Kürk boykotunun hatırlattıkları – Doğanın Çocukları

Share on Facebook8Tweet about this on Twitter

 

Ülkenin geniş ağlı giyim firmaları Koton ve İpekyol’un ürünlerinde tilki ve tavşan kürkü kullandıklarının ortaya çıkmasıyla birlikte ülke çapında büyük bir tepki oluştu. Bu tepki sonucunda Koton firması bir özür metni yayımlamak zorunda kaldı.

Tartışma bir süre gündemde kalırken, insan faaliyetinin hayvanların kürkleri, tüyleri ve etleri için yapılagelen katliamlar üzerine kısa bir değinme faydalı olacaktır. Gezegenin bugün gelinen noktaya nasıl geldiği, nasıl bir değişim geçirdiği oldukça önemlidir. Çünkü bugün geçmişin sonucu ve yarının yaratıcısıdır.

Geçmişten bugüne

İnsanların ticari amaçlı yaptıkları katliamları buraya sığdırmak imkânsız. Çok değil yaklaşık 400 yıl öncesine kadar vahşi yaşam oldukça boldu. Doğal dokunulmamış alanlar çok genişti. Ondan öncesinde de çok daha genişti.  Ancak kapitalizmin gelişimi çok büyük bir kırılma yarattı.

Avrupalıların (kendi ülkelerindeki doğal kaynakların hemen hemen tamamını tükettikten sonra) kendi kıtaları dışındaki kıtaları yağmalamaları doğa tarihi açısından hiçbir zaman onarılamayacak tahribatlar yarattı.

Avustralya’ya giden Avrupalılar  Mauritius adasına geldikten sonra 1857’de otuz bir yerel hayvan türü kaydedilmişti. Bugün bu türlerin 22’sinin nesli tükenmiştir. Nedeni ise insanların buradaki hayvanların, etlerinin, kürklerinin ve tüylerinin ticaretini yapmaları idi. Örneğin uçamayan bir kuş türü olan “dodo” kuşu 1681 yılında tamamen tükenmişti. Bu kuşla ilgili geriye yalnızca o döneme ait çizimler kaldı.

Hayvanlar ve sermaye

Yalnızca Avustralya değil elbette. Avrupalılar (yani erken kapitalistleşen insanlar) Latin Amerika, Hindistan, Afrika ve Kuzey Amerika’ya da gittiler. 1869’da Brezilya’dan 170 bin kuş ölüsü sırf şapka tüyü modası için Avrupa’ya getirilmişti. Kuzey Amerika’ya ayak bastıklarında sayıları 60 milyona yakın olan sürü halindeki bizonlar deri ve etleri için avlandılar. Bu avlanma sonucunda sayıları çok azaldı. Bugün çok az sayıda bizon varlığını sürdürüyor.

Geniş ölçekli ticari avcılığın bir diğer kurbanı, Kuzey Amerika’daki yaban güvercinleri oldu. İstilacılar buraya ayak bastıklarında sayıları 5 milyarı bulan yaban güvercinleri, etleri için yoğun bir şekilde avlandılar ve bu türün son temsilcisinin 1914 yılında ölmesiyle yeryüzünden tamamen yok oldular.

18.yy’da Kuzey Amerika’da kürk şirketleri bir yılda 130 bin kunduz kürkü satabiliyordu! Bu ticaret hacmi yalnızca 100 yıl dayanabildi. 19. Yüzyılda kunduz ticareti, kunduzların tükenmesi sebebiyle durmuştu.

Katliam sürüyor

Bütün bunlar geçmişte gerçekleşen birer kötü olaydan ibaret değil. Kürkleri ve etleri için yılda katledilen hayvan sayısı gerçekten çok korkunç boyutlarda.

Dünyada her yıl 50 milyondan fazla hayvan kürk yapımı için katlediliyor. Kanada’da her yıl 275 bin fok kürkleri için öldürülüyor. Yalnızca Çin’de yılda 2 milyon kedi-köpek kürkü için öldürülüyor.

Ticari amaçlı balina avcılığı 1986’dan beri yasak olsa da, Japonya “bilimsel çalışma” amaçlı yıllık 500 adet balina katlediyor. Son 25 yılda Japon balıkçılar tarafından 10 binden fazla balina katledildi.

Yaban hayatını kurutan sermaye, çareyi kürk çiftlikleri kurmakta bulmuş. Yılda yaklaşık 14 milyar dolarlık bir pazar hacmine sahip olan kürk ticareti sanılanın aksine daralmıyor, aksine git gide genişliyor.

Share on Facebook8Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir