Metalde Mücadele Süreci Başlıyor – İrfan Kaygısız

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter
Metal işkolunda grup toplu sözleşme görüşmeleri başladı. Metal grup sözleşmeleri; sözleşme kapsamında işçinin çokluğu, örgütlülük düzeyi ve niteliği, MESS’in işveren örgütleri içindeki farklı durumu ve sektörün ekonomi içindeki büyüklüğü nedeniyle hep önemli oldu. 2015 yılı yaz aylarında yaşanan “Metal Fırtına” güncel bir mücadele dönemine işaret ederken, “DGM’yi ezdik sıra MESS’de” şiarı da metal işçilerinin tarihsel mücadelesine işaret ediyor.
Metal Sözleşmesi Tüm Sektörleri Etkileyecek
Metal işkolunda SGK’ya kayıtlı yaklaşık 1.5 milyon işçi çalışmaktadır ve MESS ile sürdürülen toplu sözleşme görüşmeleri ise 176 işyerinden 120 bin işçiyi ilgilendirmektedir. Bir anda bu sayıda işçi için yapılan tek sözleşme, MESS’le yapılan grup toplu sözleşmesidir. Bu sözleşme, sektör için sonuç yarattığı kadar, başka sektörler için de sonuç yaratmakta, başka sektörleri de etkilemektedir. Genelde sendikalaşma oranı yüzde 11,9 iken, metalde sendikal örgütlülük oranı bunun üzerinde ve yaklaşık yüzde 18 oranındadır. Metal işçileri görece daha örgütlü bir kesimi oluşturmakta ve sendikalı her 6 kişiden biri metal sektöründe çalışmaktadır.
Ekonominin Lokomotifi
Metal sektörü Türkiye ekonomisinin lokomotifi niteliğindedir. Ekonominin üçte birini metal sektörü oluştururken, İSO tarafından açıklanan 500 büyük sanayi kuruluşu içerinde en büyük ilk 10 şirketin 7’si metal sektöründe faaliyet gösteriyor. 500 şirketten 178’i (% 35,6’sı) metal sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden oluşuyor. İhracatın yüzde 43’ü de metal sektöründen. Küresel üretim zincirleri nedeniyle, bir fabrikada üretimin durması dünyanın birçok ülkesindeki üretimi etkilemektedir. Örneğin, Bursa Bosch’ta üretilen bir parça tüm dünyadaki Mercedes otomobillerinin üretiminde kullanılmakta, dolayısıyla Bursa Bosch’ta olası bir grev tüm dünyada Mercedes üretimini doğrudan etkileyebilmektedir.
Sermaye İşçileri Denetim Altına Almak İstiyor
Bu nedenle, metal işçilerinin denetim altında tutulması, sermaye ve devlet için ayrı bir önem taşımaktadır. Patronlar, metal işçilerini denetleme ve kontrol altında tutmanın aracı olarak Türk Metal’i kullanmaktadır. 1980’den itibaren, metal işçilerinin denetimi MESS destekli Türk Metal eliyle sürmektedir. İşçiler, bu organizasyon eliyle, her türlü esnekliğin uygulandığı en ağır koşullarda çalışmak zorunda kalmaktadır ve en küçük tepki işten atılma ile sonuçlanmaktadır. Sendika içi demokrasinin en göstermelik, biçimsel yanları bile uygulanmamakta, toplu sözleşmeler ise tümüyle işçilerden habersiz imzalanmaktadır.
Geçmişten Bugüne Metal İşçisi Hep Ayakta
Metal işçileri, sermaye, devlet ve işbirlikçi sendikanın baskı ve denetimine karşın dönemsel olarak bu duruma isyan etmekten de geri durmuyorlar. 1998 yılında MESS ile Türk Metal arasında imzalanan toplu sözleşmenin yine satışla bitirilmesine binlerce işçi tepki göstermişti. Bursa’da Renault işçilerinin başlattığı istifa eylemi bir gecede adeta bir yangına dönüşerek, İstanbul, İzmir, Ankara, Gebze, Trakya bölgelerini sarmış, yaklaşık 40 bin işçi T. Metal’den istifa etmişti. Ancak, patronlar işçileri “Ya Türk Metal Sendikası’na üye olursunuz, ya da işten atarız” diye tehdit etmiş ve mücadelede başı çeken işçileri fabrikalardan attırmak suretiyle eylemleri kırmıştı. Radikal gazetesi “Türk Metal Sendikası çöktü” başlıklı haberinde (22 Eylül 1998) şöyle demişti: “ Türk İş’in en büyük sendikalarından Türk Metal, kalesi durumunda bulunan Bursa’daki 17 bin üyenin çoğunu kaybetti. Diğer illerdeki istifalar sürüyor.” Daha küçük boyutlu isyan ise 2012 yılında yaşandı. Eskişehir Arçelik fabrikasında, Autoliv’de, Renault’da, Tofaş’ta, Bolu’daki Arçelik fabrikasında çeşitli eylemler yapılmıştı.
2015 Yılı Dönüm Noktası Oldu
Bu başkaldırılardan en önemlisi 2015 yılı yaz aylarında yaşandı. Pevrül Kavrak’ın “Türk Metal’in tarihine, bir ücret zammı daha altın harflerle yazılmıştır” dediği toplu sözleşmeye binlere işçi isyan bayrağını çekti. Günlerce süren fiili grevler, işyeri işgalleri yaşandı. Ağırlıklı Marmara bölgesi olmak üzere, çok sayıda ile ve 49 işyerine yayılan isyana yaklaşık 60 bin işçi katıldı. 40 bin işçi Türk Metal’den istifa etti. İsyan döneminde sendikal alanda ve sınıf mücadelesinde ilkler yaşandı. İşveren sendikası MESS isyanı bastırmak için ilk defa kendi kasasından işçiye “sus payı” olarak para vermeye başladı. Türk Metal’de aynı şekilde olağanüstü genel kurul yaparak, 4 defada 150’şer TL’lik erzak çeki dağıttı. İsyan dalgası, işten atmalar, baskılar ve yeni toplu sözleşme dönemine yönelik beklentiler yaratılarak geçici olarak bastırıldı.
Baharda Başkaldırı Olabilir
Şimdi yeni bir dönemdeyiz. MESS’le görüşmeler başladı ve henüz idari maddeler görüşülüyor. Önümüzdeki haftalarda parasal maddelerin konuşulması bekleniyor. Yeni bir 2015 süreci ile karşı karşıya kalıp kalmayacağımızı bilmek zor. Toplumsal mücadelelerin ve işçi hareketinin ne zaman patlayacağını öngörmek her zaman mümkün olmuyor. İşçilerin tepkileri bir süreliğine ertelenebilir, bastırılabilir, esaretten kurtuluşları şimdilik geciktirilmiş olabilir. Toplu sözleşme süreci henüz başlamıştır, beklenti içinde olan işçilerin taleplerinin karşılanması kolay olmayacaktır ve bu nedenle de özellikle sözleşmenin imza sürecinde, muhtemelen bahara doğru yeni bir başkaldırı olasılığı söz konusudur.
Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir