Latin Amerika’nın en eski gerilla örgütü FARC-EP silahları bırakıyor – Jan SCHWAB

Share on Facebook10Tweet about this on Twitter

2012’den beri Kolombiyalı solcu Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri – Halk Ordusu (FARC-EP) Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos ile müzakerelerde bulunuyordu. Kasım 2016’da Havana Anlaşması etrafında dönen müzakere süreci barış anlaşmasının imzalanmasıyla birlikte noktalandı.

Ocak 2017’nin sonunda ise hükümetle anlaşma halinde 7000 gerilla, ülke çapında farklı yerlere dağılan Geçiş ve Normalleşme Bölgelerine (ZVTN) geçti. Bu bölgelerin güvenliği bir kaç kilometre etrafında konuşlanan asker tarafından garantilense de, askerden arındırılmış bölgelerden oluşuyor. Bu bölgelerde gerillanın askeri bir örgütten siyasi bir örgüte geçişi örgütlenecek.

Anlaşmaya göre hükümetin bir dizi önlemleri gerillaların sivil yaşama geçimini mümkün kılacak. Gerillaların silahları ise son aylarda -tek tük kontrol noktaları dışında- BM’nin kontrolüne verildi.

Ancak anlaşmanın uygulamalarında bir dizi sorun ortaya çıktı. Gerilla anlaşmaya uyarak hareket ederken, hükümet anlaşmada mutabakata varılan görevlerine uymadı. Toplam 23 bölgenin çoğunda Havana Anlaşması’nda karar verilen altyapı (su, elektrik, sağlık, vs.) mevcut değildi. Bölgeler hazır hale gelene kadar, gerillanın kendisi geçici kamplar inşa etmek durumunda kaldı.

Barış sürecin sıkıntıları

Ama gerilla açısından sıkıntılı koşullar yalnızca sivil yaşama geçiş konusunda yaşanmıyor. Devlet ve bölgesel elitlerle tarihsel olarak iç içe geçmiş olan paramilitarizm de katliamlarını sürdürmeye devam ediyor. Kırsal işçileri haber portalı Agencia Prensa Rural‘ın rakamlarına göre 2017’de bugüne kadar 44 taban aktivisti, FARP-EP’ nin 8 üyesi ve 2 gerilla katledildi.

Santos hükümeti ise hâlâ paramiliter yapıların varlığını inkâr ediyor. Çünkü onların varlığını kabul etmek, onları destekleyen öğelerin de içinde bulunduğu devlet aygıtlarını hedef haline getirmek demektir.

Onun yerine hükümet, kriminal çetelerden (BACRİM) bahsediyor ve devlet tarafından desteklenen siyasi paramilitarizmin 2000’li yıllarda bittiğini iddia ediyor. Dolayısıyla özellikle kırsal alanlarda FARC-EP’ nin boşalttığı bölgeleri ele geçiren bu çetelere karşı mücadele devlet tarafından yürütülmüyor. Onun için de ülkenin kırsal alanından ölüm tehditleri, zorunlu yer değişimi, angarya ve siyasi infazların çoğaldığına dair haberler gelmeye başlıyor.

Devlet ve aşırı sağın tutumu

Onun dışında devlet 2016 Aralık’ında mutabık kılınan af yasasının uygulanmasını da bloke ediyor: Siyasi tutsak olarak tutulan toplam 3000 FARC-EP üyesinin sadece % 15 civarı serbest bırakıldı.

Ülkenin yüksek mahkemesi, daha Aralık ayında geçerli kıldığı ve Havana Anlaşması’na uyan yasal düzenlemelerin blok halinde hızlıca uygulanmasını mümkün kılan “hızlı yasa çıkarma yöntemi”ni şimdi yasadışı kılmış durumda.

Böylece barış anlaşmasının uygulanışı daha da yavaşlıyor. Çünkü artık bu konudaki her yeni yasa teker teker devletin iki meclisinde de tartışılarak geçtikten sonra uygulamaya sokulabiliyor.

Juan Manuel Santos liderliğindeki mevcut Kolombiya hükümeti, Ekim 2016′ da barış anlaşmasına dair yapılan halk oylamasını kazanan aşırı sağ tarafından baskı altında tutuluyor. Siyasi iktidarın kilit noktalarında hâlâ aşırı sağın öğeleri örgütlü ve onlar barış anlaşmasının uygulanmasını bloke ediyorlar.

Barış anlaşmasından yana olan hükümet ise bu aşırı sağ öğelerle anlaşma halinde. Onun için de Santos’un özellikle 2018’de yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ötürü gerillaya fazla taviz vermeden yol alması gerekiyor.

 

Barışın içeriği ve sınıf savaşı

Barış anlaşmasının özellikle sosyal adaleti vurgulayan merkezi öğeleri hiç de Kolombiya elitlerinin çıkarına değil. Onların barış anlaşmasındaki çıkarı, ülkenin o güne kadar onlara kapalı olan bölgeleri siyasi ve iktisadi olarak kendi sistemlerine içermek.

FARC-EP’nin stratejik yeniden konumlanması ise silahlı mücadele yerine siyasal kitle mücadelesine yöneliyor. Bu yönelimle gerilla, siyasi rıza üretme eksikliğine ve askeri çıkmaza cevap üretmeyi amaçlıyor.

Gerillanın barış anlaşmasıyla ulaşmak istediği hedef, kendisini siyasi bir güç olarak konumlandırarak sistemin açtığı alanlarda siyaset yaparak toplumu geniş çapta demokratikleştirmek ve sosyal adaleti oluşturmak. Ancak gerilla bu süreçte toplum içinde egemen sınıfın aşırı sağ ve liberal kanatlarına karşıt yeterince güç toparlayamazsa, barış süreci ülkenin elitleri için bir barış olur – yani silahsızlandırılmış ve neoliberal sisteme entegre edilmiş bir post-gerilla. Dolayısıyla Kolombiya’daki barışın ne tarz bir barış olacağını, sınıf savaşı ve güç dengeleri belirleyecek.

Share on Facebook10Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir