Neden Karşı Lig? – Leyla Toprak

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yaşım 6-7..

Mahallede ilk top koşturuşlarım bu dönemlere rastlar. Mahallede top peşinde koşmalar, mahalle maçları… Sonrasında liseye kadar süren bu kan ter içindeki futbol sevdası ergenlik süreci ile yok oluverir.

Aslında içten içe hala oralardadır bilirim, ama kendimi durdurmam gerektiğini hissederim.

“Futbol erkek sporu”

Neden? Sorularımın cevapları muhtelif olabilir o yaşlarda: Çünkü futbol erkek sporu. Çünkü futbol ataerkil bir spor. Çünkü futbol küfür çağrıştırıyor. Çünkü futbol şiddet içerir. Çünkü futbolda kadına yer yok, çünkü futbol…

Bunlara inanıp inanmamaktan çok bunların beynimize kazınmaya çalışılması diye düşündüm hep dert.

Ama bu bir spor değil miydi? Hem de takım sporu ve en nihayetinde bu bir oyun değil miydi? Ne oldu da bir oyun içimizdeki canavarları dışarı taşırıyordu?

Futbolun erkeklere has bir şey olduğunu/olabileceğini düşünüyorduk, çünkü futbol oynayan, destekleyen, yazan, çizen, konuşan herkes erkekti.

Kadınların içindeki “futbol”

Peki kadınlar neredeydi? Bir kadın futbol sevemez miydi? Kadınlar silikleştikçe arkadaşlarımızda sormadı bu “kız” nerede neden bizle oynamıyor diye?

Çünkü bu erkeklikti, erkek oyunuydu! Sonra değişiklik oldu. Üniversitedeki futbol hayatı, erkeklerin çok olduğu bir teknik üniversitede kadın futbol takımı kurma deneyemi ve oradan da Karşı Lig serüveni…

Nedir bu Karşı Lig derseniz kısa kısa cevaplarla anlatayım…

Kadınların içindeki futboldur, kadın ve erkeğin “çirkinleşmeden” bir arada futbol oynayabilmesinin kanıtıdır.

Karşı Lig birbirine omuz atmak değil, omuz vermektir.

Karşı Lig yenilirken de zevk alabilmektir.

Karşı Lig, takım ruhunun takım dışına da taşmasıdır.

Karşı Lig mücadeledir, koşmak yorulmak ter dökmek ama sonunda hep gülümseyebilmektir.

Karşı Lig Gezi ruhudur. Karşı Lig erkek egemenliğindeki bir alana giren kadın mücadelesidir. Karşı Lig iyi ki vardır.

Nasıl mı gelişti bu süreç?

Bizler kadın olarak varolmaya çalışırken, hele de futbol gibi erkeklerin hüküm sürdüğü bir alana girmek kolay olmadı tabi, sahada en az tek kadın oyuncuyu zorunlu tutarak başladık lige, bazen takımlar onu dahi bulamıyoruz diye yakındılar, ama şimdi neredeyse yedi de üçü/dördü bazı takımlarda daha fazla kadın oyuncu ile oynuyor.

Tabi mücadele sadece sahada şekillenmiyor.

Bir yandan da hayata dair sözlerimizi, saha ile üretim ile birleştirerek çözümlemeye çalışıyoruz.

Karşı Lig’ten Demet Karakaş katledildi

Ama bazen bu bile yetmiyor, yetmedi.

7 Mart sabahı Karşı Lig’de bizimle sahalarda oynayan arkadaşımız Demet kocası tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Ataerkilliğe karşı mücadelede bir adım geri düştük.

Ama Demet için tüm kadınlar için daha çok çalışmamız ve başka bir dünyanın mümkün olacağı tahayyülümüzü gerçekleştirmek için sahalarda da dokunduğumuz insanlara daha çok dokunmamız gerektiğini içimizden bir parça giderek öğrendik.

Nevin “kirpiğiniz yere düşmesin” dedi biz arkadaşımızı tutamadık.

Bunun için eril sisteme karşı yılgınlık değil, üzüntü değil öfke içindeyiz. Ve bu öfkemize tutunarak daha fazla bir arada durmak için mücadeleye devam edeceğiz.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir