Referandum hesapları Kürt halkına uyacak mı? – Hasan Feramuz

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

 Yıllardır gündemden düşmeyen Kürdistan’ın bağımsızlığının oylanacağı referandum 25 Eylül’de gerçekleştirilecek. Gözler referandumdan çok, sonrasında olacaklara çevrilmiş durumda.

İçerisi referandum sonrasına bakıyor

Parlamentonun ikinci büyük gücü Goran Hareketi bir yandan referandumun ertelenmesini isterken diğer yandan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile görüşmelere de devam ediyor. Goran, halkın hayati sorunlarını gündeme getirerek diğer yandan referanduma doğrudan karşı çıkmayarak inisiyatifi 25 Eylül sonrasında KDP/Barzani’ye kaptırmayarak iktidara doğru yürüyüşünü hızlandırmayı amaçlıyor.

Üçüncü büyük güç Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ise (KYB’li Necmettin Kerim’in valiliğini yürüttüğü Kerkük’ün il meclisinin referanduma katılma kararı almasının da gösterdiği gibi) referandum fırsatından yararlanıp Süleymaniye’nin yanına Kerkük’ü de katarak iktidarını büyütmek istiyor.

KDP/Barzani ise referandumdan çıkacak “Evet”in getireceği meyvelere konsantre. KDP/Barzani referandumdan alacağı güç ve meşruiyetle parlamentoyu açıp iktidarını ve Barzani’nin başkanlığını kazanmayı hedefliyor.

PKK’ye yakın olan Kürdistan Özgür Toplum Hareketi (KÖTH) ise bağımsızlık referandumunun Kürt halkının meşru hakkı olduğunu ifade etmekle birlikte, Barzani’nin siyasi mutabakatın oluşmadığı bir referandumla fiili iktidarını uzatmak istediğini ve referandumun halkın sorunları çözmek bir yana daha da arttıracağını belirterek Hayır için çalışacaklarını açıkladı.

Dışarısı temkinli ve fırsatçı

Türkiye, klasikleşen resmi açıklamalar bir yana bırakılırsa, bu sürecin bölgedeki tek müttefiki Barzani’yi güçlendireceğini görerek perde arkasından desteğini sunuyor. Öyle ki Türkiye ile Irak Kürdistanı arasındaki ticaret hacmi 2016’nın ilk 6 ayında 4 milyar dolarken, 2017’nin ilk 6 ayında 5 milyar dolara yükseldi.

İran resmi açıklamalarının yanı sıra Genelkurmay Başkanı’nı Ankara’ya gönderdi ve Goran ve KYB ile ilişkisini geliştirmeye yöneldi. Böylece İran Barzani’nin etrafını sararak bağımsızlığın önünü almaya çalışıyor.

ABD ise Irak’ın birliğinden yana olduğunu belirterek, referandumun ertelenmesi istedi. Öte yandan Barzani, Erbil’de kendisini ziyaret eden Savunma Bakanı James Mattis’in referanduma karşı olmadığını söyledi. ABD bu ikili tavrıyla Barzani’nin konumunu korumasına yardımcı olmakla birlikte, İran’ın Irak’ta artan nüfuzunu engellemek için ülkedeki etkisini kaybetmemeye çalışıyor.

Rusya ise bu durumun Irak’ın “iç sorunu” olduğunu belirtip iki tarafı da ötelemeyerek Ortadoğu’ya yavaş ama güçlü şekilde  yerleşme stratejisi doğrultusunda ilerliyor.

Referanduma açık destek veren tek ülke ise İsrail. Barzani’yle olan “ticari ilişkileri” ve “bağımsız” Kürdistan’ın bölgedeki güvenilir ve stratejik dost olabilme ihtimali, İsrail’i referandumu desteklemeye itiyor.

Bütün bunlarla birlikte Irak Kürdistanı’nda büyüyen yolsuzluk, derinleşen yoksulluk, elektrik kesintileri ve memurların maaşlarının ödenememesi gibi yaşamsal sorunlar dayanılamayacak noktada. Bu yüzden Kürt halkının insanca yaşam mücadelesi, yüzyıllardır mücadele ettiği  bağımsızlık mücadelesiyle beraber ilerliyor. Dolayısıyla her halk kadar kendi kaderini belirleme hakkına sahip olan Kürt halkının “yaşam” mücadelesi, bağımsızlığa giden sürecin gidişatını da belirleyecek en önemli etken olacaktır.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir