Örgütlenmenin kilidi: Şimdi – H.ARIKUŞU

Share on Facebook7Tweet about this on Twitter

 

 

Örgütlenme, plan-hedef- Sonuç diyalektiğiyle yürür.

Plan, hedefin varsa şekillenir, hedef planla somutlaşır. Plan ve hedef yoğunlaşmasından sonuç, doğar. Devrimci kadro, sonuç almak, başarmak için eyleme geçer. Sonuç alınmamış bir plan, devrimci militanı ve örgütü, güçsüzleştirir.

Planın sonuçlanmasının kilidi; şimdidedir. Şimdide yoğunlaşmaktır.  Şimdi “zamanlama”dır, “tempo ”dur, “an” dır.

Şimdi, gerçekleşme zamanıdır, oluşma zamanıdır. Zamanı kaçıran, oluşturamaz ve gerçekleştiremez.

Her şey zamanda ve mekânda

Lenin; Felsefe Defterlerinde; “Her şey zamanda ve mekânda vardır” der.

İşte; planlarımızda şimdinin içinde, doğru zamanlamanın içinde gerçekleşerek, varlık kazanır.

Planlamayı, örgütlenmenin kurulu mekanizması olarak tarif etmiştik. Hedefe ulaşmak için; yoğunlaşmanın, hedefe ulaşma yoğunlaşmasında itici güç olan başarma isteğinin, mekanizmasıdır planlı çalışmak.

Ertelemek, planlı çalışmanın çürüğü ise “şimdi” bilinci ve duygusu, onun, can suyudur. Her şey kendiliğinden var ise o varlıklar içinde bir de “şimdi” vardır. Şimdi, her şeyin, kavşak ve dönüşüm noktasındadır.

Şimdi örgütlenmenin şafağıdır. Tan yerinde, “ha doğdu doğacak” geriliminde boşalan sevinçtir. Karanlıktaki aydınlık olasılığının çiçeklenişidir.

“Şimdi ”de anlam kazanmak!

“Taş yerinde ağırdır” derler. İşte, hedef te zamanında varılmışsa değerlidir. Zamanında ulaşılmışsa hedefe bir anlamı vardır.

Hayat akıp gider. Sistem seni her taraftan kuşatmıştır. Ve sen devrimci mücadelenle, o ortam içinde özgürlük alanları, değerleri yaratmaya çalışıyorsan şimdi duygusu ve bilinci can yoldaşın olmalıdır. Yoksa sistem burada kazandığını, oraya varmadan önüne çıkıp elinden alır. Sokakta kazandığını eve gidene kadar kaybedersin.

Şair, Walt Whitman söylemiş işte:

“Henüz vakit varken tomurcukları topla,

Zaman hala uçup gidiyor.

Ve bugün gülümseyen bu çiçek,

Yarın ölüyor olabilir…”

Neden önemli?

Kapitalist sömürü düzeninde sermayenin çarkı sürekli işler. Ona gösterilen karşı bir irade olmadıkça sistem kendini üretir, büyütür. Sistemi aşacak devrim ufku yoksa eğer, bireylerin, örgütlerin, hareketlerin gücü cılızlaşarak çürür. Sistem kendine gelen bu cılız darbelerden güç kazanır. Çünkü onu “ öldürmeyen her şey” ona güç verir.

Sınıflar savaşı tarihi göstermiştir ki egemen güçleri en çok besleyen iki şey; devrimci güçlerin güçsüz ve zamansız vuruşları olmuştur. Bu içindir ki; güçlü ve zamanında davranmak devrimci kadronun en büyük iradi duruşu olmalıdır.

Sonuç olarak;

Plan, devrimcinin soğukkanlıca, günü ve tarihseli örgütlemesidir. Devrimi isteme, iktidar olma geriliminin, pratikleşmesidir.

Ve bu pratik içindeyken, sonra değil şimdi, gelecekte değil “ şu anda” diyebilmektir.

Yakın zamanda kaybettiğimiz, Şair Sennur Sezer diyor ya:

Ve gül kokarmış ortalık: Sonra sevdanın

Ulaşamadığı kuytularda,

Karasevda olmuş her tanışıklık

İşte bizimde, “karasevda olmasın diye” devrim ufkumuz, şimdinin içinde var olmalı örgütlenme planlarımız.

 

Share on Facebook7Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir