“Milletçe Alkışlıyoruz” ! – Juliana Gözen

Share on Facebook51Tweet about this on Twitter

Şüphesiz ki ülkeyi bataklığa doğru “istikrarlı” biçimde sürükleyen Erdoğan’ın dokunulmazlık zırhını kaldırma hamlesinin altında hakiki bir adalet arayışı yok. Öyle olmuş olsa, hırsızlık, yolsuzluk, cinayet içinde yüzen AKP’nin vay haline…

Geleceğini başkanlık koltuğuna oturarak garantileyebileceğini iyi bilen Erdoğan’ın yol temizliği, dokunulmazlık hamlesi… Dışarda ve içerde sürekli savaş politikasının parlamentoya düşen payı.

Süreci buradan okuyunca şaşırtmıyor, faşist rejimi inşa etmeye çalışan iktidarın gözünü karartarak parlamentoya darbe vurması. Ve yine şaşırtmıyor, HDP’nin tasfiyesinin devlet politikası olarak kabul görmesi ve parlamentodaki çürümüş rejim hamileri tarafından desteklenmesi.

 

“Cumhuriyet Halk Prangası”

Birçok kesimin -başta Alevilerin- hala umut beslediği (dokunulmazlık oylamasına kadar) “umut sömürücü”, ilkesiz ve politikasız bir parti… Evet, CHP’den bahsediyorum. 2002’den bu yana “devletin bekası ve milletin geleceği adına” AKP’nin ekmeğine yağ sürmüş, zor zamanlarda iktidara koltuk değneği olmuş, sözde ana muhalefet partisinden…

Dokunulmazlık teklifine omuz vererek AKP’nin faşizme doğru yürüyüşüne onay ve destek vermiş oldu CHP.

Nasıl ki Erdoğan AKP’sinin faşist bir rejimi inşa ederken ölçüsüz zorbalığı şaşırtmıyor ise bizi artık, CHP’nin de rejimin çıkmaza girdiği anlarda cankurtaran olması, kokuşmuş sisteme bekçilik etmesi şaşırtmamalı bizi.

Yeni bir rejim tahayyülü olmayan, AKP’nin inşa ettiği rejimi yıkmak bir yana ona tuğla taşıyan, sermaye ve ordudan briffing alan bir partinin tarihsel misyonunu yerine getirişini izledik hep beraber.

Vurgulanması gereken şu ki; sermayenin tüm suni teneffüsüne rağmen dirilip politika üretemeyen CHP, AKP ve ordunun faşist bir rejim inşaasına soyundukları mevcut konjonktürel ittifaka sessizce ve korkakça dahil oldu. Unutmayalım bunu…

CHP’nin intiharı mı?

Rejim krizi, devletin zirvesinde tarihinin en derin seviyesine ulaşmış durumda. Dış politikada duvara toslamanın yaratmış olduğu sersemlik, içerde Kürt hareketi ile başlatılan savaşın çıkmazları, bunun yanında dört bir yanı saran ve sürekli hareket eden toplumsal dinamikler… Devletin oldukça kırılgan yapıya büründüğü tarihsel bir an yaşıyoruz.

Dolayısıyla yapılan tarihsel hataların da muazzam tahribatlar yaratacağını öngörmemiz gerekir. Tıpkı CHP’nin yaşayacağı gibi.

Dokunulmazlıkta AKP’ye destek veren CHP içinde kazanlar kaynamaya başladı. Kılıçdaroğlu’nun buyurgan söylemlerini eleştirenler, partisinin tarihsel bir hata yaptığını dillendiren vekiller CHP içerisinde demokratik dinamiğe işaret ediyor. Tabii bu dinamiğin insiyatif alıp demokratik bir zemine yönelme kapasitesinin olup olmadığını göreceğiz.

Ve daha da önemlisi, CHP’den medet uman Alevilerin ve özgürlük isteyen halkın desteği. CHP’nin devleti kurtarma refleksiyle aldığı tutum sonucu, etki alanındaki demokratik güçlerin ve Alevilerin devrimci-demokratik bir kopuşunun önü açılmış oldu.

Şimdi, bu tarihsel anda, başarılması gereken bu kopuşun bir demokrasi cephesi ile buluşturulmasıdır.

Share on Facebook51Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir