Kolombiya solu için yenilgi – J.SCHWAB

Kolombiya’da 11 Mart’taki parlamento seçimlerinde legal siyasal bir parti olarak yeniden kurulan FARC ağır bir hezimete uğradı. Marksist-Leninist FARC-EP gerillasından oluşan yeni parti, oyların ancak %0,34’ünü toplayarak kendi üyelerinin ötesine pek geçemedi.

Özellikle mayıs ayında gerçekleşecek olan cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve barış sürecini göz önünde bulundurursak seçim sonuçları endişelendirici.

Barış sürecine düşman olan sağ radikal Centro Democrático (Demokratik Merkez), tecavüz skandalları ve faşizan paramilitarizmle organik bağlarına rağmen güç kazanabildi.

Tehdit ve şiddet atmosferi

FARC’ın kötü sonucunun bir dizi nedeni var.

Öncelikle bütün Kolombiya solunun ve barış sürecinin Kolombiya toplumunda hüküm süren aşırı antikomünizm yüzünden meşruiyet sorunu var. Bu kendisini 2016’da halk tarafından reddedilen ilk barış anlaşmasında da gösterdi.

En nihayetinde kabul edilen barış anlaşmasının kurallarına çok titiz bir şekilde uyan FARC, seçim kampanyasını partinin lideri Rodrigo Londoño’nun sürekli sağcı güruh tarafından saldırılması dolayısıyla sonlandırması gerekti.

Ek olarak partinin bazı üyeleri ve hatta adayları katledildi, parti bürolarına bombalı saldırılar gerçekleşti. Araştırmacı gazeteciler, bu saldırıların arkasında Centro Democrático’nun aşırı sağ kanadının durduğunu gösterebildiler.

Bu baskıcı atmosfer yüzünden yeni parti hamle yapma kabiliyetini önemli bir oranda kaybetti. Zaten seçimlere katılım oranı da %50’nin altına düştü.

Öbür yandan hükümet tarafından gerillaların geçici olarak yerleştirilecek kampların durumu, siyasi tutsakların bırakılması, güvenlik garantileri ve koka ikamesi konuları en başta olmak üzere barış anlaşmasında belirlenen bir sürü sorumluklar yerine getirilmiyor.

Ve de tabii ki paramilitarizmle organik bağlarını hala inkâr ediyor.

Doldurulan alanlar

Burada farklı nedenlerden FARC’ın eski kalesi olan kırsal alanlar ve şehirlerde çektiği sıkıntıların da vurgulanması gerekiyor.

Barış anlaşmasına uygun bir şekilde gerillanın çoğunluğu özel olarak tasarlanan geçici kamplara (ZVTN) geçti ve silahlarını teslim etti.

Ancak eski gerillaların kampları terk etmesi hemen hemen mümkün değil. Bu yüzden eski gerillaların siyasal faaliyetleri, köy halkıyla iletişime girmesi ve benzer şeyler bazı istisnalar dışında mümkün olamadı.

Aynı zamanda FARC’ın boş bıraktığı alanlar; daha küçük ve hâlâ faaliyette olan ELN gerillası, FARC’ın silahsızlaşmasına karşı koyup da gerilla kalan öğeler, uyuşturucu baronları ve paramiliterler tarafından ele geçirildi.

FARC’a uzak duran bu gruplar büyük ihtimalle kırsal alanlardaki seçim sonuçlarını etkilediler ve hatta seçimleri topyekûn imkânsızlaştırdılar.

Devlet gücünün Kolombiya’nın çoğunluğunda bulunmayışı, halkın şehirlerde toplanmasıyla beraber ülkedeki seçimleri bir metropoller meselesine dönüştürüyor. Yani gerillanın senelerce süren savaşına ve yer yer legal yapılarına karşıt olan, gerillanın aşırı şiddetle dışarıya itildiği bölgelerde belirlendi seçim sonuçları.

Antikomünizmle mücadele

Kolombiya elitinin tümünün yeni sol partinin ajandasıyla hiçbir ilişkisi olmadığı ve bütün medya imparatorluğunu bu ajandaya karşı seferber ettiği aşikâr.

Barış anlaşmalarında mutabık kılınan gerillanın medyadaki varlığı ve senato ile parlamentoda seçim sonuçlarından bağımsız olarak iki seçim dönemi boyu en az beş koltukla temsiliyeti, eski gerillaya bir nevi yer açıyor.

Ancak başarısını belirleyecek olan öge, Kolombiya toplumunun en yoksul kesimlerinde oluşturacağı zemindir.

Bunu mümkün kılmak için ise, aşırı sağın antikomünizm propagandasına karşı çıkabilip Kolombiya devletinin suçlarını merkeze koyan bir tartışmayı başlatmak olacak.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir