MHP’nin “şiddetli” geçimsizliği – Hasan Feramuz

31 Mart seçimlerinin “gizli” galibi MHP, ilan ettiği “zaferin” sarhoşluğuyla gemiyi azıya almış durumda. Geminin eskiliği ve yıpranmışlığı denizin kaotik halinden dolayı yaşanan sarsıntılarla bu sarhoşluk hali birleşince, MHP’nin gözünü karartmasına neden oluyor.

Linç ve tavsiyeler

Bu gözü karalığın altında yatan nedenlerden biri AKP’den alınan il belediye başkanlıkları.  Tefeci-bezirgân kökenli Anadolu sermayesinin desteğini kazanan MHP, bu desteği konsolide etmenin hedefinde. Bunun için de AKP’nin güç yetmezliğinden kaynaklı boşlukta bıraktığı konulara sert girdi yapmaktan çekinmemekte. Bunun en somut örneği ise Çubuk’taki linçte gösterildi.

Her anı çok organize bir şekilde düzenlenen Çubuk’taki linçi hemen sahiplenen Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na ve HDP’ye, asker cenazelerine bir adım bile yaklaşılmaması “tavsiyesinde” bulunmakta da hiç bir beis görmedi. Bu tavsiyeler MHP’nin salt bir sopa olmakla yetinmek istemediğini, sopayı sallayan el ve akıl olmaya hazır ve nazır olduğunu da ilan etti.

Linç ve tavsiyeler, ekonomik krizle birlikte AKP’den yengeç adımlarıyla uzaklaşan Anadolu sermayesinin MHP’ye yanaşmasını sağlıyor. Üstelik MHP’nin bunu HDP ve asker cenazeleri üzerinde uygulayarak meşruiyet ihtiyacını gidermesi de cabası. Dolayısıyla MHP fırsat bulduğunda/yarattığında bu tip “şiddetli” pratikleri sergilemekten çekinmeyecektir.

İstanbul “fırsatı”

Öte yandan küçük şehirlerin el ve akıl olmaya yetmeyeceğinin farkında olan MHP için tekrarlanacak olan İstanbul seçimleri büyük bir fırsat sunuyor. İstanbul kazanıldığı taktirde elde edilecek olan rant şimdiden gözlerini kamaştırmakta. Bu yüzden Anadolu sermayesinin İstanbul’daki uzantılarını “hemşeri harekâtı” ile devreye sokarak gücünü pekiştirip büyüterek rant pastasına konmayı amaçlıyor.

Fakat MHP’nin, Anadolu sermayesini hemşeriler aracılığıyla İstanbul’a taşıdığı gibi, oradaki “şiddet” biçimini İstanbul’a taşıması oldukça zor. Bundan dolayı Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesinde Bahçeli’nin “sakınca bulmaması”, “19 Mayıs gemisinde” verilen görüntü fırsatın kaçmaması “şiddetin” perde arkasından yapılmaya çalışacağına işaret ediyor.

Krizler ve Beka

Bu hesapların, devlet krizinin ve ekonomik krizin şiddetlendiği bir ortamda “rasyonellik” taşıdığı öngörülebilir. Fakat tam da kriz halindeki devletin esas parçalarından biri olan MHP’nin, bizzat nedenlerinden biri olduğu bu krizlerden hem “beka” sorunun çözerek hem de bu “fırsatları” elde ederek çıkma ihtimali düşük.

Bu düşük ihtimal MHP’nin zafer sarhoşluğuna turp sıkmakla birlikte hem AKP hem de halkla olan geçimsizliğini şiddetlendiriyor. Dolayısıyla gemisinin eskiliğini, yıpranmışlığını ve tayfa eksikliğini göz ardı ederek, deniz üzerinde kalabilmenin ve dalgaların güverteye bıraktığı balıkların mutluluğunu yaşayan MHP için, halkın coşkun akan seliyle karşılaşması halinde kurtulma ihtimali pek mümkün gözükmüyor. i

Leave a comment

Your email address will not be published.


*