Kürtlerle Savaşta Çökertmeden Çıktık Nereye Gidiyoruz? – Erkan Gökber

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

 

Çökertme Planlarıyla hazırlığı yapılan 2015’ten itibaren harekete geçen Kürtlerle Savaş giderek yayılıyor ve topyekün bir savaşa dönüşüyor.

2015 Yazında Başladı

7 Haziran “baharı”, AkSarayca darbelenerek, IŞİDce bombalanarak “kışa çevrildikten” sonra, Kürt kentleri demokratik özerklik bayrağını yükseltince tankların ve JÖH/PÖH’lerin kuşatması yaşandı. İlkin, savaş isteksizce başladı… Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar görünürde askerin şehir savaşına girmesine karşı idi. Fakat AKP ile kurulan ve ordunun elini kuvvetlendirecek yeni ittifak ile Kürt şehirlerindeki saldırının ve yıkımın önü açılmış oldu.

Kürtlerse YPS/YPJ adlı milis birimleriyle, savunmadan karşı saldırıya kadar çeşitli biçimlerde direnişi örgütledi. Direnişin kırılamadığı kentler, tank, top ve uçak gibi yüksek düzeyde silahlarla bombalanarak yıkıldı. Cizre, Sur, Nusaybin gibi yerleşimlerin yıkımıysa hiç hicap duymadan bir zafer sayıldı. Şehirdeki bu mevzi savaşı, yaz-bahar aylarıyla Kürt coğrafyasının tümüne yayılan bir savaşa evrildi.

Gerillanın Etkinliği

Yaz-bahar öncesi ekilen yıkım tohumları kanlı bir hasat gibi alınıyor, yüksek düzeyde savaş yaşanıyor. Ve Türkiye içinde süren Kürt savaşında gerillalar daha baskın durumda…

Yollar tuzaklı, karakollar, devlet binaları tekinsiz…Gün aşırı karakollar bombalanıyor, askeri konvoylar tuzaklanıyor, askeri birimler pusuya düşürülüyor ve TSK bölgede zafer kazanmanın çok uzağında görünüyor.

Ordunun hareket kabiliyeti azalırken, Hakkari-Van-Diyarbakır üçgeni içinde gerillaya yönelik operasyon haberleri çatışmaların bir mevzi savaşına dönüştüğünü gösteriyor… Coğrafyaya hakim, morali ve teknik düzeyi yüksek bir gerilla gücü karşısında ordu güç yitimi içinde girdabın içine doğru çekiliyor.

“Çözüm Mözüm Yok!” derken..?

Öte yandan, geçtiğimiz günlerde Binali Yıldırım’ın “Çözüm mözüm yok” söylemiyle uyarıldık. Ve en çok 15 Temmuz sonrası “Barış” için uzatmalı bir beklenti içinde olanlara yazık oldu, umutlar uzak bir bahara ertelendi.

Yıldırım, savaşın derinleşeceğini ilan ederken, başka alanlarda da, kayyum atamaları, siyasi operasyonlar gibi hamlelerin yaşanacağına işaret ediyor.

Kürtlerle Savaş Suriye’ye taşınıyor

Bir de Cerablus çıkarması var! Bu, Karadeniz’e kadar yayılmış olan Kürtlerle savaşın şimdi Suriyeye doğru genişletileceğini gösteriyor. Ve hedef, Rojava Devrimini darbelemek. Fakat Ortadoğu’ya atılan bu adımla birlikte Türkiye’yi kim bilir neler bekliyor…

Kürtler Eskisinden Güçlüdür

Bir de Kürt Özgürlük Hareketi, eskisinden çok daha güçlüdür. Rojava üzerinden dünya çapında bir güç olma noktasındadır ve Ortadoğu siyasi ve askeri dengeleri içinde Kürtler söz sahibidir. Ve Ortadoğu’daki savaş içinde Rojava Devrimi ile bölge halklarını ve inançları kapsayan bir model oluşturarak emperyalist projelere alternatif demokratik halkçı bir sistem geliştirmiştir.

“Amok Koşucusu”

Hal böyleyken, başkomutan Erdoğan’ın Kürtlerle savaşında arzuladığı zafer, bir Neron zaferi, herşeyin yerle bir olduğu bir Pirus zaferi… Ortadoğu’da bataklığa doğru koşuluyor. Kürtlerle mutlak bir savaş noktasına doğru bir “amok koşusu”… Bunun da savaşın yürütücüsüne yıkımdan başka şey getirmeyeceği apaçıktır.

Fakat Erdoğan’ın fıtratı böyledir, sürekli bir ileri hamleye mecburdur ve sanki ne vakit durup dinlense kulağına ince bir şarkı çalınıverir:

“Perde-i zulmet (karanlık perdesi) çekilmiş korkarım ikbalime

Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime…”

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir