Mısır’daki direnişler yoğunlaşıyor – Evrim Muştu

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Mısır hükümeti, darbe aracılığıyla askeriye tarafından kurulduktan sonra, kendisini iflas halinde olan bir devletin içinde buldu. Devlet krizi yoğunlaşmadan, uluslararası camia -yani körfez ülkeleri ve Amerika (ABD)- bu krizi paraya boğuverdi.

Bu krizi aşmak adına uyguladıkları çözüm stratejisi ise, kemer sıkma politikaları. Uzun vadede devletin mali durumunu düzeltmek için dizayn edilmiş reformlar, Mısır iktisadını ciddi bir şekilde değiştirmekte. Fakat birikim süreci düzene sokulmadan, devlet krizi Damokles’in kılıcı gibi iktidarın başında sallanıp duracaktır.

Halkın sefalete düşmesi

“İlerleme için Şans” başlıklı programın ilk şartı; Mısır Lirası’na dalga kuru yapılmasıydı. Serbest piyasada paranın değeri 50%den fazla düştü, ithal edilen mallar (mesela buğday ve petrol) pahalılaştı. Hükümet bunun üzerine, giderlerini azaltmak için, gıda ve yakıt sübvansiyonlarını kesintiye uğrattı.

Devlet işçilerin maaşlarını (yargı ve polis hariç) düzenli ödemeyince, Mısır toplumunun çoğunluğunu temsil eden alt sınıflar ve kısmen orta sınıflar, yaşamını devam ettirmek derdiyle baş başa kaldı.

İktidarın bu şiddetli hamlelerinin sonucu tabii ki de meşruiyet kaybı oldu. Haliyle farklı cephelerde oluşan birçok direniş boy gösterdi. Buna karşı Mısır devleti muhafazakar bir tutum alıp tehditlerini ve şiddetini daha da arttırdı. Bu direnişler en net şekilde Kahire’nin “Warraq” adasında ve “al-Mahalla al-Kubra” ziraat ve sanayi merkezinde ortaya çıktı.

İşgal girişimi ve sömürü

Hükümet aynı zamanda gelir yaratmak için bir yandan kamusal mallarını satmak, öbür yandan da doğrudan yabancı yatırımlara münasip görülen koşullar yaratmak zorunda.

Şimdiye kadar değerlendirilmemiş, fakat potansiyeli olan her şeyi hesaba katıyor. Yaklaşık 80.000 nüfusu olan Warraq, hükümet ve uluslararası şirketlerin yatırım fantezilerini kışkırtarak, kısmetini belirlemiş.

Nüfusu özellikle yoksul ailelerden, balıkçı ve çiftçilerden oluşuyor. Boş arazi yaratmak için çırpınan devlet bu insanları Polis aracılığıyla iki gün boyunca taciz ederek, evlerini işgal ederek kovmaya çalıştı.

İnsanların yaşam ve mülkiyet hakları ezilirken, çatışmalarda yüzlerce isyancı yaralandı, göz altına alındı, bir kişi de vurularak öldürüldü. Polis bu direnişe hakim olamayınca geri çekildi, fakat geri döneceklerine hiçbir şüphe bırakmadı.

İşçiler sınıfı direniyor

Devletin Al-Kubra’daki tekstil fabrikalarının işçileri ise, her şeyden önce iktisadi bir direniş organize ettiler. Kötüleşen hayat koşulları ve artan sömürüyü protesto eden 25.000 grevci iki hafta boyunca çalışmadı.

Sarı sendikacılardan bağımsız hazırlanan taleplerin bir kısmı; maaşların ve sosyal sigortanın artan fiyatlara uyarlanması ve gıda yardımlarının ödenmesiydi. “Nihayet” işçiler oyalama vaatlerle grevi sonlandırdı fakat talepleri karşılanmazsa tekrardan greve çıkacaklarını belirtti.

Bu cephelerdeki çatışma olasılığı göründüğü gibi yüksek kalacak. Devletin zayıf sandığı Warraq’lılar şimdilik direnmeyi başardılar, fakat başka topraklarda yaşayanlar bunu başaramayabilirler.

İşçilerin direnişi kararlıdır, ama fabrika sınırlarının dışına yansıma potansiyeli şimdiye kadar yükselmedi, siyasi taleplerde bulunulmadı. Direnişler arasında daha derin ittifaklar kurulmadığı süre, devlet saldırılarına devam edecektir.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir