 14 aylık hükümetin krizde olduğunu ilan etti. Görünen sebep, Torino ve Lyon arasında planlanan yüksek hızlı tren hattının finansmanıyla ilgili mecliste gerçekleşen bir oylama idi. 25 yıllık tartışmalı proje hükümeti böldü ve Lega’nın lideri ve artık eski içişleri bakanı Matteo Salvini fırsattan istifade ederek 5YH ile ilişkisini kesti.

Salvini kendi partisini ve şahsını son bir yıl içinde büyüyen destekten dolayı güçlenmiş hissetti: 2018 Mart ayında yapılan seçimlerde yüzde 17 oy oranına sahip olan Lega, 2019 Mayıs ayında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oyların yüzde 34’ünü almayı başardı. Koalisyon ortağı 5YH ise tam tersi bir eğilim içinde, bir yıl içinde yüzde 15 destek kaybedip yüzde 17’ye düştü.

Ekonomik kriz durumu sürüyor

Kimi siyasi farklara rağmen, bu iki parti birlikte halk sınıflarını yoksullaştırıp onların hayatlarını zorlaştıran bir politika yürüttüler. Örneğin, göçmenlerin İtalya’ya gelmesini engelleme bahanesiyle göçmenlerin, siyasi aktivistlerin ve işçilerin kimi özgürlükleri ile gösteri ve yürüyüş haklarını kısıtlayan iki güvenlik yasası geçirildi.

Öte yandan, İtalya’nın sayısız ekonomik sorunlarını çözen bir girişimde bulunmadılar. Ekonomik Kalkınma Bakanlığının verilerine göre şu anda 150 şirket kriz sebebiyle iflasa yakın. Bu yaklaşık 280.000 işçinin çalıştığı bir toplama tekabül ediyor.

Tarihinde bir ilk

Salvini hükümet krizi ilan ettikten sonra, 5YH taarruza geçti. Parti, Başbakan Giuseppe Conti’ye destek verip Demokrat Parti (PD) ile bir müzakere süreci başlattı ve bu şekilde Salvini’nin talep ettiği erken seçimin önünü kesebildi.

PD ise kendisini bir anda hükümette buldu, hâlbuki 2018’deki seçimlerde tam bir fiyasko yaşayıp ilk defa yüzde 20’nin altına düşmüştü. 5YH’nin bu hamlesiyle İtalya Cumhuriyeti tarihinde bir ilki yaşadık: Aynı yasama döneminde ilk defa bir Başbakan iki farklı koalisyonla iki hükümet kurdu.

Krizdeki İtalya ve olasılıklar

Bu şekilde (şu ana değin) Salvini’nin düşlediği otoriter dönüşüm engellenmiş oldu, fakat mevcut hükümet halk sınıflarının taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda değil. Göç politikasında “bütün Avrupa’yı kapsayacak çözüm” ilanlarına rağmen sert tavrın süreceği anlaşılıyor. Üstelik yeni hükümet büyük finansal ekonomik ve politik sorunlarla karşı karşıya olacak.

İtalya’nın kamu borcu GSYİH’sinin yüzde 132,7’sine karşılık geliyor. AB kurallarıyla uyumlu olarak, bu sene bu borçların geri ödenmeleri için faizler yüzde 0,68’den 1,07’e yükseltildi ve bu durum gerekli sosyal politika hamlelerini neredeyse imkânsız kılacaktır.

Ayrıca 2019 Haziran ayında İtalya’nın üretimi geçen senenin aynı ayına göre yüzde 1,2 oranında geriledi ve İtalyan ihracatlarının en büyük alıcısı olan Almanya’nın ekonomik olarak küçülmesi ve ABD-Çin arasındaki ticari savaşlar sebebiyle bu eğilimi değiştirmek oldukça zor görünüyor.

Bütün bunların sayesinde politik bir alan açılıyor: Bu krizlerden etkilenen sosyal gruplar, yaşam koşullarına yönelik saldırılara karşı harekete geçiyorlar. Bu grupları desteklemek ve bu mücadelelerin birleşebileceği siyasi kampanyaları sonbaharda başlatmak önemlidir. Ancak bu şekilde, bu alanı Salvini’ye bırakmadan, sosyal muhalefeti örgütleyebileceğiz.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*