Nereden tutsanız elinizde kalan CHP – Emrah Arıkuşu

24 Haziran seçimleri ile hem toplumsal güçler, hem de sermaye ve onun fraksiyonları açısından yeni bir dönem açıldı. 2002 seçimlerine benzer şekilde partilerin battığı, yok olduğu ya da yükseldiği süreçleri yaşayabiliriz.

Hesap hatası

Mevzu bahis CHP bu seçimde yüzde 22,64 oy alarak oy kaybetti. Cumhurbaşkanı olarak gösterilen İnce ise yüzde 30,64 alarak partisinin üzerinde ve son yılların CHP’sinin en yüksek oyunu almış oldu.

CHP, Erdoğan karşıtı muhalefeti matematik hesaplarıyla oluşturmaya çalışmakla hata yaptı. Ulusalcı ve laik eksende duran ve dokunulmazlıkların kaldırılma sürecindeki tavrıyla Kürtlerin de sevebileceği İnce üzerinden hesap yapıldı. Alevilere ise seküler aday diye işaret edildi.

Bunun yanında Millet İttifakı’nın kurulması ve vekil adayları ile sağa göz kırptı. Biraz ondan biraz bundan deyince evdeki hesap çarşıya uymadı.

CHP ve İnce’nin gerçek yüzü*

İnce’nin enerjisi, moral üstünlüğü, hazır cevap oluşu ve Erdoğan karşısında “baş eğmezliği” halkın mitinglere ilgisini arttırdı. Hatta herkes Kılıçdaroğlu’nun pasifliğine alıştığı için İnce’nin çıkışları beklentiyi ve umudu arttırdı.

Herkes seçim gecesi diken üstündeydi. CHP seçimlerin ikinci tura kalacağını vurgulayarak “kazanıyoruz” havası yarattı. İnce, YSK’nın önünde bekleyin çağrısı yaptı. Sonra 3-4 saatlik bir sessizlik ve “kaybettik” mesajları geldi. NATO-TÜSİAD ekseni ve devletin ihtiyaçları neyi gerektiriyorsa onu yaptılar.

İnce, Ecevit olur mu?

İnce’den bağımsız halkçı bir çıkış beklemek tabii ki hata olacaktı. Siyasal bir bağlama oturtulmayan, sadece duygusal zeminde söylem düzeyinde kalan muhalefet karşı tarafta istenilen etkiyi bırakmıyor.

Ya da etki bırakmaması bilinçli olarak isteniyor. Bu haliyle kendini Ecevit’e benzeten İnce, “Toprak işleyenin su kullananın” diyen Ecevit’in yanına bile yaklaşamayacağını gösterdi.

Önlenemeyen çöküş

Şimdi de olağanüstü genel kurul süreci tartışmaları alevlendi. İnce genel başkan olursa CHP düzelecek havası yayılıyor. Ne yapsalar taşlar yerine oturmuyor, çünkü sorun yapısal.

Sosyal demokrasinin dünya ölçeğinde yaşadığı krizi, CHP ülke gerçekliğinde daha da şiddetli yaşıyor. Ekonomik kriz, yoksullaşma, işsizlik, Kürt sorunu, Alevilik, kadın ve çocuk hakları sorunu, ekolojik yıkım ve toplumsal çürüme gibi sorunlara yaklaşım geliştirilmeden çıkış olanaksız.

İlericilik-gericilik bağlamında endüstri, kuantum fiziği/kıraathane/kek tartışmasında Erdoğan yenilmiyor. Elitizm, halkta tepki topluyor. Cumhuriyetin kurucu partisi söylemi tabanda geniş karşılık bulmuyor.

 CHP’nin yenilenmesi ya da kopuşlar

Adalet yürüyüşü ve İnce’nin seçim mitingleri CHP kitlesini hareketli hale getirdi, örgütlerinin pasını kısmen sildi. Tabi bir yandan AKP’nin saldırılarına karşı halkın direniş eksenleri de CHP’li olan halkta direnme potansiyellerini geliştiriyor. Kopuş dinamiğinin daha da öne çıktığını gözlemleyebiliriz. Dolayısıyla İnce üzerinden yenilenecek CHP, bu kitlenin başka mecralara- HDP’ ye ya da sola- akmasını engellemek ihtiyacını karşılamak için olacaktır.

Hâlâ CHP’de siyaset yürüten ve oy veren kitlenin sol-sosyalist potansiyeli göz önüne alındığında doğru müdahaleler sonucunda halkçı demokratik muhalefetin önü açılabilir.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir