Kadınlar, bu ceza hepimizin… – Meral Çınar

Share on Facebook1.2kTweet about this on Twitter

Anlayacağınız erkek egemen sisteme öyle bir çomak soktu ki Çilem, en ağır cezayı hak etti aslında… Çünkü Çilem’in işlediği suçlarla buradan özgürlüğe bir yol olur; eğer bizler o yolu devam ettirebilirsek.

 

Çilem Doğan 15 yıl hapis cezası aldı.

Neden mi?

Çünkü yaşam hakkını savundu. Oysa yaşamaya hiç de hakkı yoktu!

Çünkü onu fuhuşa zorlayan kocasına karşı “namus”unu korudu. Oysa onun yerine namusunu dilinden düşürmeyen bir devlet; cumhurbaşkanından milletvekillerine kadar orada duruyor ve namusuna bekçilik yapıyordu. Artık uyuya mı kalmışlardı o sırada bilinmez.

Onun yerine namusunu koruyan bir baba, abi, koca! Yani bir grup vasıfları değişken erkek bekçi, hep bir yerlerdeydi… Kadın başına namusunu korumak, ona mı kalmıştı?

Çünkü bir erkek tarafından öldürülmemek için öz savunma hakkını, hukuk dilinde meşru müdafaa hakkını kullandı. Oysa meşru müdafaa sadece erkeğe verilmiş bir haktı. Onun her ağırbaşlı, edepli, namuslu ve masum kadın gibi, kollarını açıp ölümü kucaklaması gerekiyordu.

Çünkü her türlü fiziksel ve psikolojik şiddetin içinde çocuk büyütmek istemedi ve çocuğunu korudu. Olacak iş mi şimdi? Bizim çocuklarımızı koruyan onlarca vakıf, çocuklara verdiğimiz değeri gösteren yüzlerce çocuk istismarı örneğimiz varken yapılacak iş mi bu? Bir anneye mi düşmüş çocuğunu korumak?

O fuhuşu yapacaktı, o dayağı yiyecekti gerekirse ölecekti ama o adamı öldürmeyecekti.

Çilem Doğan 15 yıl hapis cezası aldı. Ama bu sıradan bir cinayet vakıası değildi.

Bu ceza bir “insanı” öldürdüğü ya da bir “katil” olduğu için verilmedi ona…

Bir erkeği öldürdüğü için…

Bir erkeği öldürerek erkek egemenliğine kafa tuttuğu için. Ömür boyu hapsi göze alarak; göğsünü gere gere “Ben yaptım” dediği, ama bir erkek gibi “pişmanım” demediği için.

Başını önüne eğmeden ve hatta dimdik yukarıda tutup; “Hep kadınlar mı ölecek, birazda erkekler ölsün” dediği için verildi.

Çilem 15 yıl hapis cezası aldı.

Ama bir erkeği öldürmenin cezası ağırlaştırılmış müebbetti. Yani az bile aldı. Bir insanı öldürse çok da önemli olmayabilirdi. Ama o bir erkeği öldürdü.

Çünkü bir erkeği öldürmek o kadar kolay olamamalıydı.

Ya sonra her kadın, Çilem’i örnek alsaydı…

Ya önüne gelen her şiddet mağduru, öldürülmeyi veya satılmayı bekleyen kadın, bir erkeği öldürmeye kalksaydı?

Ülkede şiddete uğrayan kaç kadın var biliyor musunuz?

Maazallah ya kadınlar yüzyıllardır insan yerine konmadıkları bu sisteme başkaldırıp, hesap sormaya başlasalardı. Ya bir de tüm o yüzyılların acısını çıkartmaya çalışsalardı.

Çilem 15 yıl hapis cezası aldı. Yalnız az buz bir suç değildi.

Çünkü tüm bunları kadınlara yeniden düşündürmeyi başardı. Cesaret etti, cüret etti ve kendi yaşamı üzerindeki hakkını tekrar eline aldı. Birçok kadına umut oldu.

Ortaçağda erkeklere başkaldırdığı için yakılan “cadılar” gibi cezalandırılıyoruz. Bir şekilde bizleri uyutan, köleleştiren, bedenimizi bir imzayla hatta bir imzaya bile ihtiyaç duymadan satın alan, emeğimizi posası kalana kadar sömüren bu sistemin, bir yüz yıl daha bu cezalarla özgürlüğümüzü elinde tutmasını mı bekleyeceğiz?

Çilem 15 yıl hapis cezası aldı. Yalnızca Çilem değil, özgürlüğün peşinde koşan tüm kadınlar aldı bu cezayı.

Neden mi? Sindirmek ve korkutmak için.

Nasıl mı?

Yapay bir özgürlüğü tutsak ederek.

İçeride veya dışarıda olmayan bir özgürlüğün tutsaklığıyla tehdit ediliyoruz. İşte biz buna kahkahalarımızla güleriz.

Anlayacağınız erkek egemen sisteme öyle bir çomak soktu ki Çilem, en ağır cezayı hak etti aslında… Çünkü Çilem’in işlediği suçlarla buradan özgürlüğe bir yol olur; eğer bizler o yolu devam ettirebilirsek.

Kadın kurtuluş mücadelesinde bir yolumuz daha var artık. Tüm bu adalet sistemine ve eril yönetsel sistemlere karşı; öz savunmayla yeni bir yaşama “hoş geldin” diyebilmekten geçiyor yolumuz.

Çünkü öz savunma sadece şiddete karşı kendini korumak değil, yaşamını bütünüyle savunabilmek anlamına gelir. Yaşam hakkının ta kendisidir.

Artık; yeniden özgür bir yaşamın kapılarını aralamak adına bedel ödeyen ve yolumuza ışık tutan Çilem, Nevin ve onlarca cesur kadına bir sözümüz var.

Share on Facebook1.2kTweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir