Maraş/Terolar Köyü direnişine dair – Haydar Arıkuşu

Share on Facebook48Tweet about this on Twitter

Nisan ayının ilk günlerinden itibaren Alevilerin içine bir ateş daha düştü. Devlet, bin yıllık katliam ve asimilasyon politikasını bir Alevi yerleşim bölgesinde(ovası) uygulamaya çalışıyor.

Maraş/Pazarcık’ın ova köylerine  “AFAD Mülteci kamp”ının yapılması, yeni bir “ Derin” Alevi politikasıdır.

Hukuk ihlali

AKP hükümeti, yapılacak kampla, her şeyden önce bir hukuk ihlali yapmıştır. Çünkü Terolar köyünün merası, köy halkının ve muhtarının onayı alınmadan “ihaleye verip, satışa” sunulmuştur.

Yapılan uygulama ne, ihale kanununa, ne meralar kanununa uymamaktadır

Yaşam alanı ihlali

Tarolar köyünde yaşanan, aynı zamanda bir yaşam alanı ihlalidir. Kampın yapılacağı alan, 24 köyü kapsayan bir ovanın kuzeydeki başlangıç yeridir. Böylesi güzelim ova, yeni yerleşim ve organize sanayi bölgesi” yapılarak kirletilecektir. Bu ova ki verimli bir tarım arazisi olduğu gibi çeşitli canlıların ve kuşların da uğrak yeridir.

İnanç ihlali

Yürütülen politikanın özü Alevileri asimile etmektir. 30 bin mültecinin yerleştirileceği bu kampla ve beraberindeki sanayi yatırımı, bölgenin İnanç dokusu tamamıyla değişecektir. Bir Alevi yerleşim yeri olan bölgede Alevi inancı baskılanacaktır.  Bölge halkı, yaşananları ikinci bir “Maraş Katliamı” olarak değerlendirmektedir.

24 köyün tümünün nüfusunu toplasan 5 bin civarında insan yaşarken 25-30 bin mülteciyle Pazarcık ovası, kültür şoku içinde inanç ve dil baskılamasıyla karşı karşıya kalacaktır.

Ucuz işgücü sömürü politikasıdır

Kapitalizm de bütün politikalar sömürü kapısına çıkar. Maraş’ta da bu gerçeklik yaşanmaktadır. Bütün dert dava; ucuz işgücü pazarıyla yeni bir organize sanayi inşa etmektir. AKP, olayı bir “yardım”, “ hoşgörü” çerçevesinde propaganda etmekteyse de olayın özünde, sömürü ve rant vardır.

Aleviler mültecilere karşı değil!

Bütün olup biten içinde AKP hükümeti, meseleyi; “mülteci karşıtlığı” şeklinde çarpıtmaktadır.

Bölge halkı mülteciliğe karşı değildir. Mülteciliğin ne olduğunu çok iyi bilirler. Zira mülteciliği bizzat kendileri yaşamaktadırlar. Özellikle Maraş katliamından sonra bölge halkları, bir “ sürgünlük, mültecilik” zulmüyle karşı karşıyadırlar. Nüfusun çoğu yurt dışında mülteci olarak yaşamaktadır.

Maraş Alevileri savaşa karşıdır. AKP, 2011 yılından buyana Suriye’de yürüttüğü aktif savaş politikasıyla, katliamlara, mülteciliğe çanak tutmaktadır. Halklar, savaşa, mülteciliğe mahkûm değildir. Mesele mültecilere “yardım etme, etmeme” meselesi değildir. Asıl sorun; mülteciliği yaratan savaşa karşı olmaktır. Esas mağdur eden savaş politikasıdır.

AKP’nin kapsamlı siyasi mühendisliği

Hükümet yaptığı bu derin ve kapsamlı siyasi mühendisliğine karşı Terolar Köyü’ nde direniş hala devam etmektedir. Kendi içinde, pasiflik, yetersizlik taşısa da Maraş halkı çeşitli eylem ve etkinliklerle direnişte kararlılık gösterilmektedir.

Maraş katliamında bu yana büyük bir sindirme politikası cenderesindeki halk, yavaş yavaş başını kaldırıp direnişi mayalıyor. Bize düşen destek olup direnişi büyütmektir. AKP’ nin Alevileri asimile ve yok etme planını boşa düşürmektir.

04.05.2016

Share on Facebook48Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir