Liseli serüvenciler kuruluyor – Doğuş GENÇ

Share on Facebook22Tweet about this on Twitter

Bazen büyük bir siyasal dalgada kendi dinamizmini yakalayan bazen de sönümlenip geri zeminde durabilen bir toplumsal dinamik içerisinde, politik faaliyetin devamlılığının sağlanması için örgütlenme metodunu sağlam zeminlere oturtmak esastır.

Sistem ve özgürlük arayışı içerisinde olan gençlik arasında büyük bir çelişki vardır. Bu bağlamda sistem, kendi istediği gençlik tipolojisini oluşturmak için yalnızlaştırma, yabancılaştırma, kimliksizleştirme politikalarını uygular. Kültür- sanat anlayışını yozlaştırır, eğitimi niteliksizleştirir ve gericileştirir.

Mücadelenin mayası

Kapitalizm, eğitimi bütün toplum kesimlerini kapsayan, sistematik bir süreç haline getirmiştir. Ama bu süreç, aynı zamanda insan aklının ‘araçsallaştırıldığı’, bilginin burjuvazinin kar amacına hizmet ettiği bir süreç olarak ilerlemiştir.

Gelinen noktada, sistem dayattığı neoliberal politikalar ile eğitimi ticarileştirmiş, bilgiyi bir meta haline dönüştürmüştür. Eğitimin, parası olanın faydalandığı ya da herkesin parası oranında faydalandığı bir hizmet olmasının ve geniş emekçi kesimlerin bu haklarını elinden alınmasının önünü açmıştır.

Neo-liberal çöküntü yetmezmiş gibi eğitimin içi de giderek boşaltılmaktadır. Biyoloji gibi pozitif bilimlerin ders saatlerini azaltıp, din kültürü gibi derslerin sayılarını arttırma derdine düşen siyasi iktidar ve MEB, var olan sorunlara her gün bir yenisini daha ekliyor.

Liseli gençliğin mücadele hattı

Henüz hayatı lise sıralarında tanımaya başlayan, kendi öz kimliğini bulma arayışına giren liseliler, var olduğu her alanı enerjisi ve dinamizmi ile büyüten, ileriye taşıyan değişime açık toplumsal bir dinamiktir.

Gençlik mücadelesinde ilk şart, Türkiye’de daha önceki gençlik mücadeleleri ve gençlik kriterlerinden oldukça farklılaşan bir süreçte olduğumuzu kabul etmek olmalıdır. Bu yüzden liseli gençlik çalışmasında daha önceki referanslarımızdan doğru hareket etmek bizi yanıltabilir.

2010-11 yıllarında başlayan, üniversiteleri ve liseleri saran eylemlilik dalgası, genel bir hareketlilik yaratmıştı. Gezi direnişi ile bu gücü arkasına alan liseliler, örgütlenme alanını okullara-liselere taşıdı. Bu süreçte açığa çıkan, kendisini farklı direnme biçimlerinde ifade eden ve kültürel kimliklere yönelen gençliğin düşük ölçekli arayışları, yeni mücadele hattı için oldukça önemlidir.

Serüvenciler yola çıktı

Artık eski mücadele araçları ve örgütlenme tarzına ilişkin yaptığımız tahlillerin güncellenmesi gerektiğini vurgulayarak yerine alternatifini de koyuyoruz. Meselenin özüne indiğimizde bu sorunu çözmek için sadece sorundan bahsetmek yerine, çağa uygun yeni dönem lise mücadele hattının oluşturulması için adım atıyoruz.

Bu yüzden, liselilerin öz sorunları ile ilgilenmek, bir liselinin günlük hayatta yaşadığı her soruna çözüm iradesi olabilmek için, yeni örgütlenme metodunu keşfetmek ilk hedefimiz.

Meslek liselerinde staj sömürüsüne, liseli kadınların ötekileştirilmesine, eğitimin piyasalaştırılmasına, okullarımızdaki militarizme, eğitimde neo-liberal politikalara, eğitim hakkının gaspına, liselerde zorunlu din dersi dayatmasına ve tek tipçi, ezberci, bilimsellikten uzak, köhne eğitim sistemine karşı; eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitimi kendi ellerimizle inşa etmek için kuruluyoruz.

Share on Facebook22Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir