Rojava ile Başur arasındaki “hendek” –Tomris Keskin

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Ortadoğu’da kıran kırana süren paylaşım savaşının yarattığı yeni dengeler ve ittifaklar içerisinde ayakta kalan ama bir yandan da alanını ve etkisini bölge çapında yayarak büyüten bir güç Kürt Özgürlük Hareketi.

Dört parçalı Kürdistan’da Kürtlerin özgürce yaşaması için yürütülen mücadele şimdiye kadar hiç olmadığı kadar güçlenmiş ve inisiyatif kazanmış bir noktadadır.

Güney Kürdistan’da yürütülen mücadele KÖH’ün bölgede bulunduğu güçler dengesindeki konum itibariyle oldukça kritik bir yerde durmaktadır.

Kürt Özgürlük Hareketi açısından Güney Kürdistan’da mücadele ise sadece bölgede paylaşım savaşında yer alan güçlere karşı değil, aynı zamanda dört parçalı Kürdistan’ın birliğine engel olan işbirlikçi güçlere  karşı da sürdürülüyor.

Başur’da kriz derinleşiyor

Kürdistan Bölge Başkanlığı üzerinde yoğunlaşan tartışmalarla birlikte Güney Kürdistan’da ekonomik, siyasi ve toplumsal kriz gittikçe derinleşiyor. KDP/Barzani’nin anayasayı ihlal ederek Güney Kürdistan’da “mutlak iktidar” olma çabaları varolan krizleri sarsıcı bir noktaya getiriyor.

Bu krizler sarmalı içerisinde TC’nin Ortadoğu’da yürüttüğü, KÖH’ün yayılımını engelleme ve tasfiye politikalarının koltuk değneği hatta kimi zaman doğrudan temsilcisi olan KDP/Barzani KCK’nin ulusal kongre çağrılarını da doğrudan engelliyor.

Rojava Devrimi’ni boğmak için KDP’nin sınıra açtırdığı devasa hendekler hafızalarda hala ya da daha yakın tarihten, TC’nin Kürtleri tasfiye etmek için Cerablus’a girdiği gün KDP’nin de ABD, Rusya ve Suriye ile Ankara’da olması herhalde sıradan bir tesadüf olmasa gerek. Şengal üzerinden KÖH’e yönelik dışlayıcı propagandanın yapılması da…

TC-KDP İlişkisi

Ortadoğu politikasının Kürtleri tasfiye etmek üzerine kurulu olduğu TC/Erdoğan KDP/Barzani üzerinden açılmış olan bu yarığa oynuyor, o yarığı daha fazla açmaya uğraşıyor. Ekonomik olarak kaleyi içten fethederek önce kendine bağlamaya çalışan TC, bununla da yetinmeyip KÖH’ün bölgede kazanmış olduğu gücü zayıflatmaya uğraşıyor.

Suriye’de bulunan Barzani ve MİT güdümünde olan ENKS’yi Astana görüşmelerine katması esasen YPG ve QSD’yi süreçten dışlamak ve alternatif üretmek. Amaç Suriye’de de, Rojava’da da, Irak’takinin benzeri KDP’ler yaratarak KÖH’ü tasfiye etmek ve kişiliksizleştirmek.

Şengal’in katliamcı çetelerin elinden kurtarılmasında büyük rol oynayarak Başur’a güçlü ve kalıcı bir giriş yapan KÖH, Şengal’in kontrolünü doğrudan Ezidi savaşçıların oluşturduğu YBŞ’ye bıraktı. Bölgedeki halkların özne olduğu, onlarla yan yana olarak ilerleyen KÖH, Güney Kürdistan’ta da bunu hayata geçirmeye çalışıyor.

Bir yandan Kürt ulusal birliği konferansını Barzani’nin engellerine rağmen tüm kapsayıcılığı ile toplamaya çalışırken, bir yandan da küresel ve bölgesel güçlerle işbirlikçi tutuma karşı halkların özne olduğu örgütlenme çalışmasını sürdürüyor KÖH.

Ortadoğu’da emperyalist güçler tarafından yeniden yeniden üretilen kaos içerisinde KÖH açısından her parçanın geleceği diğer parçanın geleceğine bağlı. Çünkü dengeler kırılgan ve oldukça kaygan.

Share on Facebook0Tweet about this on Twitter

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir