“Kadınlar durursa hayat durur” – Cemile Baklacı

Ücretli emek sömürüsüne karşı işçi sınıfının en önemli mücadele araçlarından olan grev hakkı elbette ki kadınların da mücadele araçlarından biri olabilir, oldu da. Hayatın işleyişini, döngüsünü sağlayan görünmeyen emek gücü sayesinde inanılmaz bir birikim sağlayan patriyarkal kapitalist sisteme karşı kadınlar greve çıkıyor.

2016-2019 yıllarında dünyada kadınlar, kadın grevleri ile yeni bir kıvılcım yaktılar. Bir bölgede başlayıp sonrasında bütün dünyayı saran kıvılcım farklı şekillerde kendisini sokaklarda gösterdi.

Tabi ki bir tesadüf ya da tarihin herhangi bir zaman diliminde bir araya gelen kadınlar olarak değil bulunduğumuz zamanın ve politik atmosferin bir sonucuydu bu.

Güçlü bir mücadele pratiği olarak kadın grevleri

Kriz halinde olan kapitalizm, neo-liberal politikaların ataerkil ilişkilerle bütünlüklü bir şekilde kadın bedeni ve emeğine yönelik oldukça yoğun bir saldırı içerisinde. Bu bağlamda kadınlara uygulanan emek ve beden sömürüsünü mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmayı öngörüyor.

Erkek egemenliğinin kapitalizmden ayrı bir dinamik olarak, sürekli derinleşmesi, yayılması ve kadın bedenine ve emeğine dönük kendisine özgü baskı biçimlerini arttırması, kadınların hayatlarını derinden sarsıyor. Sistematikleşen cinayetler, tacizler, tecavüzler, değişen ve daha şiddetli hale gelen baskı araçları; cinselliğimize, duygularımıza, bedenimize tahakkümü sorunsuz kılma araçları olarak artıyor.

Tüm bunların sonucu kadınların erkek egemenliğine ve onu destekleyen, yeniden üreten her türlü sisteme karşı başkaldırışı, tüm dünyayı saran bir kadın mücadelesine dönüştü. Bu mücadelenin en önemli pratiklerinden biri de kadın grevleridir.

Kadınlar, 2016’da Polonya’da kürtaj hakkı için, Arjantin’de kadın cinayetlerine karşı örgütlenen grevlerden günümüze kadar 60’dan fazla ülkede feminist grevler ve kadın grevleri örgütledi.

Türkiye’de kadın grevi örgütlemek

Son iki yılda 8 Martta enternasyonal kadın grevlerine selam veren Türkiyeli kadınlar Ocak 2019’da gerçekleşen Türkiye Kadın Buluşmasında selamlamanın ötesine geçti. Türkiye’de kadın grevi örgütlenmesi hayalinden çıkıp kadın grevi örgütlemenin imkânları nasıl oluşturulur, tartışmalarını yapmaya başladı.

Farklılıklarıyla bir araya gelen “Kadınlar Greve Komisyonu” bu imkânların araçlarını tartışmak, kurmak için harekete geçti. Yürünecek çok yol olmasına rağmen bunun inancı ve Türkiye politik atmosferinde bir zorunluluğa dönen bu tartışmalar bir kapının aralanmasına imkân yarattı.

Yol uzun ve zorlu. Ancak kadınların yaratıcılığı, kolektivizm yaratan hareketliliği ve inadı ile tıkaçları açma becerisi bir sarsma yaratabilir. Somut talepler etrafında bir araya gelen, hayatın her alanında kadınların gündemine giren, yol yürüdükçe büyüyecek uzun soluklu bir örgütlenmeye ihtiyacımız var.

Leave a comment

Your email address will not be published.


*